Huzur uygulaması yapıldı
Huzur uygulaması yapıldı
Burdur'da, Elazığ için yardım kampanyası
Burdur'da, Elazığ için yardım kampanyası
Manisa'da sarsıntılar devam ediyor, halk evlerine girmiyor
Manisa'da sarsıntılar devam ediyor, halk evlerine girmiyor
Çin’de ortaya çıkan virüs Fransa’ya da sıçradı
Çin’de ortaya çıkan virüs Fransa’ya da sıçradı
8 Ekim 2018 Pazartesi - 13:12

Alman Büyükelçi Erdmann; Türkiye ile taban tabana zıt olduğumuz konu...

Dursun Gündoğdu yazdı...

Alman Büyükelçi Erdmann; Türkiye ile taban tabana zıt olduğumuz konu...
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Google+'da Paylaş Haberi Yazdır Arkadaşına Gönder Metni küçült Metni büyüt

Washington Post Muhabiri Cemal Kaşıkcı'nın Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'na girdiği ve çıkamadığı haberinin ajanslara düştüğü gün, benim de aralarında olduğum 22 gazeteci, elini kolunu sallayarak Almanya’nın Ankara Büyükelçiliği’ni geziyordu.

Suudiler elçiliğin kapısını kapatırken, Almanlar ardına kadar açmıştı o gün…

Ve, Almanlar o güne şu ismi vermişlerdi; ‘AÇIK KAPI GÜNÜ’

Tabi bu isim günler önceden belliydi…

Suudiler’e nispet olsun diye konulmamıştı kuşkusuz…

Fakat o gün bana tesadüfün bu kadarı dedirtti…

Türkiye’nin 7 bölgesinden 22 gazeteciyi, ‘Açık kapı’ adını verdikleri ve elçilik tarihinde ilk kez düzenlenen bir etkinliğe davet etmişti büyükelçilik…

Bu davetli basın kuruluşlarından biri Gün Haber ve yazarı olarak da bendim…

‘Alman usulü’ lafını bilirsiniz…

Almanlar bir bara, kafeye, restorana gittiklerinde hesabı bölüşürler… Bizde ise, ‘Yok ben ödeyeyim’kavgası vardır. Bazen hakikaten kavgaya dönüşüp kan aktığı bile olmuştur.

İşte bu Alman usulü, bizde biraz cimrilik diye algılanır.

‘Hadi hesabı Alman usulü ödeyelim’ dediğinizde, ‘Amma cimrisin’ derler…

O nedenle davet geldiğinde, ‘Eyvah’ dedim.

Ama beni yanılttılar.

Havalimanı transferleri tam bir profesyonel ekibe verilmişti…

5 yıldızlı bir otelde 3 gün misafir ettiler…

Büyükelçilikteki öğle yemeği de muhteşemdi…

Ve, son gün büyükelçilik bahçesinde verilen, 28’nci ‘Milli Gün’ resepsiyonunda ise yok yoktu…

Davetliler üşümesin diye dağıtılan şallar en kalitelisindendi…

Biralar Almanya’dan özel olarak getirtilmişti…

Kıssadan hisse; dolu dolu bir üç gün yaşadık…

İlk gün Büyükelçi Martin Erdmann ile buluştuk.

2 metreye yaklaşan boyu, iri yapılı haliyle hakikaten bir tam ‘Büyük’ elçiydi…

Bunu kendisine de söyledim, çok güldü…

Erdmann, elçilikte 22 gazeteciyle buluşmasında kısa bir konuşma yaptıktan sonra sorulara geçti.

