TBMM'de görüşülmeden tartışmalara yol açan İç Güvenlik Paketi'yle ilgili tartışmalara Antalya Barosu da dahil oldu. Antalya Barosu Başkanı Alper Tunga Bacanlı, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte düzenlediği basın toplantısında, bu tasarının yasalaşması halinde, polise sıkıyönetim dönemlerinde dahi rastlanılmamış yetkiler verileceğini savundu.
Tasarıya göre toplumsal olaylarda kamu malının zarar görmesi halinde o fiili gerçekleştiren değil, o zarardan herkesin sorumlu olacağını söyleyen Bacanlı, buna hukukta kolektif sorumluluk denildiğini söyledi. Kolektif sorumluluğun tarihte Bizans döneminde olduğunu söyleyen Bacanlı, “Kolektif sorumluluk anlayışı bin yıl önce Bizans döneminde vardı. Yani bu yasa bizi bin sene geriye götürüyor" dedi.
Yapılmak istenen değişiklikle toplumsal olaylarda polisin 48 saat gözaltında tutabileceğini savunan Bacanlı, “Polis sizi dilerse 4 gün hakim karşısına çıkarmadan gözaltına alabiliyor. Valilerden süper savcılar yaratılıyor bu kanunla. Şimdi valileri savcılardan daha üst bir konuma getiriyorlar. Kamu düzeni bozulduğunda bu yetkisini kullanabilecekmış valiler. Kamu düzeninin bozulup bozulmadığına da valiler karar verebilecek. Birkaç ilde bozulursa buna da içişleri bakanı karar verebilecek. Bu yasa, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının özgürlüklerinin kısıtlanması kanunudur. Bu yasa çıktıktan sonra kimse gıkını çıkaramaz. En ufak bir eylemde çok şiddetli hapis cezalarıyla karşı karşıya kalırsınız. O yüzden tüm sivil toplum örgütlerinden ve yurttaşlardan baroların verdiği bu mücadeleye destek olunmasını talep ediyorum" diye konuştu.
Mustafa KOZAK/ANTALYA, (DHA) -
Bu yasa Türkiye'yi bin sene öncesine götürür
ANTALYA Barosu Başkanı Alper Tunga Bacanlı, iç güvenlik yasa tasarısının çıkması halinde Türkiye'nin bin yıl önceki Bizans dönemine gideceğini savundu.
OKUR GÖRÜŞLERİ
1 yorum · 0 onay bekliyorYorumlar
Yorumunuzu paylaşın
Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.


ülkeyi ve yargıyı kuşatan paralel yapının bunca eylemine ses çıkarmayan,güneydoğuda ortaya çıkan kalkışmada kamu otoritesine yapılan saldırıları görmezden gelen,paralel yapı olarak adlandırılan ve soruşturması halen devam eden,hükümeti düşürmeye,darbe yapmaya teşebbüs ettikleri gerekçesi ile gözaltına alınan,balyoz,ergenekon,oda tv,hanefi avcı davaları gibi orduda ve kendilerine engel olarak gördükleri herkes hakkında kumpas kurdukları iddia edilen,onları sahte,hukuka aykırı belgeler üreterek yıllarca ceza evlerinde tutup tasfiye eden polislere destek vermek amacı ile istanbul adliyesine temsilci avukat gönderen,abtalya barosunun bu açıklamasına da şaşırmak mümkün değil...