Antalya Havalimanı’nda mayısta 3.7 milyon yolcuya hizmet
Antalya Havalimanı’nda mayısta 3.7 milyon yolcuya hizmet
Antalya'da çevreci çocuklar ödüllendirildi
Antalya'da çevreci çocuklar ödüllendirildi
Mimar Sinan Akademi’den THM konseri
Mimar Sinan Akademi’den THM konseri
ATSO'dan Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne destek
ATSO'dan Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne destek

İsa Altun

Ortam sanal olsa da suç gerçek
21 Mayıs 2013 Salı

 Bilin istedim. Eğer bilgisayardan internete girip haber okuyorsanız. Hele de bir de ‘şu haberin altına okkalı bir hakaret içeren bir yorum yazayım’ diyorsanız. Ya da sahte bir hesap açıp falan filanı rahatsız edeyim diye iç geçiriyorsanız. Durun. Bu yazı sizin içindir. Yazımız baştan sona toplum yararı içermektedir.
  Kuşkusuz bilişim çağındayız. İstisna kaideyi bozmaz ama sanal alemin tüm imkanlarından faydalanmakla kalmayıp,internette haber sitelerine, forum sayfalarına sahte isimle yorum yazıp,insanları aşağılayan,rencide eden, sonra çıkıp sanal ortam diyerek ‘ nasıl olsa biz bırakmam’ gibi abukça bir düşünceyle insanların onuruna, kişiliğine hakaret eden güruha tek lafım olacak. Yok öyle!!
  İnsan bizzat gözüyle görüp, yaşananlara tanık olunca daha bir ikna oluyor. Son dönemde internet üzerinden racon kesenler, işkeme-i kübradan atıp tutan delikanlılar akıllarınca meydanı boş sanırken bir bakıyorsunuz ki, yakayı şaşmaz adaletin şefkatli kollarına kaptırıvermiş.
  Yedikleri cezayı görünce sevinmiyor değilim. Günlük hayatta pısırık mı pısırık insanlar, klavye karşısına geçince adeta canavarlaşıyorlar. Bu tür yaratıklara gülüp geçmekle kalmıyor adeta acıyorum.
  Gazeteci Mehmet Özdoğan da sağ olsun bu alandaki yargısal işlemleri araştırmış ve ortaya şu sonuç çıkmış: ‘ Bilindiği üzere İstanbul 18. Sulh Ceza Mahkemesi, ‘Twitter’ üzerinden manken Nilay Dorsa’yı tehdit eden bir sanığı beş ay hapis ve hakaret ettiği için de 1500 lira para cezasına çarptırdı. Daha önce açılan benzer davalarının çoğu soruşturma düzeyinde kalmış; birçoğu da takipsizlik kararı nedeniyle nihayete bağlanamamıştı. 
  Peki, şimdi ne olacak? Bu karar, bundan sonraki dava süreçlerini nasıl etkileyecek? ‘Hakaret’ etmenin bedeli ne kadar? Söylenen hangi sözler ‘tehdit’e giriyor? Bu ve benzeri birçok sorunun cevabını Nilay Dorsa’nın davasına da bakan Avukat Ömer Turanlı’yla konuştu. Karşımıza hiç beklemediğimiz bir ‘tarife’ çıktı. 
  Birine en ağır küfrü etmekle, ‘aptal’ demek arasında hiçbir fark yok. Davacı, mahkemeye her şekilde ‘rencide’ olduğunu ispat edebilir. Bu tip bir hakaret için, Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi gereği 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası kararı çıkabiliyor. Eğer hakaretin içinde cinsel, ırksal veya dinsel ayrımcılık taşıyan unsurlar varsa; cezası en az 1 yıl hapis… Aynı şekilde bir devlet memuruna hakaret edilmişse, verilecek hapis cezası 1 ila 2 yıl arasında değişiyor. Bu noktada bir devlet büyüğüyle en aşağı kademedeki devlet memurunun birbirinden farkı yok. 
  “Senin dünyanı başına yıkarım”, “İpini çekeceğim”, “Bir yerde sakın karşıma çıkma”… Mahkeme bu ve benzeri cümlelerde ‘ağır tehdit’ olduğu kanısına varabiliyor. Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesine göre ‘kişinin kendine, hayatına veya vücut bütünlüğüne’ yönelik tehditler 6 ay ila 2 yıl hapis cezasıyla sonuçlanabiliyor.
  Eğer tehdit, kişinin malı üzerineyse mahkemenin yorumuyla hapis cezası inebiliyor. Sıkça karşılaştığımız “Senin kariyerini bitiririm” ve benzeri cümleler de bu kapsamda değerlendiriliyor. Kamu görevlilerine hakaretin bedeli ise 5 yıla kadar çıkabiliyor. 
  Herhangi bir ünlü isim veya kişi adına Twitter, Facebook, Instagram ve benzeri sosyal paylaşım platformlarında hesap açmanın bir sakıncası yok. Ta ki, ‘o’ kişi gibi bir şeyler yazmaya veya paylaşmaya başlayana kadar. Adına sahte hesap açılan kişi, o hesabı açan şahsa tazminat davası açabilir. Diğer yandan herhangi bir gece kulübünde veya bir restoranda karşılaştığınız ünlünün fotoğrafını çekip paylaşmanızda herhangi bir sakınca yok. Gönül rahatlığıyla bir ‘aşk Skandalı’nı bile fotoğraflayabilirsiniz. 
  Sosyal medya, kurumlara yönelik şikâyetlerin de sık dile getirildiği bir platform. Diyelim ki; gıda zehirlenmesi yaşadınız. Facebook’ta “Şu restorandaki, şu yiyecek yüzünden zehirlendim” şeklinde bir paylaşımda bulunursanız; bunun altında kalabilirsiniz.
  Eğer o ürün tarafından zehirlendiğiniz ispatlanamazsa, şikâyette bulunduğunuz kurum size ‘marka değerini zedelediğiniz’ gerekçesiyle dava açabilir. “Şu restorandaki, şu yiyecek yüzünden zehirlenmiş olabilirim” gibi daha ‘yuvarlak’ bir cümle kurarsanız, tazminattan kurtulabilirsiniz. 
Türk Ceza Kanunu’nun 106. Maddesi gereği internet üzerinden ‘aşırı derecede’ rahatsız edilen kişi de dava açabiliyor. Cezası 3 aydan 2 yıla kadar değişiyor. Taciz eğer vücut bütünlüğüne yönelikse; ‘tehdit’ olarak da değerlendirilebiliyor.
   Tacizin illa ‘cinsel amaçlı’ olması da gerekmiyor.     Küfür kısaltmaları söz konusu olduğunda, iş biraz avukatınızın başarısına kalıyor. Mahkemeyi orada kullandığınız ifadenin ‘küfür’ olmadığına ikna edebilirsiniz; ancak işiniz hayli zor. 
  Cevabı basit. Kişi Twitter’da veya Facebook’ta paylaştığı bir içerik için yargılanıyorsa, kolayca “O ben değilim” diyebilir. Ancak bunun için hesabının kendine ait e-posta adresleriyle uyumlu olmaması gerekir. Yani Twitter’da gördüğümüz ‘asabi’ ve ‘tanınmış’ kişiler, genellikle ‘sahte’ bir e-posta adresiyle Twitter’a kaydoluyorlar. 
Başka bir internet kullanıcısı tarafından mağdur edilen kişi, savcılığa dilekçe veriyor. Bu dilekçe doğrultusunda savcılık, Emniyet Müdürlüğü’nden soruşturma açılan kişinin ‘IP’ adresini bulmasını istiyor. Bazen  gerek duyulmayıp soruşturma kapatılabiliyor. Olay Twitter’da yaşanmışsa, dava çıkmaza giriyor. Twitter’ın servis sağlayıcısı ABD’de ve içeriği devletle bile paylaşmıyor. Ancak mağduriyet yaratan kullanıcının Twitter adresine uyumlu e-posta adresi bilinirse, IP adresine ulaşılabiliyor. 
 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
Toplam 6 yorum var, 6 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen 2 yorum var.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
HÜRREM 1 Haziran 2013 Cumartesi  01:28