Bizim gazeteci milleti, son yıllarda soru sormaya o kadar susamış ki, makineli tüfek gibi sıraladılar sorularını…

Hem de sansürsüz ve ağırdı sorular…

Misal bir gazeteci arkadaş hızını alamadı, “Siz Türkiye’de basın özgürlüğü yok diyorsunuz ama aslında Almanya’da yok” dedi büyükelçiye…

Basın özgürlüğü konusunda büyükelçinin Türkiye’yi eleştirmesine kızmıştı herhalde bu gazeteci arkadaş…

Savunma Ateşesi Albay Tismer

Bir diğer gazeteci, sorusuna istediği cevabı alamayınca, Savunma Ataşesi Hv. Kurmay Albay Tismer’e biraz da sitemkar şekilde, “Siz askerliği bırakın siyasete soyunun… Çok iyi yaparsınız” dedi…

O da güldü…

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ

Almanya Büyükelçisi Erdmann ile sohbetimiz, gazetecilerin kendilerini tanıtmalarıyla başladı. Ben de kendimi tanıtıp Antalya’dan geldiğimi söyleyince, “Antalya’yı Antalya’ya hiç gitmeyen Almanlar bile biliyor” dedi Büyükelçi Erdmann

Erdmann neler dedi, önce özet halinde onları yazayım;

“Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı sayın Erdoğan’ın Almanya seyahatindeki tüm görüşmelerde basın ve ifade özgürlüğü her daim önemli rol oynadı. Eşim ve ben de bu seyahate refakat ettik. Eşim, hanımefendi Emine Erdoğan’a refakat etti. Ben de tüm resmi görüşmelere katıldım.”

“Burada iki ülkenin ayrıldığı iki görüş var. Fikir ve basın özgürlüğü konusu… Bu konuda ortak bir paydada buluşmak da mümkün görünmüyor. Araştırmacı gazetecilik nereye kadar araştırmacı gazetecilik ve nereye kadar devlet sırlarını ifşa etme aşamasına geçilmiş oluyor. Bu konuda iki ülkenin görüşe neredeyse taban tabana zıt. Ve, çok da birleşecek gibi görünmüyor. Aslında bu konuyla ilgili bir çatışma söz konusu…”

SİYASİ SİNYAL VERMEK İSTİYORUZ

“Fransız mevkidaşım ile birlikte 5-6 Kasım’da Diyarbakır ve Mardin’e gideceğiz. Bizler, bir siyasi sinyal de vermek istiyoruz. Yabancı temsilciler olarak Türkiye’nin Güneydoğusu ile yakından ilgilendiğimiz mesajı vermek istiyoruz.”

ÖZGÜR BASINA SAHİP OLMAYAN BİR TOPLUM ÇÜRÜMEYE MAHKUMDUR

“Ben 4 yıl Almanya Dışişleri Bakanlığı’nın basın sözcülüğünü yaptım. Bu 4 yılda ben de bir çok haberciye öfke duydum. Çünkü, yayınladıkları haberlerle benim hayatımı çok zora soktular. Aslında medya, habercilik yaptıkları işin doğası gereği rahatsız edici mesleklerdir. Gazeteciler hep soru sorarlar. O kadar zor sorular soruyorlar ki, bazen doğru cevabı vermek mümkün olmuyor. Bu rahatsız edici olsa da, görev yaptığım süre içerisinde şu kanıya vardım; Özgür basına sahip olmayan bir toplum çürümeye mahkumdur. Kendi içinde boğulmaya başlar. Eğer bir toplum üretken olmak istiyorsa, zamanla birlikte yürümek istiyorsa fikirlerin rekabetine ihtiyaç duyar. Her başarılı toplumun olmazsa olması özgür bir basındır. Son 15 yıla bakarsak, Türkiye siyasi ve ekonomik açıdan çok da başarılar ortaya koydu.  Ve, G- 20 ülkelerine dahil olmayı başardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘10 yıl içerisinde dünyadaki en başarılı 10 toplum içerisinde yer almak istiyoruz’ diyor… Benim buna bakış açım şu olur; özgür basın yoksa bunu başarman mümkün değil… Çünkü özgür basın yaratıcı toplum getirir. Özgür basın nefes almamız için ihtiyaç duyduğumuz bir havadır aslında… Dolayısıyla özgür basın olmadan bu başarıların elde edileceğini düşünmüyorum.”

