Sahur yapayım derken iki gün önce yayınlanan bir haber çıktı karşıma. Kayıtsız kalamadım.
Milli Eğitim Bakanımızın sözleri…
“2002’den önce okullarda tuvalet bile yoktu.”
Doğrusu güleyim mi, ağlayayım mı bilemedim.
Ben 68 yaşındayım. İlkokulu İstanbul Bomonti’deki Talatpaşa İlkokulu’nda okudum. Okulumuzda tuvalet vardı. Hem de gayet temizdi. Hademelerimiz gün boyu temizlerdi.
Sonrasında gittiğim okullarda da tuvalet vardı.
Benim çocuklarım var. Biri 1980, diğeri 1986 doğumlu. Onların gittiği okullarda da tuvalet vardı.
Şimdi merak ediyorum Sayın Bakan…
2002’ye kadar nerede yoktu bu tuvaletler?
Belki Sayın Bakan Anadolu’nun bazı köy okullarındaki yetersiz şartları kastetmiş olabilir. O dönem bazı köy okullarında dershane yok, öğretmen yetersiz, elektrik yoktu; sınıflar kalabalıktı, çocuklar tuvalet için okulun dışına çıkmak zorundaydı ve bilgisayar neredeyse hiç yoktu.
Oysa öğretmenlerimiz 2002’de Cumhuriyet’in 100. yılına dair umut dolu mektuplar yazmıştı:
“İnşallah Cumhuriyet’in 100. yılında 45–50 kişilik sınıflarda ders anlatabilirim, çocuklarımız tuvalet ihtiyacını gidermek için okulun dışına çıkmak zorunda kalmazlar, okulumuzda bir tane bilgisayar olur.”
Bu mektuplar, eğitimde yıllardır var olan sorunları ve öğretmenlerin çözüm bekleyen çabalarını açıkça ortaya koyuyor. Bu gerçekler varken, “2002’den önce okullarda tuvalet bile yoktu” gibi genelleyici bir ifade, tarihi ve gerçekleri fazlasıyla basitleştirmek olur.
Bugün eğitimde konuşmamız gereken o kadar çok konu varken…
Bunları televizyonlardaki yarışma programlarında bile üzülerek görüyoruz.
Bütün bu sorunlar dururken, eğitimde başarıyı “2002’den önce okullarda tuvalet yoktu” söylemiyle anlatmak gerçekten düşündürücü.
Vallahi insanın aklına başka sorular geliyor.
Madem tuvalet yoktu…
Biz çocuklarımızı okula nasıl gönderiyorduk?
Annelerimiz bize yanımıza bir lazımlık mı veriyordu?
Yoksa altımıza bez mi bağlanıyordu?
Şaka bir yana…
Eğitim, geçmişi küçülterek değil, geleceği büyüterek güçlenir.
Eğitim tarihini tuvalet üzerinden yazmaya kalkarsak, asıl eksik olanın bina değil akıl olduğunu da kabul etmek gerekir.
Çünkü geçmişi küçültenler, geleceği büyütemez.
“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.” – Mustafa Kemal Atatürk
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |
|
||||||||||||
|
|
||||||||||||
![]() Koç ![]() 21 Mart - 20 Nisan
|
||||||||||||
|
||||||||||||
|
||||||||||||


