CHP’de il başkanlığı için göğsünü gere gere ‘yeniden varım’ diyen Özer Ülken’e, sanki gencecik, taptaze bir aday edasıyla koltuğa götürecek o yolu sizce kim açtı?
‘İl başkanlığı için kimi destekliyorsunuz?’ diye sorulduğunda, ‘İstikrardan yanayım’ diyen Deniz Baykal mı?..
Yoksa, kendisine telefon açıp ‘Yeniden aday olmak istiyorum’ diyen Ülken’e, “2 yıllık tecrüben var. Partiyi ne idiğü belirsiz kişilere mi bırakacağız” dediği ileri sürülen Kemal Kılıçdaroğlu mu?..
Ne o, ne bu…
İddia ediyorum; Özer Ülken, Mustafa Akaydın’ın çıkardığı il başkanı adayıdır.
Onun eseridir.
Boşuna ne alaka demesin?.. Geriye bir baksın…
Batmış…
Bitmiş…
Yorulmuş…
Yıpranmış…
Artık sevilmeyen…
Gitsin diye gözüne bakılan…
Baykal ve ekibinin bile gözünden düşmüş…
Kılıçdaroğlu ve ekibinin taa baştan beri istemediği…
Yaptıklarıyla ne İsa’ya, ne Musa’ya yaranan…
İl başkanlığı koltuğunda sayılı günleri olduğunu kendisinin bile kabul ettiği, bir daha seçilemem diye makamındaki çekmecelerini bile neredeyse boşaltmayı düşünen Özer Ülken’in yeniden aday olmasının tek müsebbibi; Mustafa Akaydın’dır…
Nefret ettiği o Özer Ülken’i küllerinden doğuran, yeniden yaratan, Deniz Baykal’a yeniden yaklaştıran Akaydın’ın bizzat kendisidir.
AKAYDIN’IN KEMER KONUŞMASI ÜLKEN’E YARADI
İleride genel başkan olacağı iddia edilen bir belediye başkanı, daha ilk siyasi manevrasında bu kadar mı hata yapar, bu kadar mı kötü bir öngörüsü olur?..
Kemer’de, il başkanı Ülken ve yönetimini, belediye başkanlarını, bazı büyükşehir belediye meclis üyelerini veee, ‘Büyük ağabey’ diyerek Deniz Baykal’ı da eleştiren Akaydın, bu sonucu göremedi. Yani, bu konuşmasının Özer Ülken’i güçlendireceğini anlayamadı.
İl başkanından nefret eden belediye başkanları, artık başka bir aday arayışına giren Baykal, Akaydın’ın kendileri ile aynı kazanda kaynattığı Özer Ülken’e sahip çıktı.
Bir anda, geçmişe bir sünger çekip, ‘Düşmanımın düşmanı benim dostumdur’ felsefesini kendilerine şiar edindiler.
Kıssadan hisse; Akaydın, ne Kemer, ne de diğer ilçe kongrelerinde ‘büyük ağabey’ diyerek Baykal’ı bu kavgaya karıştırmasaydı, Özer Ülken belki aday bile olamayacaktı…