'DOĞAL HAYATI ETKİLER'
Asar Tepesi'ne taş ocağı ve beton santrali için ruhsat vermek yerine hem tarihi hem de doğal SİT alanı ilan edilmesi gerektiğini vurgulayan Hediye Gündüz, açılacak ocak ve santralin çevre tahribatına neden olacağına dikkati çekti. Bölgenin 'kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi' olduğuna işaret eden Hediye Gündüz, "Böyle bir yerde taş ocaklarının işletilmesi, çevre ve insan sağlığını tehdit etmesinin yanı sıra bölgenin sahip olduğu doğal değerlerin kaybolmasına neden olacak. Bölge kızılçam ormanları, maki toplulukları ve sedir ağaçlarından oluşan zengin bir çeşitliliğe sahip. Yapılmakta olan taş ocağı ve beton santralinin 9 mahallenin ortasında olması doğal hayatın yanı sıra köylerde bulunan dünyada tek düğmeli evleri de etkileyecektir" diye konuştu.
Bölgeye 3 kilometre uzaklıktaki Sarıhacılar Mahallesi'nde 5 binin üzerinde materyalin sergilendiği Türk Folklor Müzesi'ni açan Mustafa Kavasoğlu da taş ocağı ve beton santralinin Sarıhacılar ve diğer mahalleleri etkileyeceğini ve turizmi bitireceğini savundu.
'TARIMSAL VERİMLİLİK DÜŞER'
Emiraşıklar Mahallesi'nde oturan çiftçi Cengiz Bilici ise "Taş ocağı bölgemizin topraklarının kimyasal özelliklerinin değişmesine, etkilenen sahalarda tarımsal verimin düşmesine neden olacak. Ayrıca hem doğal yapısı hem de turizm potansiyeliyle son derece önemli bir bölge olan Akseki, bölgedeki hakim rüzgarların da etkisiyle söz konusu taş ocaklarından olumsuz etkilenecektir" şeklinde konuştu.
Adem ÇETİN/AKSEKİ, (DHA) -


Henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz paylaşın.