Yaşasın çocuklar…
Neye, nasıl sevineceğimizi unuttuğumuz şu günlerde…
Sevinin çocuklar, Övünün büyükler 23 Nisan kutlu olsun…Bu şarkı çocukluğumuzun bayram şarkısı…
Bugünse
Adı bayram, içi buruk.
Bir yanda çocuk kahkahaları olması gereken okul bahçeleri,
öte yanda suskunluk… eksik kalan sesler…
Yarım kalan hayallerin ağırlığı çökmüş yüreğimize.
Sevinmek istiyoruz aslında.
Bir çocuğun gözlerinde parlayan umutla,
koşarken düşse bile yeniden kalkabilen cesaretiyle…
Ama her defasında bir şey düğümleniyor içimizde.
Bir Bayramdan fazlası olması gereken bir gün bugün.
Bir koltuğa sembolik olarak oturtulan çocuğun gülümsemesinden ibaret değil;
o koltuğun sorumluluğunu taşıyabilecek bir gelecek kurabilmek meselesi.
Millet iradesinin kazanımın 106 yılı sadece bayram mı geleceğimizin umutları olan çocuklarımızı , hayallerin yarım kalmadığı çocuklar haline getirip yetiştirebiliyor muyuz,?
Karanlık eller çocukları kullanıyor diyen Milli Eğitim Bakanının bu açıklaması tuhaf değil mi? Siz ihmal edin sonra karanlık güç deyin 23Nisan Cumhuriyete giden yol.. İşgal altında kurulan bir meclis meşakkatli bir egemenlik yolu
Ülke yangın yeri gibi…
Okullarda yaşananlar, çocukların gözlerinde sönen ışık,
yarım kalan hayaller…
Kutlama hazırlıkları yapılırken kara toprağa emanet edilen yavrularımızın acısı
içimizdeyken, nasıl tam anlamıyla bayram olabilir?
Çünkü biliyoruz;
Bir ülkenin gerçek bayramı,
çocuklarının güvende olduğu gündür.
Onların karnı doyuyorsa,
geceleri korkmadan uyuyabiliyorsa,
okula giderken annesi arkasından endişeyle bakmıyorsa…
işte o zaman bayramdır.
Dünyada çocuklara bayram armağan eden bir liderin emanetine sahibiz.
Peki biz, o emanete sahip çıkabiliyor muyuz?
“Düşünen, üreten çocuklar yetiştiriyoruz” deniyor…
Ama o çocukların güvenliği nerede?
Psikolojisi, karnı, geleceği nerede?
Sorular sorulunca gündem değişiyor, konular erteleniyor…
Peki ne zaman?
Bugün belki coşkuyla değil,
ama sorumlulukla hatırlamalıyız 23 Nisan’ı.
Çocukların sustuğu yerde, hiçbir bayram gerçekten kutlanmaz.”
Bir miras, bir emanet, bir söz gibi…
Ve o emanetin sahibinden bir hatırlatma:
“Bugünün küçükleri, yarının büyükleridir.”
— Mustafa Kemal Atatürk
Büyüklere düşen,
süslenmiş cümleler değil;
çocukların gözlerindeki ışığı korumaktır.
“Karalık güçler” demek kolay…
Asıl zor olan, ihmalin, görmezden gelişin, sorumsuzluğun hesabını vermek.
Bugün, sadece bir bayram kutlaması değil;
bir yüzleşme günü olmalı.
Bu ülkenin çocuklarına borcumuzu hatırlama günü.
Ulusal Egemenliğin kazanıldığı bu anlamlı günde
Meclis’i bekletenler utanç duymalı,
koltukları dolduranlar değil, hakkını verenler o koltuklarda oturmalı.
Çünkü o koltuklar bir gün gerçekten çocuklara emanet edilecek.
Bu yüzden diyoruz ki:
Büyükler mahcup olmalı…
Ve çocukların önü açılmalı.
Ve belki de bugün,
en doğru cümle şu:
Sevinmeyi yeniden öğrenene kadar,
çocukları korumayı öğrenmeliyiz.
Yine de…
Yaşasın çocuklar.
Bir gün gerçekten bayram olacak diye…
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |
|
||||||||||||
|
|
||||||||||||
![]() Koç ![]() 21 Mart - 20 Nisan
|
||||||||||||
|
||||||||||||
|
||||||||||||

