Muhittin Böcek…
Tam 4x4’lük bir başkan…
Seçmen ona ikinci kez bir büyükşehir koltuğu verdi, “Al şehri yönet” diye, ama onun birbirlerine bir kaç kilometrelik mesafelerde tam 4 makam odası, 4 tane de koltuğu olduğu ortaya çıktı.
Makamlarının hiçbiri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ki kadar ihtişamlı olmasa da, makam odası sayısında onunla yarışıyor. Belki de geçiyor.
31 Mart 2024 seçimlerinin ardından görevi devir alan CHP’i belediye başkanları, görkemli ve saray yavrusu belediye binalarının fotoğraflarını bir önceki yönetimleri eleştirerek paylaşırken, lüks makam odalarını, makam araçlarını da sosyal medyaya hesaplarından gözler önüne seriyor.
“Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana tüyü bitmemiş yetimin hakkını koruyup kollayarak çalışıyoruz. Ranta dur diyerek, kamu kaynaklarının verimli kullanılmasına, tasarrufa büyük önem veriyoruz” diyen Muhittin Böcek, bu sözlerinin tam aksine işler de yapmıyor değil…
Misal; 2020 yılında büyükşehir başkanı olduktan bir yıl geçmeden, ASAT ana binadaki bir katı sadece kendi kullanımı için tefriş ettirmişti.
O zamanki parayla tefrişata 2 milyon TL harcandığı iddia edilmişti... Dolar kuru 2020 de ortalama 7 TL’ydi… Yani harcanan para 285 bin dolara tekabül ediyordu. Bugünkü kurla çarptığımızda o tefrişatın maliyeti günümüzün parasıyla 9 milyon TL’yi geçiyor…
Sizden, bizden çıkan para bu…
Vergilerimiz…
Menderes Türel’in de ASAT’ta makamı vardı ama başka bir katı kullanıyordu.
Yeni belediye binası yapılmadığı dönemde büyükşehir belediye meclis toplantıları burada yapılıyordu ve makam odası gerekiyordu.
Basın toplantıları için ASAT’a birkaç kez gitmişliğim ve bu makam odasında Türel ve gazeteciler olarak çay-kahve içmişliğimiz vardır.
Makam odası olarak fena da değildi yani…
Böcek burayı beğenmemiş olacak ki, göreve gelir gelmez yeni bir kata makam odası yaptırmıştı…
Sadece orası mıydı yeniden yaptırılan…
Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) genel sekreterin kullandığı oda da yıkılıp başkana makam odası yapıldı.
Kafanız karıştı değil mi?..
O zaman toparlayayım…
Bir tane makam odası normal Mevlana Kavşağı’na giderken ana Büyükşehir Belediyesi ‘nde var.
İşte, asıl makam orada…
Diğeri, ASAT’ta…
Bir başkası da AKM’de…
Ne etti?..
Toplam üç…
Biz yazının başında ne demiştik?..
4x4’lük başkan…
Demek ki bir tane makam odası daha var …
Evet, o da yıkılan stadyumun oradaki eski büyükşehir belediye binasında…
O da tarihi bir yapı…
Zaman zaman onu da kullanıyor Muhittin Böcek…

İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun 4 makam odası olsa anlarım…
18 milyona dayanan bir nüfus…
Her biri bir il kadar büyük devasa ilçeler…
Antalya gibi bir yerde, hem de birbirine birkaç kilometre mesafede 4 tane, birbirinden şahane, birbirinden merdane makam odası da ne oluyor?..
Bunları, milyonlar harcayarak yeniden cicili bicili yaptırmanın, sil baştan tefriş ettirmenin bir gereği var mıydı?..

Başkan yaptırır da, genel sekreteri hanımefendi durur mu?..
O da göreve gelir gelmez yenilemişti makam odasını…
Biraz da büyütmüştü…
Eyy CHP’nin genel başkanı, genel merkez yöneticileri, grup başkanları, vekilleri ve il başkanları, Ak Partili belediye başkanların yaptığını sonuna kadar eleştirelim ama arada bir de dönüp kendimize bakalım…
“Yetim hakkı” falan derken, “Peki biz ne yapıyoruz?” diye durup düşünelim.


Bu işin partisi falan kalmamış.Önemli olan bir makama gelmek ve oradan sonuna kadar faydalanmak, hep ön plana çıkıyor.Bakın öyle haberler okuyorsunuz ki,bir gecede parti değiştirenler,yeterki aday yapılsın ve seçilsin.Gece bütün söylediklerini unutuyorlar ve sabah kalktıklarında bulunduğu pozisyona göre hareket ediyorlar.Burada önemli olan koltuğun sahibi olması,gerisi hikaye.
Zaten yerel yönetimler ülke genelinde bir ranta dönüşmüş durumda.Başkanlar ve etrafındakiler geçim kapısı haline getirmişler.Eş dost, akraba tanıdık ne kadar çevresindekiler varsa hepsi Belediyelere adeta çöküyorlar.
Muhittin Böcek'e gelince oda farklı olamaz ki,ülkemizdeki siyasi kutuplaşmadan dolayı herkes kendi tuttuğu partinin adayına verdiği için maalesef böyle manzaralarla karşılaşıyoruz.Partinin bütün üyelerinin katıldığı oylamayla ön seçimler yapılsa,bu milletvekillerin veya Belediye Başkanlarının çoğunu bu makamlarda görmeyiz.Bunların çoğunluğu zaten ön seçimden seçilemezler.
Kısacası sistemi Ankara kendisi için kurmuş,onlar Milletvekillerini ve Belediye Başkanlarını belirliyorlar,onlarda kongrelerde kendilerini aday yapanları destekliyorlar.Burdan demokrasi çıkar mı,zaten çıkmıyor.Ülkemizin geldiği nokataya bakın,genelde veya yerelde ülke borç batağında.Böyle olunca da YE MEMET YE.Ne diyelim, bu sistem değişene kadar çoğunluğu çapsız siyasileri sürekli göreceğiz.