Anadolu Gençlik adında bir dernek her yıl 81 vilayette, ‘Mekke’nin Fethi’ programı düzenliyor.
Bu yıl yapılacak olan da Mekke’nin fethinin 1391’nci yıl kutlaması…
Her yerde olduğu gibi kutlama Antalya’da da 31 Aralık Cuma akşamı, yani yeni yıla girildiği akşam yapılacak.
Oysa, tüm resmi kayıtlarda gösteriyor ki İslam orduları Mekke’ye 11 Ocak’ta girmiş…
Peki kutlama niye hep 31 Aralık’ta?..
Siz bunu düşünürken, gelelim bu kutlama ile ilgili bir başka meseleye…
Mekke 1391 yıl önce kimden kurtarılıyor?..
Kureyş kabilesinden…
Kim bu Kureyşliler?..
Hz. Muhammed’in soyundan gelenlerin yaşadığı bir kabile…
Yani, İslam orduları Hz. Muhammed’in soyundan olan insanları da kesip, biçiyor 1391 yıl önce…
Kureyş’in kurucusu kim?..
Hz. Muhammed'in büyük dedelerinden Kusay bin Kilab…
Şimdi eski Kureyş’i bırakıp, yeni yani günümüzün Kureyşi’ne bakalım…
Kureyş kabilesine mensup insanlar bugün nerede yaşıyor?..
Somali’de…
Dünyanın en yoksul ülkelerinden Somali’de halkın önemli bir kısmı arap soylu ve Kureyşli…
Bugün Kâbe'nin hizmetkarlığını, bakımını, düzenini yapan kimler?..
Eskinin Kureyşliler’i, bugünün Somalililer’i…
Somali, bugün Türkiye’nin ‘Can’ dostu bir ülke…
Bana inanmıyorsanız devletin ajansına inanın…
Bakın dün Anadolu Ajansı, Türkiye-Somali ilişkileri üzerine bir haber geçti…
Türkler’in Somali’ye desteği, onların da Türkiye sevgisi taa Osmanlı dönemine dayanıyor.
Bugün Somaliler hala Osmanlılar tarafından yaptırılan tarihi camilerde ibadet ediyor.
Yine ajansa göre,Türkiye'de önemli bir Somali diasporası yaşıyor.
Somali’de de iş adamları, doktorlar, mühendisler ve insani yardım çalışanları da dahil olmak üzere önemli bir Türk diasporası var.
Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte 2011 yılından bu yana yakın dostluk ilişkileri geliştirdi bu ülke ile…
Son gelen bilgiler, Türkçe öğrenme talebinin bir yılda 2’ye katlandığını gösteriyor…
Somali’de halk Türk dizi filmleriyla yatıp kalkıyor.
‘Diriliş; Ertuğrul’ ülkede en çok izlenen dizi…
Ülkedeki en popüler kadın isimlerinden biri de, “İstanbul”…
İstanbul’u yeni doğan kız çocuklarına isim olarak koyuyorlar
Türkiye sevgisi o kadar büyük ki…
Misal, bu yıl Somali, Türkiye ile özel ilişkisinin 10’ncu yılını kutladı.
Peki, biz her yıl neyi kutluyoruz?..
Her yıl, İslam ordularının, tamamı müslüman olan Somalililer’in dedelerini katletmesini…
Ve aynı zamanda, 1391 yıl önce Hz. Muhammed’in soyundan gelenlerin kılıçtan geçirilmelerini kutluyoruz…
Ey dernek yöneticileri…
31 Aralık’ı gölgede bırakmak, yeni yıl kutlamalarına alternatif yaratmak için bula bula bu kanlı günü mü buldunuz?..
İş mi bu?..
Tövbe, tövbe…


Kutlayan zaten o yolun yolcusu adam hergun yaptığını yapıyor
Kâfirlerin bayramlarında, Müslümanların cahilleri, kâfirlerin yaptıklarını yapıyorlar, kâfirler gibi, birbirlerine hediye gönderiyorlar, eşyalarını, sofralarını kâfirlerin yaptığı gibi süslüyorlar o geceleri, başka gecelerden ayırt ediyorlar; bunlar hep şirktir, kâfirliktir” buyuruyor. (Mektubat 3/41,)
Kaldı ki, kutlanan Hz. İsa(a.s.)’ın doğum günü ise biz Hıristiyanlardan daha fazla saygı duyarız; ki öyle değil. Bir peygamberin doğum gününde içki içilerek, zina edilerek günah işlenmez, Hz. Allah(c,c,)’ın hoşuna gidecek işler yapılır.
