Antalya'nın en değerli parkları, kamu binaları ve 5 yıldızlı otellerle, spor tesisleri ve 10 bin civarında konutun bulunduğu Meltem ve Bahçelievler mahalleleri ile Konyaaltı Beach Park'ı kapsayan yaklaşık 4 bin dönümlük arazinin sahibi Arap Süleyman'ın mirasçısı olduğunu iddia eden isimler arasındaki miras davaları, ilk olarak 1880'lerde başladı. Birçok ismin kendisini mirasçı gösterdiği uzun yıllardır devam eden davalarda, hak iddia edenlerin sayısı bir dönem 2 bin 500'e kadar çıktı.
ARAP SÜLEYMAN'IN SOYBAĞI BELİRLENDİ
1800'lü yılların başında vefat eden ve iki eşten 3'ü kız, 6 çocuğu olan Arap Süleyman'ın miras davalarında, Antalya 4'üncü Sulh Hukuk Mahkemesi'nin talebi üzerine İstanbul Arşiv Daire Başkanlığı bilirkişi uzmanlarınca rapor hazırlandı. Uzmanlar, Osmanlıca bütün şeriye sicilleri ve bugüne kadar çıkan tüm veraset ilamlarını inceledi.
GERÇEK MİRASÇI 700'ÜN ÜZERİNDE
Tüm arşiv kayıtlarına ilişkin yapılan incelemeler sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda, Arap Süleyman'ın mirasçıları olarak ilk eşinden kızı Ayşe, ikinci eşinden oğulları Mehmet Ali, Osman, Hacı Necip ile kızları Zeliha ve Havva gösterildi. Raporda, bu 6 ismin soyları da belirtildi. Rapor neticesinde, gerçek mirasçı sayısının 700'ün üzerinde olduğu belirlendi. Soybağı incelemelerinin sürdüğü, net sayının bu çalışma sonrası belirleneceği bildirildi.
ARŞİV MEMURU MİRASÇI OLMUŞTU
Mirasçılar arasında Arap Süleyman'ın kızı olduğu iddia edilen iki ayrı 'Havva' ismi geçiyor. 1992 tarihli kararda Balbey Mahallesi'ne kayıtlı Havva'nın altsoyu mirasçı iken, bir dönem Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü'nde görev yapan Hüsnü Yiğit'in açtığı dava sonucunda 2011 yılında Balbeyli Havva'nın altsoyu mirasçı listesinden çıkartılarak, kendisinin de arasında olduğu Sinan Mahallesi'ne kayıtlı Havva'nın altsoyu mirasçı kabul edildi.
EVRAKTA SAHTECİLİK SUÇLAMASI
Mahkeme kararıyla Arap Süleyman'ın mirasçıları arasına giren Hüsnü Yiğit hakkında resmi evrakta sahtecilik, görevi suistimal ve dolandırıcılık gibi suçlamalarla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunuldu. Bakanlıkça açılan soruşturmada, Strateji Geliştirme Başkanlığı'nda araştırmacı olarak görev yapan Hüsnü Yiğit'in, Osmanlı Arşivleri Genel Müdürlüğü'nde çalıştığı dönemde mahkemeyi ve bilirkişiyi yanıltarak, kendisini Arap Süleyman'ın mirasçısı gösterdiği, gerçek mirasçı olmayan kişilerin dosyaya mirasçı olarak eklenmesine, gerçek mirasçıların soybağından çıkartılmasına ve birçok kişinin mağduriyetine sebep olduğuna yer verildi. Hüsnü Yiğit, resmi evrakta sahtecilik, görevi suistimal ve dolandırıcılık suçu iddialarıyla yapılan soruşturma kapsamında açılan davayla Ankara 40'ıncı Asliye Ceza Mahkemesi'nde halen yargılanıyor.
MİRAS İDDİASINDAN VAZGEÇTİ
Sinan Mahallesi'ne kayıtlı Havva'nın mirasçısı olarak davada yer alan ve evrakta sahtecilikle suçlanan Hüsnü Yiğit, 2021'de Antalya'daki miras davasında ise 'Dava neticesinde mirasıma düşecek pay olması halinde miras hakkımdan sarfı nazar ediyorum' diyerek miras hakkından vazgeçtiğini bildirmiş, mirastan feragat ettiği için davacı sıfatı kalmamıştı.
