Doğu Anadolu’nun yöresel ürünleri YÖREX’te
Doğu Anadolu’nun yöresel ürünleri YÖREX’te
Demreliler kan verdi
Demreliler kan verdi
Kemer'de uyuşturucu operasyonu
Kemer'de uyuşturucu operasyonu
Türk- Alman Dostluk Futbol Turnuvası başladı
Türk- Alman Dostluk Futbol Turnuvası başladı

Dursun Gündoğdu

Antalya'da bir kolejde 'Amin Alayı'
21 Eylül 2019 Cumartesi

Antalya’da bir kolejimiz var, tam maşallahlık yani…

Geçen yıllarda dikkatimi çekmişti verdiği muhteşem eğitim !..

Bu yıl gördüm ki, katlanarak gidiyor…

Laik devlet düzeninin olduğu bir ülkede, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan izinli, onun kontrolündeki bir okulda, sınıf öğretmenleri öğrencileri tek tek yanına çağırıyor ve ilk ders şöyle başlıyor:

Öğretmen:  Ben sınıf öğretmenim… Şimdi hep birlikte besmele çekeceğiz. Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm.

Öğrenci: Bismillahirrahmanirrahim

Öğretmen: Kovulmuş şeytanın şerrinden…

Öğrenci: Kovulmuş şeytanın şerrinden…

Öğretmen: Allah’a sığınırım

Öğrenci: Allah’a sığınırım

Öğretmen: Rahman ve rahim Allah’ın adıyla…

Öğrenci: Rahman ve rahim Allah’ın adıyla…

Öğretmen: Şimdi sana Arapça ilk harfi göstereceğim. Bu ‘Elif’… Bunun gibi dimdik dur. Bugünlük dersin bu kadar… Bunu unutma…

Öğrenci: Unutmam… Dururum…

Öğrenci dediğim de, anasının poposuna sardığı bezden yeni kurtulmuş çocuklar…

Daha beyinleri bıngıl, bıngıl…

Ne verirsen onu alıyorlar…

Ama bu okulun öğretmenleri ne yapıyor?..

A’yı B’yi öğretmeden Arapça’nın ilk harfini dayıyorlar çocuklara...

Osmanlı döneminde, hocaları çocuklara, ilk ders günü ‘Elif’ harfini gösterdikten sonra, "Bugünlük dersin bu kadar, unutursan kulaklarını çekerim" dermiş.

Bu kafadaki okullar için Osmanlı’dan bugün değişen sadece, ‘Kulaklarını çekme’ tehdidinin cümleden çıkarılmış olması…

Hepsi o kadar…

Beyler, bayanlar…

Bakın, bizim başöğretmenimiz Atatürk… Biz alfabe denilince O’nun kara tahtanın başına geçip yazdığı A’yı, B’yi biliriz…

Onların başöğretmenleri kim, çok merak ediyorum…

Geçtiğimiz hafta okullar açıldığında, bu kolejin internet sitesine girdim. Laiklik bu sene uğramış mı diye…

Bu yıl da ‘Amin Alayı’ ile tam gaz gidiyorlar…

İl müftümüz de maşallah koştura koştura gidip, bir de o ‘Amin’ demiş...

Atatürk’ün kurduğu Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kurumu Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Antalya Müftülüğü’nün en tepesindeki isim yani…

Amin Alayı, dini vecibeleri içeren bir Osmanlı geleneği…

O dönemlerde bazı veliler, okullar açılsa bile çocuklarını okula göndermezler kandil gününü beklerlermiş…

Yani, yakın tarihte kandil yoksa çocuk evde kös kös otururmuş…

Kandil günü geldi diye hemen okula gitmek de mümkün değilmiş… Türbeler ziyaret edilir, çocuk süslenmiş ata bindirilir, dualar eşliğinde gönderilmiş okula…

Buna da Amin Alayı derlermiş…

Yıl 2019…

Cumhuriyetin 100’ncü yılına şurada kalmış 4 yıl…

Biz neredeyiz hala…

Ve, bu okul turizmin başkenti, Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı Antalya’da…

 

***                    ***                   ***  

BİR DİKTATÖR DAHA ÖLDÜ

Tunus'un 83 yaşındaki devrik Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin Bin Ali, önceki gün yaşamını yitirdi.

Bin Ali, devrimin yapıldığı 14 Ocak 2011'e kadar 23 yıl ülkeyi dikta rejimi ile yönetmişti. Sonrası malum… Diktatör, bir gece ailesiyle ülkesinden kaçtı.

Bunu niye yazıyorum?..

