Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle

 
Hava Durumu
ANTALYA 
3 / 15
DOLAR
3,8299
EURO
4,0753
IMKB
82,300
 
 
 
 
Serpil Nur Abiral    
Donuyoruz...
10 Ocak 2017 Salı  

Hatırlar mısınız yıllar önce bir reklam vardı? "Aç şu kaloriferi, kapıcı donuyoruz.!!"...
Son günlerde dilimde bu söz... Ama ne kadar seslenirsem sesleneyim Kemer'de sesimi duyacak bir kapıcı maalesef yok... Haa yanlış anlamayın kapıcı var da kalorifer yok.!!
Gerçekten donuyoruz klimalar kifayetsiz. Haydi oturduğun odayı bir şekilde ısıtıyorsun ama tuvalete gitmek, banyo yapmak işkence... Ne demiş büyüklerimiz? "Öğrenmenin yaşı yoktur"... İşte bende son birkaç yıldır Kemer'de böyle acı soğuk olduğunu yaşayarak öğrenmiş oluyorum...
Geçtiğimiz hafta fırtına fena vurdu. Koskoca ağaçları kökünden söküp attı. Sahildeki işletmelerin canı yandı. Hemen ertesi gün yüzünü gösteren güneş hepimize mutluluk ışıkları saçtı attık  kendimizi sokaklara, cafelere.. Eh soğuk ama, güneş olduğu sürede evde oturmaktan iyi…
Bu hafta kış yüzünü tüm Türkiye'ye şiddetli bir şekilde göstermek için geliverdi... Çoğu illerimizde kar yolları kapattı. Allah dışarıda yaşam mücadelesi veren herkesin yardımcısı olsun vallahi çok zor... 
Bu arada kar yağışı İstanbul'da da etkili olmuş. Tabi ki yanında kazaları da getirerek. Kaygan yollar zincirleme kazalara sebep olmuş... Aman cana gelmesin de gerisi her şekilde hallolur. Sürücüler aman dikkat.!!! Bu gibi koşullarda risk almamak için, mümkün olduğunca toplu taşıma kullanılmalı.
Bu yağış en çok çocukları mutlu etti.  Eline eldivenini geçiren kartopu oynamak, kızak kaymak için attı kendini sokağa…
Aslında kar "mikropları öldürür" derler, çocukluğum da hatırlıyorum da, annem, kovalara kar doldurur evin halılarını mikroplar kırılsın diye bu karlarla silerdi. Zorluklarının yanı sıra, görüntü olarak insana mutluluk verdiği gerçeğini de kabullenmek lazım ama bir diğer yönü hayatı zorlaştırdığı.!! Bu da inkar edilemez bir gerçek. Hele ki büyük şehirlerde hayat durma noktasına geliyor... 
Kaloriferle yaşamaya alışmış biri olarak ben bir türlü ısınamadım. Deniz kenarında olmamın da rolünün büyüklüğünü biliyorum... Ama soğuk çok soğuk... Klima dışarıdaki havayı ısıtıp ta içeriye sıcak verene kadar giden elektriği ise hiç düşünmek istemiyorum... Velhasıl kara kış hem bizi,  hem de ceplerimizi donduracak bu ay...
Benim ev halim klima çalışıyor, elektrik sobaları açık, balkonda ufo, üstümde battaniye, elimde bol tarçınlı sıcacık salep… Ama donuyorum..
Sevgili dostlar görünüşe göre bu haftayı böyle noktalayacağız... Bir de bu soğuklarda dışarıda yaşam savaşı veren can dostlarımız var. Sokak hayvanları…  Lütfen onları unutmayalım. Bu soğuklarda aç kalmamaları için artan yemeklerinizi onlarla paylaşın. Bir müddet apartman kapılarınızı açık bırakın sığınsınlar… Karınları tok olursa dayanma güçleri daha fazla oluyor… Onlarında bizler gibi can taşıdığını, üşüyebildiklerini unutmayalım lütfen… Onlar tanrının bize sessiz emanetleri… Duyarsız kalmayalım. Onları yok sayarak yaşamayalım…
Evet sevgili dostlar, güneş bir an önce yüzünü gösterse görünüşü bile psikolojikte olsa iliğimizi kemiğimizi ısıtacak buna inanıyorum... 
 
Dikkat ettiniz mi, çocukluğumuzda oynadığımız oyunların çoğunun unutulup gittiğine.? Çocuklarımız kendilerini bilgisayar oyunlarına öyle bir kaptırmış durumdalar ki bu oyunları bilmiyorlar bile... Geçenler de gittiğim bir sinema salonunda film seyrederken yan koltuklarda oturan bir çocuğun tabletinde oyun oynadığını görünce şaşkınlık içinde kaldım. Be çocuk madem oyun oynayacaksın niye geldin sinemaya.?
Oysa bu unutulan yok sayılan oyunların çocukların kişiliklerinin ve eğitimlerinin olumlu yönde etkilendiğini söylüyor uzmanlar... Teknoloji yaşam ve çalışma koşullarını olduğu gibi çocukların oyun şekillerini de değiştirdi. Sokaklarda oynayan zıplayan çocuklar, ellerinde tabletlerle beden gücünü harcamadan oyun oynayan çocuklar haline dönüştüler. Eskilere giderek unutulan oyunları şöyle bir hatırlayalım istedim ne dersiniz?
Aç kapıyı bezirgan başı, bülbül kafeste, kukalı saklambaç, çatlak patlak, birdir bir, çelik çomak, istop, ip atlama, yap satarım bal satarım gibi tekerlemeli oyunlar... Aramızda bunları oynamadan büyüyen orta yaş gurubu eminin ki yok denecek kadar azdır... Tabi bu oyunları oynadığımızda vücut aktiviteleri de yapmış olduğumuzdan şimdiki çocuklarda yaşanan obezite sorunu da yaşanmazdı. Birde toplu oyunlar çocukların insan ilişkilerinin, dostluk ve arkadaşlık kavramlarının gelişmesinde büyük önem taşırdı. Bu oyunlarla büyüyen bizim kuşak çocuklarında bunalım yaşayan çocuk sayısı bu günle kıyaslandığında yok denecek kadar azdı... Şimdi bu oyun isimleri kaç çocuğumuzun ilgisini çeker bilemiyorum... Şayet bu oyunların tablete uyarlanmış şekilleri yoksa onlarında inanın bu oyunların çoğundan haberleri olmadığına eminim... Bu gün çocuklarımızın doyumsuz ve mutsuz ifadelerini gördüğümde, şöyle bir düne bakıp bizler mutlu çocuklarmışız diyor ve çocuklarımızın da bu mutluluğu yaşamaları için onları elimizden geldiğince teknolojik oyunlardan uzak tutalım diyorum...
 
Oyun oynayan çocuğun zamana olan münasebeti şahanedir, zira hiç bir münasebeti yoktur, çocukta bizleri hayran kılan da budur, zamandan çıkış.
 
Erich Kastner

Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 
 
 
Antalya’da bir anket dolaşıyor
 
Dursun Gündoğdu
 
 
GELECEĞE DAMGASINI VURAN SANATÇI
 
Tufan Türenç
 
 
Lili Marleen çalsa yeniden...
 
Nesrin Mater
 
 
Donuyoruz...
 
Serpil Nur Abiral
 
 
Yeni bela: ‘Kulaktan alınan uyuşturucu’
 
İsa Altun
 
 
Ekici'de, koca çaldı karısı oynadı
 
Mesut Gürkan
 
 
"BATSIN BU DÜNYA"
 
Zeyyat Şahin
 
 
TALAS EMMİ PROJESİ TAMAMLANDI
 
Duran Canatan
 
 
Talya/ASAT/CHP
 
DUYDUM/GÖRDÜM
26 yıl sonra babasına kavuştu

26 yıl sonra babasına kavuştu

Koç 21 Mart - 20 Nisan
Bu yıl ertelediğiniz tüm konuları çözmeniz gereken bir yıl olacak. Geçen sene hayatınızda oldukça büyük değişimler ...
 
 
  RSS

Gün Haber'de yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Gün Haber sorumlu tutulamaz.