Geçen perşembe günü, 3 yıllık eşi Tuğba Okudan'ın 4. Aile Mahkemesi'nde açtığı boşanma davası için adliyeye gelen güvenlik görevlisi 32 yaşındaki Erman Okudan, 2 aydan bu yana hasretini çektiği 1.5 yaşındaki oğlunu görme umuduyla geldiği duruşma salonunda hayal kırıklığı yaşadı. Karşı taraftan sadece eşinin avukatının katıldığını gören Okudan, duruşma sırasında sinir krizi geçirince Atatürk Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Hastanenin intaniye servisinde tedaviye alınan Okudan, geçen cumartesi günü kurtarılamadı.
Oğlunun ölümünden eşi Tuğba Okudan ve kayınvalidesi Sıdıka Şen'i sorumlu tutan anne Gülsüm Okudan, oğlunun 1.5 yaşındaki çocuğu Ahmet Ertuğ Okudan'a hasret öldüğünü belirterek, "Benim çocuğum hastanede 2 gün boyunca sürekli oğlunu sayıkladı. Gelinimiz Tuğba Okudan'ı aradık, ama çocuğu göndermedi. Oğlum, oğluna hasret öldü" demişti.
"BENİ DIŞLADILAR"
Manavgat'ta oturan Tuğba Okudan, kayınvalidesi Gülsüm Okudan'ın kendisiyle ilgili açıklamaları nedeniyle eşinin acısını bile yaşayamadığını belirtti. Tuğba Okudan, şöyle dedi:
"10 Aralık akşamı annemle evde mobilyaların yerlerini değiştirdik. Kocam eve gelince 'niye değiştirdiniz?' deyince kavga çıktı. Sonra bana hakaret ederek, kızdı. Ben de 'Beğenmediysen, değiştirelim' dedim, ama 'Boşanacağız' gibi laflar etti. Sonra evde tartışma çıkınca kayınvalidemi çağırdı. Ben de kendi annemle Manavgat'a dönmek istedim. Bu kez kayınvalidem beni dövdü. Üstümüze satırla yürüdü ve annemin parmağına vurdu. Sonra da 'Evi terk edersen bir daha bu eve giremezsin, oğlumu da 15 gün içinde evlendiririm' dedi ve gitti. Kocam da odasına çekildi. Sabah annemi Manavgat'a gönderdikten sonra ben de işe gittim. Akşam eve geldiğimde ise kocam 'niye geldin' diyerek beni dövdü. Durduk yere beni dışladılar. Ben de çocuğumu alıp Manavgat'a babamın evine gittim ve sonra boşanma davası açtım. Bu süre içinde telefonla arayarak bir süre tehditte bulundular. Mahkemeye suç duyurusunda bulununca tehditleri kestiler."
KAYINVALİDEM ÇOCUĞUMUZA PARAYLA BAKIYORDU
Üniversitede okuduğunu hem de muhasebeci olarak çalıştığını söyleyen Tuğba Okudan, "Kocam Erman'la 3 yıllık evliydik. Kocam son 1 yıldır çalışıyordu ve eve ben bakıyordum. Oğlum Ahmet'e de kayınvalidem 300 lira karşılığında bakıyordu. Erman da buna kahroluyordu. Çocuğumuz küçük olduğu için bakacak kimse yoktu. Kayınvalidem de para karşılığında bakıyordu" dedi.
"GRİPTEN HASTANEYE KALDIRILMIŞ"
Eşi Erman Okudan'ın mide bulantısı ve kusmadan dolayı hastaneye kaldırıldığını belirten Tuğba Okudan, "Grip soğuk algınlığından dolayı, iki gün hastanede yatırılıyor. Başında hiç kimse yok. Bana da hiçbir bilgi verilmiyor. Bana 'kocan hasta, hastanede yatıyor' deseydi. Sonuçta resmi kocamdı, hastaneye gider, bakardım. Çocuğumu da götürdüm. Hem bana haber vermiyorlar, hem de 'çocuğu getirmedi' diyorlar" diye konuştu.
Eşinin oğlu Ahmet'e hasret kaldığı için öldüğünün, kayınvalidesin asılsız bir iddiası olduğunu belirten Tuğba Okudan, şözlerini şöyle sürdürdü:
"Manavgat'ta annemin evinde 2,5 ay kaldım. Bir güne beni arayıp çocuğumu sormadılar, bakmaya gelmediler. Kocam iki gün hastanede yattıktan sonra 11.00 gibi vefat ediyor. Sat 12.00 gibi de kayınvalidem beni arayarak ağıtlar yakıyor. 'Kurtuldun mu, muradına erdin mi' diye. Sonra kocamın erkek kardeşi aradı ve vefat ettiğini öğrendim. Ertesi gün çocuğumla, ailemle morgda cenazesini göreyim, vedalaşayım diye Antalya'ya gittik. Haberi almışlar, 'Hemen hastaneyi terk et yoksa öldüreceğiz' diye tehdit ettiler. Biz de eşimi son kez gördükten sonra hastaneden ayrıldık. Kocamın acısını bile yaşatmadılar.”
Oğlunun ölümünden eşi Tuğba Okudan ve kayınvalidesi Sıdıka Şen'i sorumlu tutan anne Gülsüm Okudan, oğlunun 1.5 yaşındaki çocuğu Ahmet Ertuğ Okudan'a hasret öldüğünü belirterek, "Benim çocuğum hastanede 2 gün boyunca sürekli oğlunu sayıkladı. Gelinimiz Tuğba Okudan'ı aradık, ama çocuğu göndermedi. Oğlum, oğluna hasret öldü" demişti.
"BENİ DIŞLADILAR"
Manavgat'ta oturan Tuğba Okudan, kayınvalidesi Gülsüm Okudan'ın kendisiyle ilgili açıklamaları nedeniyle eşinin acısını bile yaşayamadığını belirtti. Tuğba Okudan, şöyle dedi:
"10 Aralık akşamı annemle evde mobilyaların yerlerini değiştirdik. Kocam eve gelince 'niye değiştirdiniz?' deyince kavga çıktı. Sonra bana hakaret ederek, kızdı. Ben de 'Beğenmediysen, değiştirelim' dedim, ama 'Boşanacağız' gibi laflar etti. Sonra evde tartışma çıkınca kayınvalidemi çağırdı. Ben de kendi annemle Manavgat'a dönmek istedim. Bu kez kayınvalidem beni dövdü. Üstümüze satırla yürüdü ve annemin parmağına vurdu. Sonra da 'Evi terk edersen bir daha bu eve giremezsin, oğlumu da 15 gün içinde evlendiririm' dedi ve gitti. Kocam da odasına çekildi. Sabah annemi Manavgat'a gönderdikten sonra ben de işe gittim. Akşam eve geldiğimde ise kocam 'niye geldin' diyerek beni dövdü. Durduk yere beni dışladılar. Ben de çocuğumu alıp Manavgat'a babamın evine gittim ve sonra boşanma davası açtım. Bu süre içinde telefonla arayarak bir süre tehditte bulundular. Mahkemeye suç duyurusunda bulununca tehditleri kestiler."
KAYINVALİDEM ÇOCUĞUMUZA PARAYLA BAKIYORDU
Üniversitede okuduğunu hem de muhasebeci olarak çalıştığını söyleyen Tuğba Okudan, "Kocam Erman'la 3 yıllık evliydik. Kocam son 1 yıldır çalışıyordu ve eve ben bakıyordum. Oğlum Ahmet'e de kayınvalidem 300 lira karşılığında bakıyordu. Erman da buna kahroluyordu. Çocuğumuz küçük olduğu için bakacak kimse yoktu. Kayınvalidem de para karşılığında bakıyordu" dedi.
"GRİPTEN HASTANEYE KALDIRILMIŞ"
Eşi Erman Okudan'ın mide bulantısı ve kusmadan dolayı hastaneye kaldırıldığını belirten Tuğba Okudan, "Grip soğuk algınlığından dolayı, iki gün hastanede yatırılıyor. Başında hiç kimse yok. Bana da hiçbir bilgi verilmiyor. Bana 'kocan hasta, hastanede yatıyor' deseydi. Sonuçta resmi kocamdı, hastaneye gider, bakardım. Çocuğumu da götürdüm. Hem bana haber vermiyorlar, hem de 'çocuğu getirmedi' diyorlar" diye konuştu.
Eşinin oğlu Ahmet'e hasret kaldığı için öldüğünün, kayınvalidesin asılsız bir iddiası olduğunu belirten Tuğba Okudan, şözlerini şöyle sürdürdü:
"Manavgat'ta annemin evinde 2,5 ay kaldım. Bir güne beni arayıp çocuğumu sormadılar, bakmaya gelmediler. Kocam iki gün hastanede yattıktan sonra 11.00 gibi vefat ediyor. Sat 12.00 gibi de kayınvalidem beni arayarak ağıtlar yakıyor. 'Kurtuldun mu, muradına erdin mi' diye. Sonra kocamın erkek kardeşi aradı ve vefat ettiğini öğrendim. Ertesi gün çocuğumla, ailemle morgda cenazesini göreyim, vedalaşayım diye Antalya'ya gittik. Haberi almışlar, 'Hemen hastaneyi terk et yoksa öldüreceğiz' diye tehdit ettiler. Biz de eşimi son kez gördükten sonra hastaneden ayrıldık. Kocamın acısını bile yaşatmadılar.”


Tuğba hanımın annesinin sürekli evdeki eşyalara,eve alınmış olan erzaklara,Erman'ın her hareketine müdahale ettiğini,kleptoman olduğu için sürekli evden bişeyler götürdüğünü,Erman'ın buna dahi gözyumduğunu,evden son kez ayrılmadan Erman'a ''canım akşama ıspanak mı semiz otu mu pişireyim dediğini(ortada hiçbir sorun yok),daha nişan alışverişinde kocası olacak insana elindeki çanta ile kafasına vurduğunu,Erman'ın da fenalaşarak hastaneye kaldırıldığını,Tuba'nın çocuğa kayınvalidesinin bakmasını aksi halde antalya merkezden manavgata çocuğumla giderim diyerek tehdit ettiğini,çocuğun ihtiyaçları için bir seferlik vermiş olduğu bedeli sürekli verilmiş gibi kandisini haklı çıkarmaya çalıştığını,boşanma davasında çocuğu duruşmaya getireceklerini orada göstereceğini söylemesine rağmen,Erman'ı o kadar saat kapılara bakarak beklettiğini,Erman'ın vefatından birkaç saat önce,kızkarkeşinin Tuba'yı arayarak abim ölüyor çocuğu göster dediğini ama Tuba'nın ciddiye almadığını,sırf kendisini aklamak için Erman'ı son kez gördük,yine de gittim dediğini...anlatmayı unutmuş..dahası,yılbaşında çocuğuna ve eşine çeşitli hediyeler alıp,yanlarına gittiğini,kapıyı açmadıklarını,oradaki bir görevliye,hediyeleri bari alsınlar,birileri alır dediğini,Erman'a çocuğunu göstermeyip hediyeleri aldıklarını,boşanma davasına konu olsun diye asılsız bir sürü iddiada bulunduğunu,mahkemeye hi,hiçbir rapor ve delil sunmadığını,ölüm hali aklına gelemeyeceği için her türlü ağır hakareti yaptıklarını,ölüm olduğunda da acısını bile yaşatmadılar deyip vicdanını rahatlatmaya çalıştığını da anlatmayı unutmuş...vicdan azabı çok kötü bir şey...bununla ölünceye kadar yaşayacaksın sen..biz çok değerli bir insanı kaybettik..ama sen onun değerinden daha da büyük bir acıyla yaşamaya mahkum kalacaksın...herkes senin söylediklerine inanabilir,peki sen?..Erman'ın Kuzeni...S.OKUDAN