Bu yönü ile iddia konusu eylemler açısından cezai mesuliyeti 2 ila 3 yıldan 10 ila 15 yıla çıkartan son derece ciddi bir ağırlatıcı sebebin sanık yahut sanıklar hakkında tatbikinin hukuken kabul edilebilmesi son derece güçtür. Zira, cebren ırza geçmede dahi ceza, yetişkinlerde 7 yıl, çocuklarda 8 yıl iken basit bir cinsel eylemde ruh sağlığının herhangi bir suretle bozulduğundan bahisle bu ceza nasıl olur da 10 ila 15 yıla çıkar?

Yorumu oyla      5      3  
HÜRREM 31 Mayıs 2013 Cuma  02:51

8 yıl oldu bu adaletsizlik düzeltilmedi.yakışmıyor bu ülkeye.iç hukuksa iç hukuku adil düzenleyin.masum insanlar içeride fazladan ceza almışlar bunların çolugu çocugu hepsi mahvoldu biraz adalet biraz vicdan biraz insaf delilide düzmece ruh saglıgı raporlar oda hergelene bozuk veriyorlarmış kendileri basında anlatıyor resmen adaletsizlik.bunlarda bizim insanımız yazık degilmi adaletsiz yasa adaletsiz uygulama haksız 10 yıl agırlatılmış ceza üstüne ceza tecavüzcüye tamam da ya digerlerine niye bu adaletsizlik.

Yorumu oyla      7      3  
hürrem 28 Mayıs 2013 Salı  22:11

ANAYASA MAHKEMESİ İÇ HUKUKA KARIŞAMAYIZ DEDİ.ADALETSİZLİGİ GÖRMEDİ ÇÖZMEDİ.OYSA MAHKEME ŞÖYLE SÖYLEMİŞTİAğır Ceza Mahkemesi, gerekçesinde '102. maddede cinsel saldırı, 103. maddede çocukların cinsel istismarı suçlarının sayıldığını, bu suçlar arasında fark bulunduğunu, ceza artırımına ilişkin hükümlerin ise tüm suçları kapsayacak şekilde düzenlendiğini' belirtti. Bu suçlarda ceza artırımının, daha hafif suç için ayrı, daha ağır suç için ayrı belirlenmesi gerektiğine işaret eden yerel mahkeme, bunun Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savundu. Yanıtla

Yorumu oyla      9      3  
HÜRREM 27 Mayıs 2013 Pazartesi  01:44

bu cinsel istismar yasasınla herkes birgün sapık damgası yemeye adaydır.Bunu tüm hakim ve savcılar biliyor hatta bazı hakimlerin başınada gelmiş insanlar bilmiyor.Burada yazmamın sebebi tüm erkekler başınıza gelmeden dışarıda tedbirli olun en ufak temasta dahi tecavüz etmiş oluyorsunuz çünkü cezaları aynı temasta etsen tecavüz etmiş sayılıyorsun.Ben tecavüzmü ettim elip burnuna degdi ceza bu kadar olurmu maalesef kazada olsa şikayet oldumu tecavüzde etmesen tecavüzle aynı fark yok.birde illa cezalandıralım diye düzmece ruh saglıgını çıkarmışlar.H.üzmezden sonra her gelene bozuk rapor veriyorlarmış 15 yıl.ispatı sen yapacan tabi yapamazsın.namusun şerefin haysiyeti bitmiş adın sapık olmuş.ölmekten beter olursunuz.suçlu olsan bile keşke tecavüz etseydim dersiniz.adam öldürsen bu kadar ceza almazsın.daga çıkıp terörist olsan en fazla ölürsün bu ölmektende beter.BU ADALETSİZLİK 20005 ten sonra geldi.avrupa komseyi test yapın okul başarısına bakın diyor.Bakamazlarmış.işleri çokmuş.adaletsiz

Yorumu oyla      10      3  
Hatice Yılmaz 22 Mayıs 2013 Çarşamba  17:58

İsa kardeşim yüreğine sağlık.Seni takip ediyorum.Yeni kitabını sabırsızlıkla bekliyorum.

Yorumu oyla      8      3  
Muzaffer 22 Mayıs 2013 Çarşamba  10:28

teknik detayli ve guzel bir yazi olmus, anlamak zor degil ama anlayana..)

Yorumu oyla      10      3  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Dursun Gündoğdu
Şu Antalya hangi siyasileri zengin etti?
YAZARLAR
Halit Çelikbudak
Halit Çelikbudak
Madrid‘in Kralı Perez
Serpil Nur Abiral
Serpil Nur Abiral
Bayram bitti... Peki geriye ne kaldı?
Turgut Güngör
Turgut Güngör
İlk sorun ekonomi
Sude Karataş Geyikci
Sude Karataş Geyikci
Antalya semalarında gurur, içimizde burukluk
İsa Altun
İsa Altun
Öfke, stres ve bağımlılık
Mesut Gürkan
Mesut Gürkan
Yeni Başhekim hızlı başladı
Prof. Dr. Yakup Alıcıgüzel
Prof. Dr. Yakup Alıcıgüzel
Türkiye’nin problemi yok, problemi bireysellik..  
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA GÜN HABER
ASTROLOJİ
Koç
 
21 Mart - 20 Nisan
Haziran ayı, sizin için sınırları aşma arzusuyla başlayıp tam anlamıyla köklerinize döndüğünüz, yuvanızı sağlamlaştırdığınız ...
 
Ana Sayfa Türkiye Antalya BURDUR ISPARTA Siyaset Turizm Resmi REKLAMLAR KAMPÜS Spor GÜN'ün ürünü
KünyeHakkımızda KünyeKünye İleti�YimIletisim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva