İstanbul Maltepe’deki Süleymancılar’a ait olduğu iddia edilen Zümrütevler Kuran Kursu’nda üç çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldığı öne sürüldü. Kuran kursuna dört gün giden fakat yaşananları gördükten sonra ayrılan çocuğun ailesi İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi.
Yapılan suç duyurusundaki iddialara göre, Zümrütevler Kuran Kursu’na yeni başlayan bir öğrenci, buradaki ilk gününün akşam saatlerinde yatılı kalan öğrencilerin karınlarının ağrıdığını fark etti. Ertesi gün tekrar kursa giden bu öğrenci, orada bulunan ‘hocalara’ arkadaşlarının durumunu anlattı. Öğrenciye, hocaları tarafından “Önemli bir şeyleri yok. Sen yine de 8. sınıf öğrencilerinden uzak dur” denildi. Çocuk, kursun üçüncü gününde namaz kılmak için arkadaşıyla mescide indiği sırada 8. sınıf öğrencisi B.’nin kendinden küçük bir öğrenciyi cinsel istismara maruz bıraktığını gördü. O sırada diğer öğrencileri fark eden B., “Sıra size de gelecek” diye tehdit etti. Bunun üzerine öğrenciler, durumu ‘hocalara’ bildirdi. Hocalar ve kurs yetkilileri ise “Büyütülecek bir şey yok” yanıtını verdi.
Dilekçede hem ‘çocuğun cinsel istismarı’ hem de ‘suçu bildirmeme’ suçlarından cezalandırma talep edildi: “Zümrütevler Kuran Kursu’nda uzunca süreden beri öğrencilere yönelik cinsel istismar suçu işlenmekte. Bundan dolayı suçu gizleyen ve bildirmeyen hocalara yönelik soruşturma yürütülmesini talep etmekteyiz.”
SORUMLULAR YARGILANSIN
Yaşananların üzerine çocuklarını kurstan alan ve kurs hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunan aile, şunları söyledi: “Pandemide okullar uzaktan olunca çocuğum çok sıkılmıştı. Biz de bu süreci faydalı geçirmesi için Kuran kursuna verdik, kursa gittiklerinde telefonlarını hocalara teslim ederler. Kursa başladıktan dört gün sonra hocalardan gizli bizi aradı. ‘Anne burada çok kötü şeyler oluyor beni alın’ dedi, biz de çocuğumuzu almaya gittik. Geldiğinde elinde bir gofret vardı, yaşananları anlattı. Durumu yetkililere anlattın mı diye sorduğumuzda anlattığını ve ‘Büyütülecek bir şey yok’ cevabını aldığını söyledi.
Ne yapacağımızı şaşırdık. Başımıza bir şey gelir diye de korktuk ama susamadık. İstismara uğrayan bizim çocuğumuz da olabilirdi. Kim bilir kaç çocuk bunları yaşadı ve göz yumuldu. Benim çocuğumun eline bir gofret verip sakinleştirmeye çalışmışlar. Daha önce de yaşanmış bu durumlar ama aileler çocuklarına inanmamışlar. Ben çocuğuma inanıyorum. Bunu yapanların da, göz yumanların da yargılanmasını istiyorum.”
BUZ DAĞININ GÖRÜNEN YÜZÜ
Ailenin avukatı Deniz Demirdöğen ise yaşananlar hakkında şöyle konuştu: “Geçen hafta içerisinde Zümrütevler Kuran Kursu’nda çocuklara yönelik cinsel istismarda bulunulduğu bilgisi tarafımıza ulaştı. Yaptığımız araştırmalarda, anlatılanların buz dağının görünen kısmı olduğunu gördük. Zümrütevler Kuran Kursu’nun aynı zamanda bir tarikat yurdunun bünyesinde bulunduğunu öğrendik. Yaşları 10–14 arasında değişen onlarca çocuk yatılı şekilde yurtta kalıyor. Süleymancılara ait olduğu belirtilen ve Müftülüğe bağlı olarak hizmet vermekte olan Zümrütevler Kuran Kursu ülkemizdeki cemaat, tarikat ve devlet ilişkisini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Sürecin takipçisi olup suçluların adalet karşısına çıkmasını için hukuk mücadelesi vereceğiz.”
Volkan ATEŞ (Birgün)


Burda jarilari ssvunanlar ölümünüz gelsin kim karılari savunursa
Hergün yalan haber gervun devlet kadına yüz verme kari ifiracadir drevlet kadina yuz verme kadinin sözü esas oldu bu ulkede adalet yoktur devlet kafina inanma cinsel suclara af geliyo siz nr kadar yalan atsanizda pkk.terör hayvan siddet sesiniz çıkmaz soz konusu kari cocuk oldugunda kıyamet kopariyonuz sadece hayvan kiyanet srhitler icin devlet kadina siz verme
Adamlara helal olsun bu tarikatlar cemaatler çocuk s......meye devam ediyor göndermeyin aman dikkat devletin kurslarında diyanet inkinden başka yere göndermeyin vallahi çocukları niz top olur
Bütün Tahrikatlar derhal KHKararnameyle kapatılmalı,Suistimal hepsinde var.
Hocalar iyice kudurdu.ALLAH tez vakitte belanızı versin
lanet olasıcalar..bunların bi taraflarını keseceksin ki br daha böyle halt etmeyi bırak akıllarından bile geçirmesinler..cezalar caydırıcı olacak direkt infaz..kesin olanı direk infaz..yüz karaları aşşağılık mahluklar
İslam anlayışı ''Kuranı Kerim'in'' içerisinde olduğu gibi duruyor.Onu açıp okuyan yok, sanki oraya hapsedilmiş gibi,ne zamanki bu dinin peygamberi ölmüş aslında o gün kitaba uygun islam anlayışı da ölmeye başlamış.Daha sonra ki yıllarda tarikat cemaat denen yapılar hakim oldukça özünden koparılan din anlayışı farklı şekillerde uygulanmaya başlamış.Öyle bir hale gelmiş ki birbirlerini dinsizlikle suçlayarak hatta birbirlerini zaman zaman katlederek yakmışlar yıkmışlar.Günümüze gelirsek tarikat denen yapılar her alanda faal şekilde oldukları görülüyor.Üzücü olan Diyanet İşleri gibi bir devasa kuruluşunun olmasına rağmen, çıkıp da bu yapılar hakkında iki kelime etmiyorlar ve gerçek islam anlayışını öğretmekte zaaf yaşıyorlar.Başta siyasilerin bir bölümü bunlarla iç içe geçmiş durumda olduklarından, ne yazık ki devlet kurumlarında olabildiğince örgütlendikleri yazılıyor çiziliyor.70 yıldan beri okuyan çocukların yurt sorunlarını çözmeyen siyasi kadrolar sorumludurlar.Ayrıca yurt adı altında çocuklara tarikat din anlayışı eğitim verilmesine göz yumuluyor.Devletin her türlü imkanı varken dinide öğretir,ancak siyasiler bu tarikat yuvalarını oy deposu olarak gördüklerinden göz yumuyorlar.Küçük yaşta çocukların buralara teslim edilmesi ne yazık ki böyle olaylara meydan veriyor,bu kaçıncı tecavüz vakaları,sadece adli bir olay olarak bakılmamalı,aslında en büyük zararı islam anlayışına veriyorlar.Bu tür olaylar oldukca bakın toplumda DEİST anlayışı artıyor.Bakın göreceksiniz bir kaç gün konuşulur sonra da unutulur gider,kesin çözümlü bir reform yapılmalı ama maalesef yapabilecek kadrolar yok.Bu gün Sülaymancılar,yarın başka tarikatlar hep konuşulur durur.Kokuşmuşluk hat safhada.