'ANTALYA DAVASI' OLARAK BİLİNİYOR
Arap Süleyman'ın mirasçılarına yaklaşık 7 yıldır 6 avukat ve Osmanlıca uzmanlarıyla danışmanlık yaptıklarını belirten danışmanlık firması sahibi Faruk Keleş, Antalya'da Arap Süleyman'ın gerçek mirasçılarını gösteren Arşiv Daire Başkanlığı'nın bilirkişi raporunun tamamlandığını açıkladı. Gerçek mirasçıları gösteren bu bilirkişi raporuyla, 'Antalya Davası' olarak bilinen bu davanın artık sonuca doğru gittiğini belirten Keleş, arşivdeki görevini kötüye kullanarak ve arşiv kayıtlarını değiştirerek, uzun yıllardır kendini mirasçı olarak gösterip mahkemeyi yanıltan Hüsnü Yiğit'in de bilirkişi raporuyla sahte mirasçı olduğunun kanıtlandığını söyledi.
SAHTE MİRASÇILAR ORTAYA ÇIKTI
Keleş, bilirkişi raporuna göre, Arap Süleyman'ın kızı Havva'nın kocasının Ahmet, çocuklarının Hüseyin ve Necibe olduğunun belirlendiğini, Arap Süleyman'ın karısı olarak gösterilen Zeynep'in de Arap Süleyman'ın oğlu Mehmet Ali'nin kızı olduğunun sabit görüldüğünü söyledi. Keleş, bu iki yanlışın bilirkişi tespitiyle 7 yıl önce mirasçı olduğunu iddia eden 2 bin 500'e yakın isim varken, Arap Süleyman'ın çocuğu olmayan biri haricindeki diğer 5 çocuğundan dünyaya gelen 700'ün üzerinde gerçek mirasçının belirlendiğini söyledi.
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)


Kim bu Arap Süleyman,bu kadar arazi ona neden verilmiş.Sene 1800 diyorsunuz,o günden bu tarafa mirasçıları nasıl olmuşta arazilerini takip etmemişler ve ellerinden çıkmış.Ayrıca 4000 dönümün 3 de 2 sahibi olan kim ve onun mirasçıları ortada yoklar.Çok ilginç,223 sene sonra buralar bizim diyorlar.
Siz hala neyin mirasçısı olduğunuzu iddia ediyorsunuz! Antalya'dan pasta isteyen mirasçılık iddia ediyor. Neyin, kimin mirası! 10 yıl önce de kamuya mal olmuş Manavoğlu Parkı; mirasçıların diyerek atıl duruma getirildi.Antalya'nın kentleşme tarihi 30 yılı geçmiyor, siz arsaların sahibi olduğunuzu iddia ediyorsunuz. Zamanında bedavaya çevirdikleri arsaların soyağacı mahkemeleri mi görülüyor. Cumhuriyet dönemi öncesi mal mülk hesapları neye göre yapılıyor. İstanbul Boğazında bile 50 yıl öncesi arsa sahipleri devlet kayıtlarında kaçak görünüyor. Antalya'nın en güzel şehir planı olan Meltem bölgesine mahkeme bahanesiyle kimse zarar vermesin!
Ne Arap süleyman'mış be,torunları mezarına gitseler de bir dua okusalar bari,tabi mezarı belli ise.Ayrıca arazinin kalan 3 de 2 si kime ait ve onların mirasçılarından bir haber yok herhalde.Onlarında ortaya çıkıp davaya dahil olmaları gerekir.
Ne olacak yani,şimdi bu arazileri kullananlar değerini mi ödeyecekler.Peki 4 bin dönümün 3 de 2 si kimlere ait,onların soyuda dava ediyorlar mı.Ayrıca madem buralar özel mülk idi,neden arazilerin dağıtılarak üzerlerine binalar yapılmasına izin verildi.Kullanan adam parasını vermiş tapusunu almış,ne yapacak şimdi tekrar payına düşeni ödeyecek mi.