Hem büyük bir peygamberin doğum gününü kutlayacaksın hem de her türlü haltı yiyeceksin; hele hele bunu yapan bir de Müslüman olacak; çok değil, azıcık düşünün!
Hz. İsa hakkındaki bu telakki Kuran’da birçok ayetle reddedilir. Mealen birkaçına yer verelim:
“Andolsun, “Allah, Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler kesinlikle kâfir oldular. De ki: “Şayet Allah, Meryem oğlu Mesih’i, onun anasını ve yeryüzünde olanların hepsini yok etmek istese, Allah’a karşı kim ne yapabilir? Göklerin, yerin ve bunların arasında bulunan her şeyin hükümranlığı Allah’ındır. Dilediğini yaratır. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.” (Maide: 17)
“Andolsun, “Allah, Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler kesinlikle kâfir oldu. Oysa Mesih şöyle demişti: “Ey İsrailoğulları! Yalnız, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin. Kim Allah’a ortak koşarsa, artık, Allah ona cenneti muhakkak haram kılmıştır. Onun barınağı da ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.” (Maide: 72)
“Andolsun, “Allah, üçün üçüncüsüdür” diyenler kâfir oldu. Hâlbuki bir tek ilâhtan başka hiçbir ilâh yoktur. Eğer dediklerinden vazgeçmezlerse, andolsun onlardan inkâr edenlere elbette, elem dolu bir azap dokunacaktır.” (Maide: 73)
“Yahudiler, “Üzeyr, Allah’ın oğludur” dediler. Hıristiyanlar ise, “İsa Mesih, Allah’ın oğludur” dediler. Bu, onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkâr etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah, onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar!” (Tevbe: 30)
“Noel Baba” Tabirinin Çağrıştırdıkları
Aziz Nikolas’ın “Noel Baba” olarak adlandırılması, Hıristiyanlıkta “baba” kelimesinin ne anlam taşıdığını gündem etmeyi gerektirir.
Hıristiyanlığın teslis akidesine göre tanrı üçtür: “Baba Rab”, “Oğul Rab” ve “Ruhu’l Kudüs”. Nitekim “Noel”in “tanrının doğum günü” anlamına geldiği ve bu tanrının da “İsa” olduğu yukarıda ifade edilmişti.
Bilindiği gibi bu inanışın İslam akaidindeki adı “şirk”tir:
Hıristiyanlıktaki bu şirk telakkisi Kuran’da birçok ayetle cevaplandırılır. Bu telakkiyi en öz ve vurucu olarak çürüten ayetler ise İhlas Suresidir. Sure mealen şöyledir:
“De ki: O, Allah’tır, bir tektir. Allah Samed’dir (Her şey ona muhtaçtır, o hiçbir şeye muhtaç değildir. Ondan çocuk olmamıştır (Kimsenin babası değildir). Kendisi de doğmamıştır (Kimsenin çocuğu değildir). Hiçbir şey ona denk ve benzer değildir.”
“Ey iman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Onlar size gelen gerçeği inkâr etmişken, siz onlara sevgi gösteriyorsunuz… Ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. İçinizden onlara sevgi gösteren kimse, şüphesiz doğru yoldan sapmıştır.” (Mümtehine: 1.)
Beyaz Türklere laf atanlar sahip çıktıkları Osmanlı padişahlarının hayatlarına baksınlar, ilim, fen, müzik,şiir. Abdülhamit''in piyona çaldığını soylemezler
Danismentlileri öldüren Anadolu Selçuklularıninda karadenizin fethini kutlayacaklar. Tam bir saçmalık, gidin ibadete edin. Ozamanin şartları oymuş.
tam bilgiye sahip olasydın o kabileden öldürülenlerin zalim ve işkenceci olduklarını vede inandığı doğrultuda yaşamak isteyenlerisürgün ettiklerinide bilirdin..
Peki yılbaşı diye kutlama yapılan gece bizim kültürümüze uyuyormu.bugün sadece onlaramı ait. Hristiyan kişiler kutlama yapabilir. Onlar bu işi müzikle alkol ile götürüyorlar.sırf yazı yazmak için kaleme alınmış. Başka konular bulalım.
yalnız şöyle bir durum var her ne kadar kureyşliler peygamber efendimizin kabilesi ise de mekke yi fetheden ordunun başında hz.muhammed (sav) var. akrabaları diye müslümanlara zulmedenleri kayırmamış bizzat kendisi savaş ilan etmiş. o açıdan yazınız biraz anlamsız olmuş....