Konyaaltı ilçesi Hurma Mahallesi'ndeki kayalıklar, doğa tutkunları başta olmak üzere kaya tırmanıcılarına ev sahipliği yapıyor. Hurma Kayalıkları olarak bilinen ve tırmanma rotası öğretim görevlisi Yılmaz Sevgül tarafından hazırlanan bölgeye gelen pek çok dağcı ve doğa tutkunu, tırmanış yapıyor. Tırmanma rotası boyunca fotoğraf çeken dağcılar, Antalya'yı kuş bakışı görme fırsatı yakalıyor. Yüzey yapısı nedeniyle kaya tırmanıcılarının ilgi gösterdiği kayalıklar, manzarasıyla da ilgi odağı oluyor.
![]()
Akdeniz Dağcılık Doğa Sporları Kulübü (ADDK) üyesi doğa tutkunu Tuncer Koç da kayalıkları keşfeden dağcılar arasında. Hurma Kayalıkları rotasının şehre yakın olmasıyla dikkati çektiğini söyleyen Koç, "Bu gibi rotalar birçok ülkede elle tutulmakta ve üzerinde çok güzel yürüyüş parkurları, kamp alanları oluşturulmaktadır. Rota çok heyecanlı. Hurma Kayalıklarını oluşturan ilk tepe, geçmişte şehri gözetlemek için kullanılmış. Bu nedenle tarihi gözetleme kulesi yapılmış" dedi.
![]()
Dik bir tırmanışla 15 dakika içinde küçük tepenin zirvesine ulaşıldığını sözlerine ekleyen Koç, "Tarihin arasında Antalya manzarasının tadını çıkardıktan sonra bir diğer tepe Arapuçtu tepesine doğru inişli çıkışlı alan dağcıları bekliyor. Antalya'nın yanı başında denizin hemen üstünden yükselen, inişli çıkışlı, yer yer uçurumların olduğu gittikçe zorlaşan sırt boyunca sol yanınız Antalya manzaralı sağ taraf ise yer yer uçurumların olduğu tehlikeli bir bölgenin geçiş rotası üzerinde" diye konuştu.
![]()
Koç, tırmanış rotasının her anını fotoğraf makinesiyle görüntüleyerek blog sayfasında fotoğraflarını paylaştı. Koç'un çektiği fotoğraflar amatör ve profesyonel dağcıların beğenisini topladı.
![]()
![]()
![]()
İbrahim LALELİ/ANTALYA, (DHA)-


YUKARIDAN BAKINCA:Çok güzel manzara,ancak dikkat çeken, yukarıdan bakınca Antalya beton yığınına dönmüş.Yazık değil mi meyve bahçelerini imara açmak.En güzel verimli tarım arazileri ölmüş.İlerde bu insanlar ne yapacak taş mı yiyecekler.Gelecek yıllarda en önemli sorun yiyecek ve su olacak.Sadece Antalya'da değil ülkenin neresine seyahat ederseniz edin,tarım arazilerini öldürmüşler.Plansız programsız hareket etmenin sonuçları bu,yerel yöneticilerin çevre ve şehirleşme konularında yetersiz bilgi sahibi olmalarından,bir de uzmanlaşmış kişileri dinlememekten,sadece siyasi davranarak,çoğu zamanda rant nedeniyle hareket etmeleri neticesinde maalesef şehirlerimizi beton yığınlarına çevirdikleri görülmektedir.Bir şehirde nerelerin tarım alanları olarak kalması veya nerelerin imara açılması konusunda, illerde valiler başkanlığında komisyonlar kurulmalıydı,bu komisyonlarda başta yerel yöneticiler olmak üzere, ilgili kurum temsilcileri ve konunun uzmanları olmalıydı.Bu komisyonun kararı sonrası şehirler büyüseydi,herhalde bu günkü manzaralar ile karşılaşmazdık.Bu güne kadar olan olmuş,hiç değilse bundan sonra bu yapılabilir.Şehirlerin kaderleri 5 yıllığına seçilmiş ve kısa zamanda talan edip gidenlerin ellerine bırakılmamalıdır.Yasama organı bu konuda bir yasa çıkarmalıdır.Yoksa ülkenin tarım alanları küçülüp gidecektir.Sonradan dize vurmanın anlamı kalmayacaktır.