Gelmiş geçmiş en acımasız insan, hikayesi kan donduruyor
Kadın anatomisine düşman bir sapkın olarak kabul edilen 63 yaşındaki Peter Frederiksen'in suçları, 2015 yılında ortaya çıkmaya başladı.
Gençlik yıllarında satanizm ve büyücülükle ilgilendiği düşünülen Frederiksen, 2000 yılında küçük bir Afrika ülkesi olan Lesotho'ya seyahat etti ve orada çekeceği türlü işkencelerden bihaber olan eşiyle tanıştı. Frederiksen, 2006 yılında silahlı suçlar yüzünden Güney Afrika'ya kaçtı ve kendini temize çıkaracak birtakım belgeler edindi. Sonralarda orada bir silah dükkanı açarak, Afrika'da yaşamaya başladı.
Frederiksen, Danimarka'da Vivien, Afrika'da Anna olmak üzere iki kadınla evliydi. Afrika'daki eşinden tam 30 yaş büyük olması da, katilin yaşadığı sıra dışı hayatın bir başka kanıtıydı.
Kadınlarında sünnet olması gerektiği fikrini ulu orta söylemekten herhangi bir rahatsızlık duymayan acımasız adam, kendi çapında bir cerrah olduğunu ve bunu yalnızca eşi değil, arkadaşlarının üzerinde de denediğini söylüyordu. Bu tür korkunç işlemleri ise gerçek adı Jorn Ege olan bir doktordan öğrenmişti.
Frederiksen'in Afrika'daki eşi Anna, 2014 yılında eşini polise şikayet etti fakat kimse genç kadının söylediklerini önemsemedi. Anna'nın söylediklerine göre Frederiksen, eşinin içtiği şeylere ağır bir ilaç katıyor ve onu bayıltarak cinsel organını kesiyordu. Anna, uyandığında genital bölgesinin üst kısmının cerrahi bir işlemle alınmış olduğunu görüyordu. Üstelik genç kadın, yaptığı ihbarda eşinin tuhaf arkadaşları olduğunu ve bu davranışlarının dini gerekçelerini olduğunu da ekledi.
Tüm bunlardan sonra polis, 2015 yılında Frederiksen'den şüphelenerek, evini incelemeye başladı. Yapılan incelemeler sonrası polis, Frederiksen'in evinde cerrahi ekipmanlar, anestezi bileşenleri ve yasa dışı yollarla elde edilmiş silahlara rastladı. Cerrahi ekipmanları, kadınları bayıltmak ve cinsel organlarını kesmek için kullanıyordu.
Frederiksen, kurbanlarıyla ilgili detayların yer aldığı bir günlük bile tutmuştu. Öyle ki ''Sübyancı Domuz'' başlıklı bir el yazısında, 9 yaşında bir kız çocuğuna tecavüz edişini anlatıyordu. Polis, Frederiksen'in suçları hakkındaki en kapsamlı bilgiye bu günlük sayesinde ulaştı. İşlediği suçlarla ilgili oldukça detayın yer aldığı bu günlükte, kadın cinsel organlarıyla dolu 42 torbayı evinde sakladığı, hatta garaja kurumaları için astığı bile yazıyordu.
2015 yılının Ekim ayında kilit tanık Anna, Lesotho'daki evinin önünde 4 kurşunla vurularak öldürüldü. Herkes, bu cinayetten Frederiksen'i sorumlu tuttu ancak kimse kanıtlayamadı. Neyse ki mahkeme, kusursuz bir dava süreci yürütüyordu ve Anna dışında birçok tanık bulundu. Alınan ifadeler doğrultusunda Frederiksen'in suçu tamamen açığa kavuştu.
Birçok aktivist Frederiksen'e, ''Sende karının öldüğü gibi öleceksin!'' içerikli tehdit mektupları gönderiyordu. Mahkeme bu mektuplara dayanarak, Frederiksen'e kefalet almaması ve hapishaneden çıkmamasını önerdi. Frederiksen, yaptığı ilginç savunmalarla hiçbir suçlamayı kabul etmiyordu. Mahkeme, kendi yöntemleriyle bütün konularda Frederiksen'i suçlu bulacak bir yol izledi ve başarılı oldu.
İlerleyen zamanlarda Danimarkalı bir gazeteciye verdiği röportajda, kadınların cinsel organlarını tahrip etmek için onların bilincini nasıl kapadığını ve onlara verdiği zararı tüm soğukkanlılığıyla anlatmıştı. Mahkeme, Frederiksen'i iki ömür boy hapis cezasına çarptırdı.
Hikayenin en kan donduran detaylarından biri ise Frederiksen'in derin dondurucusunda karısına ait olmadığı belirlenen 20 cinsel organ daha bulunmasıydı. Polis henüz dondurucuda bulunan cinsel organların sahiplerini belirleyemedi ve Frederiksen'in en az 7 kadına daha zarar verdiğini düşünüyor...

