49'uncu Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin geleneksel kortej geçişine 'Türk sinemasının Sultanı' Türkan Şoray da katıldı. Antalyalıların büyük ilgisi nedeniyle 4.5 kilometrelik kortej yolu 1.5 saatte tamamlandı.
Üstü açık ciplerle gerçekleştirilen kortejde, Altın Portakal Film Festivali'nin 'Sanatta Sosyal Sorumluluk Ödülü' sahibi Türkan Şoray, Selda Alkor, Salih Güney, Süleyman Turan, Yusuf Sezgin, Ahu Tuğba, Suna Yıldızoğlu, Cihat Tamer, Coşkun Gögen, Nuri Alço, Selma Güneri gibi Yeşilçam'ın unutulmaz isimleri yer aldı.
Korteje eski Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen de elektrik motorlu replica üretim klasik otomobille katıldı. Tek kapı, iki kişilik otomobilin direksiyonunun başına kendisi geçen Tüzmen'in yanında ise Selda Alkor vardı. Kızı Anjelik'le korteje katılan Ahu Tuğba, omzunda papağanla katıldı. Papapağın, 8'inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın 'Cabbar'ı olduğu ileri sürüldü.
"KALBİMİZDE ÇOK DERİN YERİ OLAN İNSANLARSINIZ"
Kortejin hareketinden önce bir konuşma yapan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Mustafa Akaydın, sanatçılara “Hepiniz halkımızın, Antalyalıların ve Türk vatandaşlarının gönlünde taht kurmuş değerli kişilersiniz. Hepiniz tek tek kalbimizde çok derin yeri olan insanlarsınız" diye seslendi.
Bu yıl 49'uncu yılı gerçekleştirilen, Türk sinemasının en uzun soluklu festivali Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin geleneksel kortejinin festival etkinlikleri arasında en önemlisi olduğunu kaydeden Başkan Akaydın, “Neden derseniz, biz her zaman bunun halkın portakalı da olduğu iddiasındayız. Bugün bu meydanı dolduran, biraz sonra caddeleri de dolduracak halkımızla, Antalyalılarla, sizleri buluşturma zamanı. Antalyalıların unutamayacağı bir gün olacak" diye konuştu.
Festivalin bu yıl 'mizah, muhalefet, demokrasi' ana temasıyla gerçekleştirildiğini kaydeden Başkan Akaydın, konuşmasına şöyle devam etti:
“Dün, açılış ve onur ödülleri gecesi, biraz daha resmi ortam olduğu için muhalefet gücümü kullanma erkini bugüne bıraktım. Türkiye Cumhuriyeti gerçekten hoşgörüyle yönetilmesi gereken bir cumhuriyet. Kinle, nefretle, öfkeyle yönetilmesi gereken bir cumhuriyet değil. Hoşgörüyü en güzel temsil eden de mizah. Mizah anlayışımızı yeniden gözden geçirmemiz lazım. Muhalefetimizin, özellikle de sanatsal muhalefetin özgürce hüküm sürmesi gerektiğini düşünüyorum. Türkiye'nin daha kaliteli bir demokrasiye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum."
HASDAL VE SİLİVRİ'YE ÖZGÜRLÜK
Konuşmasında eski bakanlardan Kürşad Tüzmen'in, her ne kadar iktidar partisinin bir temsilcisi olsa da muhalefette bulunduğunu belirterek devam eden Başkan Akaydın, “Hasdal ve Silivri'ye özgürlük" dedi. Başkan Akaydın sözlerini şöyle sürdürdü:
“İçlerinde benim yakından tanıdığım çok güzel bilim adamları var. Prof. Dr. Kemal Gürüz, Prof.Dr. Mehmet Haberal, Prof.Dr. Fatih Hilmioğlu, bu insanların isimleri unutturulmaya çalışılıyor. Çok güzel milletvekilleri var, Mustafa Balbay. Çok güzel yazarlar var Ergün Poyraz, Sevgi Erenerol, Doğu Perinçek. İçlerinde bir Cem Tuğamiral var ki, Ben bunun kadar vatansever bir Türk subayı, ben de subay çocuğuyum, tanımadım. Ben bu insanlara özgürlük diliyorum. Ve artık yok edin zalimin zulmünü. Bu çağrı bizim, Bu çağrı Antalyalının."
Başkan Akaydın'ın konuşmasının ardından festival korteji Antalya Kültür Merkezi'nden (AKM) hareket etti. Kortejin en önünde Büyükşehir Belediye Başkanı Akaydın, eşi Günseli Akaydın ve Türkan Şoray yer aldı. Korteje Anadolu Ateşi'nin davulcuları üstü açık otobüsle eşlik ederken, festival kortejini havadan da Türk Hava Kurumu'na ait motorlu paraşüt takip etti.
AKM önünden hareket eden ve 100. Yıl Bulvarı üzerinden Güllük Caddesi ve Cumhuriyet Meydanı'ndan Büyükşehir Belediyesi'ne kadar 4.5 kilometrelik yolu kat eden korteje, Antalyalıların ilgisi yoğundu. Özellikle Güllük Caddesi ve Cumhuriyet Meydanı'nda Antalyalılar sanatçılara yoğun ilgi gösterdi. Kortejin ilerleyen kilometrelerinde Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde pazartesi gecesi düzenlenecek törenle 'özel ödül'ün sahibi olacak İlyas Salman da korteje dahil oldu. Kendisine hediye edilen Antalyaspor atkısını takan Salman, Başkan Akaydın ve Türkan Şoray'ın bulunduğu araçtan Antalyalıları selamladı.
Atatürk Caddesi'nde Anadolu Ateşi davulcularının ritimlerine korteji izlemek için kaldırımda bekleyen Antalyalılar alkışlarıyla eşlik etti. 4.5 kilometrelik kortej geçişi yaklaşık 1.5 saatte Büyükşehir Belediyesi önünde tamamlandı. Korteje katılan sanatçılar, Büyükşehir Belediyesi'nde özel hazırlanan özel platformdan Antalyalıları selamladı.
49'uncu Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin geleneksel korteji, Başkan Mustafa Akaydın ve eşi Günseli Akaydın'ın sanatçılara Büyükşehir Belediyesi'nde verdiği kokteylle sona erdi.



Emre BAYLAN/ANTALYA, (DHA) -


'Vatandaş'ın AKP li olduğu belli taraf tutarak yazdığı çok belli.Ancak ben tarafsız görünüp taraf olanlar gibi yapmıyacağım oyunu CHP ye vermiş bir vatandaş olarak gördüğüm şudur RTE toplumun en az yüzde yetmişini oluşturan milliyetçi muhafazakar kesime oynuyor. Bizim Hoca Türkiye de yüzde on Antalya da yüzde on beş oy potansiyeli olan endişeli modernlere oynuyor.Hadi hayırlısı...Üstelik bir de il sınırı Büyükşehir sınırı olursa vay halimize...
Alanya'nın Kumluca'nın Serik ve Finike'nin kırsalını düşünüyorum da
Altın Portakal'mı dedi biri?
Çok sevgili Demet Akalın hanım kızımızın güzide eserindede söylediği gibi 'Altın çamura düşerse değeri kaybolur mu?' ben bilemem ama şu bir gerçek bizim Altın Portakal çamurdan festival oldu.
Ya hu ne oluyor bize aadostlar? Travestiliğin hoş görüldüğü filmler birinci oluyor, ensest filmler festivale katılıyor.
"49 yıldır var bu festival" bravo diye övünüyor muyuz birde? Çok sevgili Hocamız, ben halkçıyım diye nağralar atıyor ama halkıyla bir tek bilboardlarda kucaklaşıyor. Allahtan Valilik yasak koyduda ondan da kurtulduk.
Şimdi de davetiyelere boy boy resimlerini basıyor... Yakında festival afişlerinde de elinde portakalla görürseniz şaşırmayın... Tam bir reklam alanı bizim "Hoca Efendi" için. Hadi bizim halk bunuda sineye çeker de, ya şu festival organizasyonunu ne yapacağız?
Buradan yönetime sesleniyorum... Ya hu bu neyin kafasıdır??? 'Onur Ödülleri' denilen onur gecesinde, pantalon mu giysem yoksa şort mu karar verememiş olan, daha tam ne iş yapar bilemediğimiz Ömür Gedik'e konser verdirirsiniz?
Bir de özgüvenimiz yetersiz derler. Daha ne olsun?
Değil mi ki, Ömür Gedik tek paçası şort, tek paçası pantalon şeklinde dizayn edilmiş tulumuyla, ülkemizin en popüler sinema festivalinde şarkıcı olarak sahne alabiliyor ve kendi performansından memnun kalabiliyorsa, bunun adı özgüven değil de nedir?
Sadece özgüvene de bağlayamayız durumu, kendisine ve potansiyeline duyulan güven de söz konusu.
Demek birileri "Antalya Film Festivali'de Ömür Gedik sahne alsın. Şarkı söylesin. Çok iyi yapar." diye fikir atmış ortaya.
Gülmekten alı koyamıyorum kendimi =))
Bu fikir çıksa çıksa en fazla bizim eski patrondan çıkardı =)
Başka birileri de bu teklifi beğenmiş.
Demek ki Ömür Gedik "Yapar mıyım dersiniz? Bilmem ki? Sesim yeter mi?" dememiş. Aksine yapabileceğine ve iyi bir performans göstereceğine inanmış.
Ve, biz de ciddi ciddi izlemişiz.
Ama bu şaşırtıcı sahne performansından bir şey öğrendim. O da; Türk insanı, kim ne derse desin, hala hoşgörülü, hala sabırlı ve hala çok kibar.
Yıllardır sahne sanatçılarını izleye izleye ampirik olarak sahnedeki sanatçıyı iyi-kötü diye ayırdedebilen kulaklarım ve gözlerime haksızlık etmek istemem, ama Cumartesi akşamki Ömür Gedik performansını sessiz sessiz izleyen kibar kitle sandığımız kadar toleranssız ve kaba olmadığımıza delilimdir.
Ben siyasi değilim. Sakın şimdi muhafazakar falan demeyin...
Ama birgün birileri bu festival gereksiz devletin yani milletin parası hay huya gidiyor derse arkasında da dururum.
Daha özenli lütfen...
E B
helal olsun tüzmene! tütüncü, evcilmen, muhittin, tursun, yıldırım, bunlar nıye katılmadı! antalyanın festıvali değil mi bu! şiddetle kınıyorum! hele hele muhuttin, süleyman ayıp ettiler