İktidar, kimilerine göre, söz geçiremediği baroları ‘Yola’ getirmek ve 'Bölerek yönetmek' için, kimilerine göre de, barolar siyasallaştığı için Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni verdi.
Eğer teklif kanunlaşırsa, avukat sayısı 5 binden fazla olan illerde, 2 bin avukat bir araya gelerek ikinci, üçüncü veya dördüncü bir baro kurulabilme imkanı doğacak.
Bu durum, teklifi destekleyenlere göre, adil ve demokratik bir temsil sistemini getirecek. Teklife sıcak bakmayanlara göre ise bu, iktidarın ‘böl, yönet’ sisteminin bir parçası…
Teklif TBMM’den geçerse, İstanbul, Ankara ve İzmir barolarının bölünme ihtimali var.
İstanbul ve Ankara kesin…
İzmir belki…
Peki, Antalya’da durum ne?
Antalya’da baroya kayıtlı avukat sayısı bugün itibariyle 4941…
Yani, bölünmenin şartı olan 5 bin için tam 59 avukat eksik…
Hali hazırda Antalya’da 525 stajyer avukat üyelik için gün sayarken, 5 bin kotası da birkaç aya kadar dolar…
Böylece Antalya Barosu da teklifin öngördüğü sayıya ulaşıp bölünme aşamasına gelir.
Peki, Antalya Barosu bölünür mü?..
Benim şahsi görüşüm, biraz zor…
Bu 5 binden, yeni baro kurmak için 2 bin kişiyi safında toparlayacak bir avukat, siyasi bir hareket ben şimdilik göremiyorum.
Antalya’da avukatlar, demokrat, sosyal demokrat ağırlıklı… MHP her ne kadar Ak Parti’nin bu teklifini desteklese de, ben ülkücü avukatların bölünme girişimi için adım atacaklarını sanmıyorum.
Çünkü, bir önceki baro başkanı MHP'liliği herkes tarafından bilinen, hatta MHP'den siyasette aday adayı olmuş biriydi. MHP'lilerin mevcut düzende aday olup başkan olamama gibi bir sorunu bulunmuyor.
Radikal partilerin ve radikal siyasi düşüncelerin de baroyu bölmeye yönelik gücü olmadığını düşünüyorum.
İktidara yakın bazı avukatlar belki girişiminde bulunabilir, zemin yoklarlar ama bu rakamın yakınından dahi geçemeyeceklerini anlayınca vaz geçerler gibi geliyor bana…
Tabi bu da, teklifin yasalaşmasından sonra iktidarın nasıl bir yol izleyeceğine, bölünmeyi nasıl teşvik edeceğine bağlı…


Bir ülkede bu kadar hukuk fakültesi olur mu?
Zaten akademik anlamda ne kadar hoca var?
İstanbul,Ankara ve İzmir Hukuk fakültelerini bir kenara korsak,geriye kalanlar şimdi hukuk fakültesi mi oluyor?
Geldiğimiz noktaya bakın yerel mahkeme bir karar veriyor,istinaf başka bir şey diyor,yargıtay daha değişik diyor.Bu kadar bozulan kararlar olur mu?
Kısacası gereğinden fazla hukuk olunca mezun olanlarda avukatlık yapıyorlar.Kaliteyi sorarsanız tartışılır.Sadece barolar değil,çoğu odalar siyasete geçmek için atlama tahtası gibi kullanılır hale geldiler.Yazık ki yazık,normal bir vatandaş adliyeye düşmeye görsün senelerce yargı devam ediyor.5 sene sonra gelen karar vijdanları ne kadar rahatlatıyor.Kamuoyu araştırmalarına bakın yargı en son sıralarda,hep beraber bu güven yukarılara nasıl çıkar diye tedbirler alınması gerekirken günlerdir tartışılan konuya bakın.Baro çoklu mu olsun,olsa ne olacak olmasa ne olacak,yargıda ki sorunlar bitmiş mi olacak.Hep beraber yargı sorunları topluca çözümlenmesi gerekir.Yoksa eski tas eski hamam devam edilir.
avukatlar bölünse neolur bölünmeseneolur dünyanın başlangıcıda deyiller sonuda..Ülkenin tüm dertleri bitti tek derdimizbaro kaldı..ne işe yararbaro...karınmı doyurur iş mi aş mı ne yani..