1989 yılında rahmetli Turgut Özal ile gitmiştim Tunus’a…

Özal o zaman başbakandı… Bin Ali’de Cumhurbaşkanı sıfatıyla Tunus’un diktatörü…

Benden başka o gezide gazeteci olarak, Uğur Dündar, Fehmi Koru, Güneri Civaoğlu da vardı… Bizim gazeteci tabiriyle, ‘Kıyak’ gezilerden biriydi… Öyle fazla koşturmacası olmayan, kafa dinlemek için gidilecek türdendi…

Ben o tarihte 29-30’lu yaşlardaydım…

Haber için koşturan bir durumdaydım…

Benim için pek kıyak gezi değildi yani…

Bizim üstadlar deniz kenarındaki otelde kokteyllerini yudumlayıp köşe yazılarını yazarken, Özal’ın, Bin Ali ile görüşme saati gelmişti. Otelden dışarı çıktım… Gazetecileri götürecek araçlar bekliyordu. Ama, benden başka gazeteci yoktu…

Geçtim en öndeki arabanın içine oturdum.

Çok geçmeden Özal geldi, aracına bindi ve konvoy hareket etti.

Basından bir tek izleyen ben vardım.

Cumhurbaşkanlığına geldik. Saray, Osmanlı döneminde yapılmış, görkemli bir yapıydı.

Zaten Tunus, uzun süre Osmanlı yönetiminde kalmış, ülkeyi ‘Dayı’lar yönetmiş.

Neyse, sarayın önünde indim… Çok basamaklı bir yapı olarak hafızamda kalmış…

Merdivenleri çıkarken yorulmuş, sonra sarayın muhafızları tarafından ‘Görüşmeye gazeteci almıyoruz’ denilince de o basamakları zar zor inmiştim.

Özal saraya girdikten 3-5 dakika sonra bir hışımla dışarı çıktı, cüssesinden beklenmeyen hızla indi merdivenleri…

Şaşırdım…

Özal’ın heyetinden birine sordum; ‘Ne oldu?.. Ne çabuk bitti görüşme?’ diye…

Cevap şoke ediciydi;

“Ne görüşmesi… Kaddafi çağırmış, Bin Ali de sabah Libya’ya gitmiş… Bize bilgi bile verilmedi.”

Bu kelimenin tam anlamıyla diplomatik bir skandaldı…

Ve, orada benden başka gazeteci de yoktu…

Otele gittim… Haberi yazıp gazeteme geçtim…

Kimseye tek kelime etmedim.

Özal ve heyetindekiler de sus pustu…

Ve ertesi gün sabah çok erken saatte uçağımız Ankara Esenboğa Havalimanı’na indiğinde Ankaralı muhabirler Özal’a şunu sordu; “Sayın Özal, bugün bir gazetenin manşetinde ‘Skandal’ başlıklı bir haber var. Doğru mu?..”

O gün Tunus’a nota verdik…

Zeynel Abidin Bin Ali işte öyle biriydi…

Devrimin olduğu gün kaçmak için ailesiyle havalimanına gelen Bin Ali’nin gözünün hala koltuğunda olduğu söyleniyordu… Hatta eşine, ‘Ben gitmek istemiyorum’ demiş… Eşi de diktatör kocasına kızgın bir ifadeyle şunu söylemiş;  “Bin şu uçağa embesil! Bütün ömrümü senin içine ettiğin şeylere katlanarak geçirdim.”

Evettt, Özal’ın Tunus’ta olduğu o gün de Türkiye ile ilişkilerin içine etmişti Bin Ali…

Bin Ali’nin bu içine etmeler birikti, birikti ve ülkesini kaosa sürükledi…

Halk ayaklandı, ‘Arap Baharı’nın fitili Tunus’ta ateşlendi, diğer ülkelere sıçradı, kendisi gibi diktatörlerin sonunu da getirdi Bin Ali

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen 5 yorum var.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Dursun Gündoğdu
Savaş biterse Suriyelilerin kaçı döner?
YAZARLAR
İsa Altun
İsa Altun
Gençlerde bağımlılık ve öfke ilişkisi
Serpil Nur Abiral
Serpil Nur Abiral
Bir kadının feryadı “ Ölmek istemiyorum”
Nesrin Mater
Nesrin Mater
CHP AFYONKARAHİSAR İZLENİMLERİ
Mesut Gürkan
Mesut Gürkan
Buluşma Ekici’de
Duran Canatan
Duran Canatan
Eşitlik Projesi
K. Kemal Derin
K. Kemal Derin
TİARTİ
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA GÜN HABER
ASTROLOJİ
Koç
 
21 Mart - 20 Nisan
Genel Anlamda: Ani değişimleri, her türlü yenilikçi fikri ve devrimleri temsil eden Uranüs'ün Koç burcundaki ilerlemesi ...
 
Ana Sayfa Türkiye Antalya BURDUR ISPARTA Siyaset Turizm KAMPÜS Sağlık Ekonomi Spor
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva