Antalya’da artık o kadar çok SİAD oldu ki, takip etmekte zorlanıyorum.
İlçenin adının başına SİAD’ı konduran, çıkıyor meydana, başlıyor ahkam kesmeye…
Bir de WhatsApp grupları gibi iş insanları grupları var…
Salı Grubu mesela…
Diğer günlerin grupları var mı, yok mu bilmiyorum ama Antalya’da o kadar çok grup, platform oluşmuş vaziyette ki, tanıdığım bazı insanların hangisinde olduklarını şaşırıyorum.
Demek ki, bir kişi, birkaç grupta, platformda yer alabiliyor.
Neyse, gelelim sadede…
Bir SİAD’ın başkanı, bir dönem Antalyalının geçim kaynağının lokomotifi olan Dokuma Fabrikası ile ilgili öyle bir laf etmiş ki, tam evlere şenlik…
Demiş ki; “Dokuma gibi bir fabrika alanından ‘D’ harfi atılarak ‘Okuma’ odaklı örnek bir bölge yaratıldığı için yürekten kutluyorum.”
Bunu söyleyen, başkanı olduğu derneğin adında ‘Sanayi’ olduğunun farkında bile değil…
Yahu arkadaş, bir fabrikayı kapatıp, okuma odaklı bölge değil de, yerine üniversite yapsalar ne olacak?..
Sen bir sanayicisin…
Tabi öyleyse…
‘Burası kapatılmamalıydı, Dokuma Fabrikası’nın makineleri modernize edilip hayatını sürdürmeliydi’ diyeceğine, kapatıldığına seviniyor.
Benden bu SİAD’ın başkanına tavsiye, kendisi de derneğin adından ‘S’ yi atsın…
‘Sanayi’den ‘S’yi atarsa geriye kendisine ne kalır bilmiyorum ama lütfen, bekliyorum…
Ve, bir başka mesele…
Kırcami…
Tarım alanlarından artık binalar yükselecek…
O verimli topraklarda sebze, meyve değil, beton filizlenecek…
Peki, biz ne yapıyoruz?..
Bu dönüşümü yapanları alkışlıyoruz.
Yahu, bir kişi çıkıp, ‘Ne yaptınız siz?’ demiyor.
Tarımla ilgili, dernekler, birlikler sus, pus…
Ziraat ile ilgili meslek örgütlerinin de sesi çıkmıyor.
Antalya’nın devasa bir tarım alanı daha göz göre göre betona yenik düşüyor.
Döşemealtı’ndaki tarım alanları her geçen gün betonlaşıyor.
Dağı, taşı, verimsiz alanları yapılaşmaya açmak yerine, altın değerindeki topraklar imara, ranta kurban gidiyor.
Sanayiciler, bir fabrikanın ortadan kaldırılmasına sevinirse, geleceğimizi şekillendiren kararlara imza atan siyasetçiler el birliği ile verimli tarım alanlarını imara açarlarsa halimiz nice olur?..


kanalizasyon hattı olmayan yol olmayan yerlere foseptik çukuru karşılığında ruhsat verilmemelidir. asatın istediği pay uygun değildir. mütahitten para istemek yerine kanalizasyon hattı ve içme suyu hatları kurum tarafından karşılanmalıdır. kanalizasyon yapıları çok büyük kirliliklerie sebep olacaktır.
Şehir merkezi karman çorman olmuş durumda. her yerde işportacı var! ısıklar caddesı donercıler carsısı cıvarı ısbankası onu, heryerde gelısıguzel ısletmeler poşetten naylondon! taksıcıler hele kaldırım ısgallerı ne zaman bıtecek? bu polısler ne ıs yapar? neden ses cıkartmaz zabıtalar? ukome kararı 2 araç yer cızmıs ama adamlar 10 araç koyuyor. donercıler çarşısı kosesı tam curcuna olmus! nerede beledıye nere polıs zabıta? antalya bu mudur? duzensız sehır mıdır? takscılerın hukum surdugu sehırmıdır? ısportacıların sehrımıdır?
sayın yazarım, acık çağrı eski lara yolundaki falezleri ziyaret edin! falezlerde yapılaşma yapılamaz! bu alanlarda kafeler yapılmış restorantlar yapılmış hatta otellere tarafından gasp edılmıs kı otelın sahıbı de meclıs uyesı bır beledıyeden! ortakları da yıne tanınmıs kısı oldugu ıcın mıdır? neden kımse sesını cıkartmıyor bu falezlere aceba? bızler neden bu kadar sessısız... sız nerdesınız? yazarlarımız bu konuları neden ele almaz? acıl bır denetım sart...
Kırcami imarı hayinliktir
Konyaaltı''nda portakal bahçeleri birer birer site oldu, oluyor. Kırcami beton dolacak, Döşemealtı ben oldu oluyor. Antalya ölüyor. Merkez ve yakın çevrede yeşil alan kalmayacak.
Bu köşe yazınıza sonuna kadar katılıyorum. Antalya'nın yeşilinin bitmesinin sebebi, bilhassa Kırcamisi ve Altınova ve doğuya doğru uzayan bölgelerde yer altı sularının betonlaşma yüzünden kaybolması ile verimli toprakların tarım yapılamaz hale gelmesine neden olmuştur.Bizler, eski Antalya resimlerine baktığımız zaman KIrközden gelen Düden,Kurşunlu şelaleleri dağılan 7 arıkların yer altı suları ile denize 7 küçük şelale ile körfeze döküldüğünü görmüşüzdür. Tarım biterse Antalya, Türkiye biter.
Çok güzel bir yazı sizi tebrik ederim. Kral çıplak...