Bu cevaplardan anladığımız kadarıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya gezisine damgasını vuran konu; basın ve fikir özgürlüğü olmuş… Ve, bu görüşmelerde basın özgürlüğü konusunda iki ülke görüş birliğine varamamışlar. Büyükelçinin, ‘Bu konuda aramızda çatışma var’ demesi işin ulaştığı boyutu da gösteriyor.

BİRAZ NEŞELENDİK

Bu önemli ama sıkıcı konulara biraz ara verip yemeğe geçtik. Yemekte bize büyükelçinin eşi Marion Erdmann eşlik etti.

Bayan Erdmann müthiş bir türkü tutkunu…

Aşık Veysel özel ilgi alanı… Sivaslı ozanın sadece türkülerini değil, özel hayatını da biliyor.

Veysel’in aşığına kaçan karısı Esma’nın çorabına ‘Yollarda perişan olmasın’ diye koyduğu para hikayesini anlatıyor.

Saz çaldığını da öğreniyoruz. Evinde kendine özel bir sazı varmış… Türk kültürü ile yakından ilgili…

Türkçeyi de bizim bazı Türkler’den daha iyi biliyor…

Birlikte Aşık Veysel’den türküler mırıldandık...

Ben, Mihriban parçasının ilk dörtlüğünü okuyunca şaşırdı; ‘Lambada titreyen alev üşüyor’ sözlerine takıldı.

Yanıma geldi, cep telefonunu çıkardı, internetten bu sözleri bulmamı istedi.

Bulduk ve ilk dörtlüğü beraber okuduk;

“Yâr' deyince, kalem elden düşüyor 
Gözlerim görmüyor, aklım şaşıyor 
Lâmbada titreyen alev üşüyor 
Aşk, kağıda yazılmıyor Mihriban.”

O kadar hoşuna gitti ki, bayan Marion Erdmann bu parçayı hemen repertuarına aldı.

İstiklal Marşı’nı eksiksiz ezbere söylediğini de öğrendim.

Helal olsun, ne diyeyim…

TÜRKİYE’DE 50 TUTUKLU ALMAN VAR

Öğleden sonra Hukuk ve Konsolosluk Dairesi Başkanı Ulrich Meier Tesch’in sunumu ile büyükelçiliğin hukuki işlere nasıl çözüm bulduğunu öğrendik.

Türkiye’de 50 civarında Alman vatandaşı tutukluymuş. Bunlardan 12 kadarı ise terör ve benzeri suçlardan cezaevlerindeymiş...

Tesch‘Bunlar hangi terör suçlarından tutuklu’ sorusuna ise şu cevabı veriyor:

“Sizin FETÖ terör örgütü dediğiniz bizim ise Gülen hareketi olarak tanımladığımız suçtan yatan da var, DHKP-C’de var, PKK’da var, IŞİD’de var…”

Tesch’in “Gülen hareketi” sözü üzerine bir gazeteci, “Neden terör örgütü demiyorsunuz?” sorusunu yöneltiyor.

İşte, Tesch’in o soruya cevabı:

“Avrupa Birliği’nin kararları var. Örneğin PKK’nın terör örgütü olduğu AB kararıdır. Bunun bir anlamda siyasi ve yönetsel bir karar olduğu söylenebilir. Ama bunun dışındakiler, sizdeki gibi üst mahkemenin diğer mahkemeleri de bağlayan içtihatlardır. Üst mahkeme terör örgütü diye karar verir ve diğer mahkemelerin de buna uyması gerekir. Bizde terör örgütü kriteri diye bir liste yok. Hangi kriterleri yerine getiren terör örgütüdür diye bir liste bizim ceza hukuk sistemimizde yok.”

