2012 yılında Antalya emniyet müdürü iken, FETÖ’cülerin Emniyet Genel Müdürlüğü’nde egemen olduğu bir dönemde, merkeze pasif göreve çekilen Ali Yılmaz, sosyal medyadan attığı, “Sezar bile en yakını BRÜTÜS tarafından hançerlendi” paylaşımı gerekçe gösterilerek 10 ay kıdem durdurma cezası almıştı. Bu kararı, idare mahkemesi ve Danıştay’da bozduran Ali Yılmaz, emekliliğini istemişti.
Emekli olmasına rağmen aktif olarak iş hayatına devam eden Yılmaz, 17/25 Aralık 2013 olayları sonraki aktif siyasete girmeye karar vererek AK Parti’den Antalya milletvekili aday adayı olmuştu. Tarafını açıkça belli eden Yılmaz, 15 Temmuz darbe girişiminin hemen ardından “Cunta Bertaraf Edildi” başlıklı bir açıklama yapmıştı.
Ali Yılmaz, rütbesinin alınmasına yol açan süreci Gün Haber’e şöyle anlattı:
“Birden garip bir şey oldu. Mahiyetimde çalışan, dosyası kabarık ve cezaları olan iki polis memuru, ‘FETÖ’nün talimatı ile telefonlarının dinlendiğini’ iddia ederek, valilik makamına bir şikâyet dilekçesi verdi. Daha sonra ekibe bazı memurlar ve bir siyasetçi de dâhil oldu. Ve talimatı da emniyet müdürünün, yani benim verdiğimi iddia etti. “
“KRİPTO UNSURLAR DEVREDE”
“Dönem hassastır. At izine it izi karışmıştır. Ve Valilik, hakkımda soruşturma izni verir. Akabinde yasa gereği hakkında dava açılır. Dört yılı yakın süren davada ne bakanlık ne de şikâyetçiler, hakkımda somut bir delil ve evrak ortaya koyamaz. Hatta iddia sahiplerinin telefonlarının 2013 yılında dinlendiği, benim ise 2012 yılında emekli olduğum ortaya çıkmıştır. Antalya Emniyet Müdürlüğü, Valilik makamına 2017 yılında sunulan bir yazıda, benimle ile ilgili olarak; ‘672 sayılı kanun Hükmünde Kararname ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu’nca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği mensubiyeti veya iltisakı yahut irtibatı olduğu hakkında bir işlem yapıldığına dair herhangi bir kaydın bulunmadığı anlaşılmıştır’ demiştir. Yani, bakanlık bu yazı ile beni aklamıştır.”
“BERAAT ETTİM”
“Tüm suçlamalardan Beraat ettim. Çünkü ortada suç yoktur. Dava görülürken yapılan iddialar ve suçlamalar üzerine, mevzuat gereği savunmam alındı ve dava Beraat ile sonuçlanınca da donduruldu. Aslında dondurulmamış. Ben öyle zannettim. Hâlbuki dosya, ‘Demokles’in Kılıcı’ gibi, ‘Bir gün lazım olur’ mantığı ile bekletilmekteymiş.”
“ÖLÜMÜ MÜ BEKLEMELİYDİM”
“Antalya’da yerel iki gazetede köşe yazısı yazıyorum. STK’larda aktif olarak görev alıp, kendime ait bir YOTUBE kanalında program yapmaktayım. Bir de 3 adet kitap yazma cesaretini gösterdim. Ne yapmalıydım? Ya masal dinlemeli, ya da köşemde ölümü mü beklemeliydim! Aslında ben anayasal hakkım olan düşünce ve ifade özgürlüğü hakkımı kullanmaktayım. Ayrıca ben bir akademisyenim.”
“SUSUP KONUŞMAYALIM MI?”
“Bakanlık; emekli olmuş personelini hala hiyerarşi içerisinde yer alan, emir komutası altında bulunan kişiler olarak görmektedir. Sussunlar ve konuşmasınlar… Konuşup yazarlarsa övücü şeyler olsun! Ben kimsenin lehine ya da aleyhine tetikçilik yapmadığım gibi, doğru bildiklerimi de eğip bükmeden konuşup yazmaktayım. En son da Meral Akşener’in yurt içi gezilerinde yapılan saldırıları kaleme almıştım. 14 Ağustos 2021 tarihinde bir yerel gazetede, ‘Topuklu Efe’nin Ayak Sesleri’ diye bir yazım yayımlamıştı.”
“VE KALEM, ŞİMDİ KIRILMALIDIR”
“2017 yılında ‘hakkında herhangi bir suç örgütüne veya guruba kaydı ve ilgisi yoktur’ diyen bakanlık, kendi yazısını yalanlarcasına, Beraat kararındaki iddiaları gerekçe göstererek bana, ‘Rütbenin Alınması’ şeklinde disiplin cezası tesis etmiştir. Yani yargı kararını ve kendi yazısını bu sefer dikkate almamıştır. Bakanlık yaş haddini çoktan aşmış bir emniyet müdürüne, dönemi ile ilgili ‘rütbe cezası’ vermiştir. Hem de kurul kararı olmadan, bakan onayı ile… Artık poliste terfi edemeyecektir! Emniyette şu an bir görev alamayacaktır! Belki de talimatla sosyal tesislere giremeyecektir! Zaten bunların hiçbirisi mümkün değildir. Ve emeklilik kazanılmış bir haktır, devam etmektedir.”
“BU KARAR KEYFİ VE SİYASİ BİR KARARDIR”
“Hala hukuk devleti isek, bakan onayı ile giden, bakan onayı ile gelir. Bu karar keyfi ve siyasi bir karardır. Sayın İçişleri Bakanı ile ilgili iddia ve suçlamalar da var. Lakin mahkeme kararı ile sabit görülmedikçe doğruluk kazanmaz. Hukuk bunu söyler, biz de bunu deriz. Varsayımlar hukukta delil olarak gösterilemez. Mahkemenin beraat ve bakanlığın aklama yazısına rağmen birileri Sayın İçişleri Bakanı’nı kandırıyor ve yanlış yaptırıyor. Biz onları biliyoruz. Yine de sayın bakanın, bu yanlış karardan döneceğine ya da yargı kararı ile bu kararın iptal edileceğine inanıyoruz.”


Oğlum 2011 yılında Antalya RİXOS Otelde staj yaparken KATLEDİLDİ. Bu eski emniyet müdürü ile görüşmem gerektiğini Asayiş şube de dosyamıza bakan polisler her yanlarına gittiğimde tekrarladılar.Görüşme taleplerimi her defasında reddeden bu şahıs. 10 ay sonra Emekli olup Oğlumun KATLEDİLDİĞİ RİXOS Otelleri yönetim kurulu direktörü yapıldı.ve Emrinde çalışan Antalya asayiş şube müdürü Nurullah Güler 15 temmuzda ilk yakalanıp meslekten edilen ve ceza evine konan FETÖ cülerdendir. Kendisi hakkında Adalet önünde mücadelem son nefesime kadar devam edecektir!!!!!!!!
SAYIN Bakanımıza çok çok teşekkürler. içim bi nebze ferahladı yalnız isteğim daha detaylı yargılanmalı nöbetçi müdürlük neydi,cezamı fetönün isteğimiydi,bunlarda inşallah açığa çıksın
beter olsun müdür müsveddesi.. zamanında o kadar haksızlıklar yaptıki eşim onun zamanında şube müdürüydü sırf karısı bana taktı diye eşimi nöbetçi müdürlüğü diye uyduruk bir göreve vermişti..bu şahıs aslında fetöcüdür ispatlanması elzemdir.o yıllarda fetötücüleri çok koruyup kollamıştır ve fetöcü olmayanlara çok eziyet etmiştir.HAPİSLERDE ÇÜRÜMESİ GEREKİR bu doktor alinin
Ooooooh..iyi olmuş.. az bile sana.
Teşkilatta tek bir seveni yoktu.
Makam ve Mevkii kimseye baki değil Aliço.. Antalya eski Emniyet Müdürü Yılmaz''a rütbe alınma cezası İçişleri Bakanlığı emriyle rütbe alınma cezası verilen, polisevleri dahil, emniyet müdürlüklerinin sosyal tesislerine girişi de yasaklanan, Antalya eski Emniyet Müdürü Ali Yılmaz, olayı bir haber sitesine anlatmış içini dökmüş. Masumum demiş. Ben çalıştığım dönemde kimseye haksızlık yapmadım demiş..... Kıl tüy demiş güya kendini savunmuş. Ali YILMAZZZ... Bırak şimdi bizi yeme. Sen değilmiydin onca Polisi sürgün eden, haksızlıklara göz yuman... Makam gitti, rütbe gitti şimdi Polis evlerine alınmayacaksın. Sosyal tesislere de.. Sakın yanılıp şaşıp ben emniyet müdürüyüm diye caka basma orda burda. Haaa bu arada ceza verdirdiğin, sürgüne yolladığın memurların karşısına çıktığında Aliço naberrr diyecekler. Onların yüzüne nasıl bakacaksın.. Düşündü mü?
Akademisyen Ali efendi.emekli emniyet müdürüm diyecektim ama rütbe gitmiş.hak ettiğini bulmuşsun.yorumları dikkatli oku af dile.belki doğru yolu görürsün.2012 de mahkeme sonucunu beklemeden 34 maddeyi kullanarak benim gibi memurları size biat etmeyenleri sürmüştün.ben Berat ettim.hak hukuktan bahsetme.akedemisyen Ali efendi.
Sen değilmisim fetöcü Fettah Tamince’nin otelinde güvenlik danışmanı olan? Ortak noktanız ne ola ki? Nedense Ali Yılmaz sana hiç inanasım gelmiyor. Her türlü alevere dalavere sizlerde. Adam gibi sadece işinizi yapsaydınız.
İçişleri Bakanı Efkan Ala ne demişti,ben bakan olduğumda 81 İlin 74 İl Müdürü FETÖCÜ olduğundan aldım demişti.İyi ki almış,ancak Bakanlıktan ayrıldıktan sonra onun atadığı kadroları emniyetten ve jandarma'dan çoğunu emekliye sevk ettiler,sanki sonradan gelen ekip anlaşılmaz bir şekilde Efkan Ala'nın atadıklarıyla çalışmak istemediler.Oysa İçişleri bakanlığı teşkilatını iyi bilen biri olmasına rağmen neden uzaklaştırıldı anlaşılamadı.
Aynen biz Antalyalıyız bize birşey olmaz deyip devlette fetö mücadelesi yaptırmadılar. Bakınız Akdeniz Üniversitesi. Sonra da at izi it izine karıştı. Karıştıran çorba eden zaten kendileri.