Yurtdışı seyehatinden dönen Deniz Baykal'ın evde sesleri duyup bağırması üzerine şüpheli kişiler evin mutfak kapısından kaçtı. Olay sırasında Deniz Baykal'ın eşi Olcay Baykal'ın evde olmadığı, şüpheli kişilerin evden hiçbir şey almadıkları kaydedildi.
Baykal girişimle ilgili olarak, ''Olcay evde değildi. Ben de yurtdışından bir gün önce gelmiştim. Akşam saatlerinde eve geldim. Üst katta üstümü değiştiriyordum. O sırada aşağıdan sesler geldi. Bir an için televizyonu açık bıraktığımı düşündüm ki televizyonu hiç açmadığımı hatırladım. Hızla 'Kim var orada? Kimsiniz siz?' diye bağırarak aşağıya doğru inmeye başladım'' bilgisini verdi.
Baykal sözlerini şöyle sürdürdü: ''Benim sesimi duyunca mutfak kapısından kaçmışlar. Mutfak camından girmişler, koridora kadar gelmişler. Ayak izlerinden anlaşılan bu. Parmak izi alamadı polis. Eldiven kullanmışlar. Sabıkalı olup olmadıkları ise henüz belli değil. Ayak izlerinden ve diğer izlerden bir sonuç alınmaya çalışılacak. Sitedeki bazı evlerde bulunan kameralara yakalanmışlarsa... Polis, tek kişi olabileceğini ve benim duyduğum seslerin telefon görüşmesi olabileceğini de söylüyor. Öyle olması halinde baz istasyonu üzerinden bir sonuç alınabilecekmiş. Olcay bir süredir evin güvenliğiyle ilgili tedirginliğini dile getiriyordu. Ben ise üzerinde durmuyordum. Açıkçası şimdi pişmanlık içindeyim. Eve alarm taktırıyorum. Evden hiçbir şey alınmamış. Umarım hırsızlık için gerçekleşen bir girişimdir. Başka amaçları taşımamaktadır.''


Esas Mezhepçilik ve Etnikçilik siyaseti yapan kim?CHP de esasen,1 yıldır, gizli mezhepcilik ve etnikçilik yapılmaktadır.Onların da bir kısmı şu an genel merkeze hakimdir.Şimdi de aynı ekip alevi Sargıgülü medyada sunmaya çalışıyorlar.Bu parti de sanki hiç Türk,sunni yokmuş gibi.Bu da mı tesadüf şimdi.Buna tesadüf diyenler ve bu tesbite kızanlar iyi bir düşünsün.Kızanların bir kısmı da zaten gizli etnik ve mezhepçilik takip edenler ve yapanlardır.Oysa CHP de yöneticiler sosyal demokrasinin gereği,liyakat ,örgütteki emeği,kişisel nitelikleri göz önüne alınarak,etnikçilik , mezhepçilik,hemşehricilik,ahbapçılık ve takiyecilik yapılmadan ,Atatürkün mirası doğrultusunda yönetilmelidir ve göreve gelinmelidir.Türkiyenin gerçekleri de tabiiki gözetilmelidir.Bu demek değildir ki, Kürt ve Alevi yurttaşlarımız partiden dışlansın,görevlere getirilmesin.Hayır.Ama etnikçilk yapanlar,mezhepçilik yapanlar bu cümleleri dahi bilerek çarpıtma gayreti içinde olanlar partimizi-ülkemizi düşünmemektedirler,bir kısmı da özellikle kasti çarpıtma yaparak,mağdur edebiyatı yaparak ,konuyu suistimal ederek,takiyye yaparak ,dış güçlerle elbirliği yaparak,gizli emelllerini gerçekleştirme peşinde koşturmaktadırlar.Biz de bu oyunu ,bu oyunun içinde olmayan Kürt,Alevi arkadaşlarımızla beraber bu oyunu elbirliğiyle bozacağız,bozmak zorundayız.Bunu saçma sapan senaryo olarak kabul eden arkadaşlarımız dönen dolapları ,büyük oyunu görememiş,ya da kasten görmek istememektedirler.
Hayırdır... Yoksa sıra Baykal'a mı geldi...