VİZE BÖLÜMÜNÜ GEZDİK

Vize Bölüm Başkanı Fürstenau ile günde 300 vizenin verildiği büroları gezdik. Hiçbir sorumuzu geri çevirmedi. Başvurular nasıl alınıyor, kimler hangi süzgeçten geçiriyor, tümünü öğrendik.

Ve ardından Ekonomi Bölümü Başkanı Sielemann’ın ilginç sunumu ile karşılaştık. Türkiye ile Almanya arasında sebze ve et tüketimi konusunda verdiği istatistiki bilgiler çok çarpıcıydı...

Son gün Alman Kültür Merkezi’nde 2 saatlik bir programa katıldık. Goethe Enstitüsü Müdür Yardımcısı Dr. Kramer ve arkadaşlarının sayesinde enstitünün hem dünyada, hem de ülkemizde neler yaptığını öğrendik. Biz gazetecilere yarım saat içinde, ismimizi, nereden geldiğimizi, nerede olduğumuzu Almanca nasıl söyleriz öğrettiler ve bir de mini sınav yaptılar. Tabi hepimiz başarıyla geçtik…

3 günlük bu elçilik gezi programında, başta bizimle yakından ilgilenen basın bürosundan Ute Maria Eke ve tüm elçilik çalışanlarına teşekkür ediyorum.

 
Subaşı’dan 6 ‘Yol’ sorusu…
 
Olay Muratpaşa Mahallesi'ndeki bir ortaokulda...
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Subaşı’dan 6 ‘Yol’ sorusu…
İYİ Parti Antalya Milletvekili Hasan Subaşı, Antalya bölgesinde bitirilemeyen ...
Mevlüt Yeni AGC'de güven tazeledi
Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) bu yıl Demokrasi ve Birlik teması ile ...
Antalya'da 13 yaşındaki çocuk cezaevine gönderildi
ANTALYA'da, sürekli annesiyle tartıştığı iddiasıyla babası Murat U.'yu ...
 
Çarptı, 20 metre sürükledi
ANTALYA'da, iki çocuğunu okuldan almak için evden çıkan Mesude Açan (41), ...
Havalimanı güvenlik görevlisi kazada öldü
ANTALYA'da kontrolden çıkan otomobilin takla atıp bariyerlere çarptığı ...
Antalya'da akılalmaz olay! 8 saat sonra balıkçılar farketti
ANTALYA'da, iki arkadaşıyla dün gece Konyaaltı sahilinde alkol aldıktan ...
 
Serik Sanayi Sitesi'nde yangın
ANTALYA Serik Sanayi Sitesi'nde hurdacıda çıkan yangın madde hasara neden oldu.
Belediye başkanından pazarcıya 'fiyat' fırçası
GAZİANTEP'te, pazar denetimine çıkan Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet ...
Vücudunda 600 saçmayla yaşıyor
ANTALYA'da bir eğlence merkezine pompalı tüfekle açılan ateşte yaralanan ...
 
Dursun Gündoğdu
Ankara'ya gönderilen o mektup
YAZARLAR
Serpil Nur Abiral
Serpil Nur Abiral
Geçmiş olsun Elazığ, Malatya, Adıyaman…
Nesrin Mater
Nesrin Mater
Yeni yılda hoşgörü merhamet ve sevgiyle...
İsa Altun
İsa Altun
Televizyon çocukların gelişimini olumsuz etkiliyor
Mesut Gürkan
Mesut Gürkan
Buluşma Ekici’de
Duran Canatan
Duran Canatan
Eşitlik Projesi
K. Kemal Derin
K. Kemal Derin
TİARTİ
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA GÜN HABER
ASTROLOJİ
Koç
 
21 Mart - 20 Nisan
Koç burçlarının 2020 yılında en iyi şekilde yerine getirmesi gereken hedefi kariyeri. 2018'den beri Satürn 10. evde ...
 
Ana Sayfa Türkiye Antalya BURDUR ISPARTA Siyaset Turizm KAMPÜS Sağlık Ekonomi Spor
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva