Böcek, Başarır'a hediye edeceğini söyleyip daire istemiş
Böcek, Başarır'a hediye edeceğini söyleyip daire istemiş
Tahliye edilen kiracılara çifte tazminat fırsatı
Tahliye edilen kiracılara çifte tazminat fırsatı
Gazeteci Sedef Kabaş gözaltına alındı
Gazeteci Sedef Kabaş gözaltına alındı
Usta oyuncu Ali Tutal'dan korkutan haber
Usta oyuncu Ali Tutal'dan korkutan haber
27 Ocak 2026 Salı - 09:24

Ben gazeteci değilim, vicdanımla yazan biriyim

Serpil Nur Abiral

Ben gazeteci değilim, vicdanımla yazan biriyim
Facebook'ta Paylaş Twitte'da Paylaş Google+'da Paylaş Haberi Yazdır Arkadaşına Gönder Metni küçült Metni büyüt

Güzel bir hafta dileklerimle başlayalım…
Ama bu kez birkaç kelimeyi de bana yöneltilen eleştirilere ayıracağım.

Önce şunu netleştireyim:
Ben gazeteci değilim.
Elimde fotoğraf makinesiyle haber kovalamam.
Basın bültenleriyle, kulis bilgileriyle, “ilk ben yazayım” telaşıyla işim yok.

Ben bu ülkede yıllarca sinema ve sahnede emek vermiş, seyircisiyle bağ kurmuş, sevilmiş bir sanatçıyım. Bugün köşe yazıyorsam; haber peşinde koşmak için değil, güncel meseleleri kendi inisiyatifimle ve vicdanımın sesini dinleyerek yorumlamak, beni seven okurlarla paylaşmak için yazıyorum.

Bu köşe yazarlığı da planlı bir yolculuk değildi.
Kemer’de yerel bir gazetenin sahibiyle yaptığımız sohbetlerde;
“Burada çöp var”,
“Şurada su akıyor”,
“Bu yanlış neden görülmüyor?”
derken, bana dönüp “Niye bana anlatıyorsun, otur yaz, ben yayımlayayım” denilmesiyle başladı bu serüven.

O günden bugüne çok yol kat ettiğime inanıyorum.
Buna ben değil;
okurun yorumları,
mesajları
ve bana layık görülen ödül cevap veriyor.

Okul yıllarımda kompozisyon notlarımın iyi olması tesadüf değildi.
Gözlemim vardı.
İfade kabiliyetim vardı.
Bugün de kalemimin bir omurgası var.

Gelelim eleştiri meselesine…

Bazı dostlarım yazılarımı keyifle okurken, Antalya’da bir cemiyet tarafından verilen ödül mutlulukla konuşulurken; bazıları da “neden şu konuda yazmadı”, “burada taraflı” gibi kendi düşüncelerini sıralamış.

Tekrar ediyorum:
Ben gazeteci değilim.
Onların bahsettiği konuları zaten yalanıyla doğrusuyla tüm basın yazdı, çizdi.
Ben ise susmayı tercih ettim.

Çünkü hâlâ “ahde vefa” diye bir şeye inanıyorum.
Bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır.
İnsanların aileleri, çocukları vardır.
Ortada kesinleşmiş bir suç yokken,
iftira ihtimali varken,
linç kültürüne katkı sunmak bana göre değildir.

Ben dost dediğimi,
en sıkıntılı gününde vurmayı bilmem.
Konu etmem.
Konuşturmam.

Yazması gerekenler yazdı zaten.
Onlar haberci.
Bu onların işi.
Beni bağlamaz.

Bunu eleştirenlerin karakter yapılarını bilemem.
Ama onlarda vefa, Fatih’te bir bozacının tabelasından ibaret kalmış olabilir.

Yerel bir gazeteci arkadaşımızın şu sözü benim için her şeyi özetliyor:
“Ben sadece desteğimi göstermek için oradaydım, yanıma makine almadım.”

İşte dostluk budur.
Herkesin başına bir şeyler gelebilir.
Herkes iftiraya uğrayabilir.
Bundan mutluluk duymak, bunu gündem yapmak bana yakışmaz.

Bu benim duruşumdur.
Ve benim kalemim oraya ait değildir.


Ve tam da bu yüzden, başka bir yerden devam etmek gerekir…

Bir zamanlar bir sokak vardı…
Işıkları hiç sönmezdi. Kameralar susmaz, hayaller yarına taşınırdı. O sokakta filmler çekilir, umutlar büyütülür, bir ülkenin vicdanı perdeye yansırdı. Adı Yeşilçam’dı. Bugün o sokakta alkış yok, flaş yok. Sessizlik var.

