Dedikoduda geçen hafta sonu gelinen son nokta ise şu: “Antalya CHP İl Örgütü’nde 9’u asil 6’sı yedek 15 kişi istifasını genel merkeze gönderdi. Onaylar alındı, Özer Ülken yönetimi fiilen düştü. İş tebligata kaldı”…
İyi de, o zaman ne bekleniyor?..
Antalya’daki havaya bakarsanız değişik. Ülken taraftarlarına göre, yönetimden istifalar olmamış, genel merkez bunları onaylamamış, Özer Ülken ve ekibi dimdik ayakta…
Ülken muhaliflerine göre ise durum hiç öyle değil… O tarafta konuşulanlara bakacak olursak, “Ülken gitmesine gitti, yeni yönetim oluşturuluyor. Görevlendirme ha bugün, ha yarın yapılacak”...
Ne olup biteceğine ilişkin bu bekleyiş sürerken, bu kez şu bomba düşüyor kulislere; “Top Deniz Baykal’da… Özer Ülken’in kaderini genel merkez Baykal’a bıraktı…”
Doğru mu, değil mi bilen yok.
Peki, Baykal cephesi bu olup bitene ne diyor?.. Baykal’a yakın isimlerden edindiğim izlenim ve onların ağzından aktarabileceklerim şu:
“Birileri ortalığı bulandırmaya çalışıyor. Tam seçim arifesinde yapılan hoş değil. Genel merkezin topu Baykal’a atması diye bir şey de yok. Genel merkezdekilerin görevi belli. Ortada bir il başkanı sorunu varsa, bu Deniz beyi değil genel merkezi ilgilendirir. Özer Ülken alınacaksa alınır, alınmayacaksa genel merkezden ‘almayacağız’ diye bir açıklama da beklenmez. Bu konuda, ‘Deniz beyin tavrı bekleniyor, o ne derse o olur’ türü söylemlerin hepsi dedikodu, safsata, spekülasyon… Ortada bir parti tüzüğü var ve herkes buna saygı göstermeli…”
Benim bildiğim CHP Merkez Yönetim Kurulu çarşamba günü toplanacak. Bu konu gündeme gelir mi bilmiyorum. Çünkü, tüzük açık. Yönetimden istifalar tüzüğe göre Ülken yönetiminin düşmesi demekse, MYK’nın alacağı aksi bir karar ancak siyasi bir karar olur.
Genel merkezin bir orta yol bulması şart.
Ülken’e, “Devam et” derse, muhaliflerine göre bu seçim zor geçer. Yeni yönetim atarsa, bu kez taraftarlarını küstürmüş olur.
CHP Antalya’da durum özetle şu: Tüp sıkılmış, macun dışarı fırlamış. Macunu tüpe geri sokma çabaları ne kadar başarılı olur, onu da zaman gösterecek.


secimlerde başarılı olmak istiyorsak sayın bülentkemal dolunayı ıl başkanıolarak secime öyle gitmemiz lazım
meraba dursun bey. gerçekleri belirten bir yazı, tesbitleriniz doğru ve ben aynen katılıyorum. antalyada hala deniz baykal döneminin bitmiş olduğu gerçeğini kabul etmeyen ve hala baykaldan medet uman partililerimiz var.
arkadaşlar baykal değerli bir siyasetçidir bunu kimse inkar edemez, artık siyaset yapmanız lazım, siyasi bir hedefiniz var ise eğer sırtınızı birilerine dayayarak değil siyaset yaparak hedefinizi tutturmalısınız.
antalya gibi bir kentte sanki mücadele edilecek bir akp iktidarı yokmuş gibi kendimizle kapışmanın bir anlamı yok
ancak
koltuklarını cok seven idarecilere de ihtiyac bulunmamaktadır.
derler ki hayata sormuşlar bir anne ve cocugu var karşında hangisini öldürürsün.
hayatın cevabı elbette anneyi
neden çünkü o yaşayacaklarını yaşadı
cocuk gelecektir.
hayat böyle bir tercih yaparken
biz siyasi dinazorlara müsade etmemeliyiz.
saygılarımla
Macunun tüpün içine gerisine girebilmesi için? macunun eriyen cinsten olması lazım bence:)))
yazdıklarınıza katlmamak mumkun degıl!! malesef hala sosyal demokrasiyi partimizde yola sokamadık!! birileri talimat verecek bizde padişahım çok yaşa dicez; olmaz arkadaş, bizler devrimciyiz!! chp de bu cizgiden gelen partidir!! il başkanı bana görede sıkıntılı ve değişmeli!!!
Çok güzel yazı yazmışssınız, bence bu yazınız son 2 haftanın özeti ve gerçekleri olmuş.