'ÇEVREYİ VE İNSANI TEHDİT EDECEK'
Taş ocaklarının çıkardığı tozun doğanın su dengesini de bozduğunu vurgulayan Hediye Gündüz, Asar Tepesi'ne taş ocağı izni verilmesi yerine hem tarihi hem de doğal SİT alanı ilan edilmesi gerektiğine dikkati çekti. Bölgenin 'kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi' olduğuna işaret eden Hediye Gündüz, "Böyle bir yerde taş ocaklarının işletilmesi, çevre ve insan sağlığını tehdit etmesinin yanı sıra bölgenin sahip olduğu doğal değerlerin kaybolmasına neden olacak. Bölge kızılçam ormanları, maki toplulukları ve sedir ağaçlarından oluşan zengin bir çeşitliliğe sahip. Yapılmakta olan taş ocağı ve beton santralinin 9 mahallenin ortasında olması doğal hayatın yanı sıra köylerde bulunan dünyada tek düğmeli evleri de etkileyecektir" dedi.
'İZİN DERHAL İPTAL EDİLMELİ'
Akseki'nin köklü bir kültür ve medeniyet mirası üzerine inşa edildiğini anlatan emekli jeoloji mühendisi Ali Keleş de "Ülkemiz doğasının yok oluşuna sessiz kalmayacağız. Bunun kamuoyu ve ilgililer tarafından bilinmesini istiyoruz. Taş ocaklarında üretim sırasında kullanılacak dinamitlerden dolayı su kaynaklarının göreceği zarar dışında, ocaktan çıkacak tozun bölgedeki orman ağaçları ile vatandaşların meyve ağaçları üzerinde yapacağı olumsuz etki telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacaktır. Tüm bu nedenler düşünüldüğünde; gerek doğanın, gerek ülke prestijimizin, gerek turizmin ve gerekse vatandaşlarımızın korunması için bu taş ocağı izninin derhal iptal edilmesi ve üretimin bir an önce durdurulması gerekmektedir" diye konuştu.
Toplantıda bölge halkı ve muhtarlar da görüşlerini dile getirirken, taş ocağına ilişkin önümüzdeki günlerde eylem yapılması kararı alındı.
Adem ÇETİN/AKSEKİ, (DHA) -


Henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz paylaşın.