Avukat Onur Yağışan’ı bu sokağa getiren şey de işte bu sessizliktir.
Hayatını bu ülkenin sinemasına, sahnesine adamış; bugün ise zor şartlar altında yaşayan, kimseden yardım istemeden, onuruyla ayakta durmaya çalışan Yeşilçam emekçileri…

Yeşilçam Huzurevi fikri bir sosyal proje değildir.
Bu; alkışlar sustuktan sonra sırtını dönmemektir.
Aynı setleri paylaşmış, aynı hayalleri kurmuş insanların yeniden bir arada, dayanışma içinde yaşayabileceği bir çatı hayalidir.

Onur Yağışan bu yolculuğu tek bir cümleyle özetliyor:
“Ben sadece bir avukat değilim…”

İşte bu cümle, benim “Ben gazeteci değilim, vicdanımın sesini yazıyorum” derken anlatmak istediğim yerle tam olarak buluşuyor. Onur Bey’i bu yola çıkaran şey yalnızca mesleği değil; Yeşilçam’a duyduğu tutku, çocukluğundan kalan o ortak hafıza ve vefa duygusu. Hukuk onun mesleği olabilir ama bu projeyi doğuran şey avukatlık refleksi değil, insanlık refleksidir.

Evet, ben de bir sanatçıyım.
Alkışın ne demek olduğunu da bilirim, alkışlar sustuğunda geriye kalan sessizliği de…
İşte bu yüzden, Onur Yağışan’ın Yeşilçam için attığı bu anlamlı adımı önemsiyor ve açıkça destekliyorum. Çünkü bu girişimin içinde samimiyet var, vicdan var, vefa var.

Ve son olarak şunu söyleyeyim:
Beni susmakla eleştirenlere küçük bir not olsun.

Herkes konuşur.
Herkes yazar.
Ama herkes vefayı taşıyamaz.

Ben kalemimi,
en zor gününde insanları vurmak için değil;
unutulanı hatırlatmak,
emek vereni onurlandırmak için kullanırım.

Bazı duruşlar manşet olmaz.
Ama tarih onları not eder.

 

Etiketler:
 
Aziz İhsan Aktaş davası başlıyor
 
Antalya'da korkutan anlar! Futbolcular son anda kurtuldu
YORUMLAR
 Onay bekleyen 3 yorum var.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Forbes'e göre Antalya zirvede
Dünyanın önde gelen dergilerinden Forbes, seyahat tutkunları için rehber ...
Antalya’da fırtına, sel ve hortum hayatı olumsuz etkiledi
METEOROLOJİNİN ‘sarı kod’lu uyarısının ardından Antalya’da etkili olan ...
Muhittin Böcek, yerine aday olur diye Ümit Uysal'ın peşine hafiye takmış
Antalya eski Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in, son seçimde ...
 
Fenix'den belgeli açıklama geldi
Antalya’da biri eski 4 CHP’li belediye başkanı ile ilgili soruşturma başlatılması ...
Alanya'da bıçaklı ve zincirli kavga kamerada; 7 gözaltı
ANTALYA'nın Alanya ilçesinde alacak anlaşmazlığı nedeniyle iki grup arasında ...
Antalya'da gecekondu alevlere teslim oldu
ANTALYA’da boş gecekonduda çıkan yangın, itfaiyenin müdahalesiyle kontrol altına alındı.
 
Antalya'da otobüs kazası! Duvarda asılı kaldı
ANTALYA’nın Aksu ilçesinde, freni boşalan halk otobüsü, belediye binası ...
Antalya'da fırtına; dev dalgalar oluştu
METEOROLOJİNİN 'sarı kod'lu uyarısının ardından Antalya'da öğle saatlerinden ...
Antalya’da aşırı yağışlara karşı tüm kurumlar teyakkuzda
ANTALYA’da, 22– 25 Ocak tarihleri arasında etkili olan aşırı yağışların ...
 
Dursun Gündoğdu
Kriz kapıyı çaldı
YAZARLAR
Serpil Nur Abiral
Serpil Nur Abiral
Ben gazeteci değilim, vicdanımla yazan biriyim
Turgut Güngör
Turgut Güngör
Emeklilerin boynu bükük
Halit Çelikbudak
Halit Çelikbudak
İspanya 39 ölümlü bu kazayı konuşuyor
İsa Altun
İsa Altun
Bağımlılık bir sonuçtur
Sude Karataş Geyikci
Sude Karataş Geyikci
2025'e veda, yeni yıla merhaba
Mesut Gürkan
Mesut Gürkan
Yeni Başhekim hızlı başladı
Prof. Dr. Yakup Alıcıgüzel
Prof. Dr. Yakup Alıcıgüzel
Türkiye’nin problemi yok, problemi bireysellik..  
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA GÜN HABER
ASTROLOJİ
Koç
 
21 Mart - 20 Nisan
Sevgili Koç, Ocak 2026'nın ilk yarısında ev, aile ve gayrimenkul konularında uzun süredir sizi meşgul eden belirsizlikler ...
 
Ana Sayfa Türkiye Antalya BURDUR ISPARTA Siyaset Turizm Resmi REKLAMLAR KAMPÜS Spor GÜN'ün ürünü
KünyeHakkımızda KünyeKünye İleti�YimIletisim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva