Size önce geçmişten bazı kısa hatırlatmalar yapıp, sonra sadede gelmek istiyorum.
17/25 Aralık’tan sonra bozulan Cemaat-Ak Parti ilişkisinin ardından CHP tarihinde ilk kez cemaat yakınlaşmasından söz edilmeye başlandı.
Bazı CHP’li vekillerin kapatılacağı söylenen Zaman Gazetesi’ne gitmeleri, içeri girmeye çalışan polislere onlarla beraber direnmeleri bu yakınlaşmada ilk basamak oldu.
Cemaat, sonraki hem yerel, hem genel seçimlerde bu görünmez ama reddedilmeyen birlikteliğin meyvelerini aldı.
Artık cemaate yakın isimler CHP’nin aday listelerindeydi…
Cemaatin kendisine Ak Parti’den sonra yeni güçlü partner bulduğundan söz edildi…
O partner de CHP’ydi…
Antalya’da da bunun emarelerini gördük…
CHP’li bir Antalya büyükşehir belediye başkan adayı, dost sohbetlerinde, listenin birinci sırasından meclis üyesi seçilen ve sonradan FETÖ üyeliğinden yargılanan kişi için, ‘Onu genel merkez önerdi’ bile demişti.
Çünkü o önerilen kişinin bir günlük bile CHP’li geçmişi yoktu ve tepeden uçarak listenin birinci sırasına gelip oturtulmuştu.
Oysa büyükşehir belediye başkan adayının kendisi de savunulmaya muhtaçtı… ‘Fettullah Gülen’in kitabını başucundan ayırmadığını’ söylemişti gazetecilere… Hatta daha ileri gitmiş, ‘Çağırsın Pensilvanya’ya kahve içmeye giderim’ bile demişti malum şahıs için… Bunları söylerken CHP’nin büyükşehire belediye başkan adayıydı.
CHP tabanının kafası karışmıştı…
‘CHP nereye gidiyor?’ söylentileri ayyuka çıkmıştı.
Ankara’dan, parti yönetiminden kimse, bu büyükşehir adayına, ‘Sen ne söylüyorsun arkadaş’ bile dememişti…
CHP genel merkez yönetiminde de, milletvekilleri içinde de, Antalya’daki parti yönetiminde de, belediye başkanları arasında da cemaate yakın isimlerin bulunduğu, siyasi kulislerin konusu oldu hep…
Hala da öyle…
Ancak, son kurultay ile seçilen PM ile MYK’nın ardından oluşan parti yönetimi şunu gösterdi.
Birileri kurultaytan önce partideki bu gidişata dur demiş, kurultay da gereğini yapmıştı…
Şu anda, genel merkez yönetiminde tek bir FETÖ’cü olmadığını gönül rahatlığıyla söylemek mümkün değil. Ancak, görünen o ki, Kılıçdaroğlu, varsa kalan bu oluşumu da yeni bir kurultaya gerek duymadan yavaş yavaş partiden uzaklaştıracak iradeye kavuştu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun vekillerle yaptığı son iki konuşması, partinin fabrika ayarlarına döndürülmeye çalışıldığının işaretlerini taşıyordu.
Peki, bu arınma tamamlanıp CHP tamamen Atatürkçü çizgiye ne zaman oturacak?..
Bu zaman alacak ama olacak…
Bunun startı verildi…
Geriye dönüş yok…
Hedefler seçildi, bir bir yok ediliyor…
2023 seçimlerine kuruluşundaki 6 ok felsefesinin tüm unsurlarını özümsemiş bir yapıyla girecek CHP…
Peki, Antalya’da durum ne?..
Antalya CHP il yönetiminde FETÖ’den listelerde olan yok, belediye meclislerinde var olup olmadıkları tartışılıyor. Belediye başkanları hassas bir teraziye konulmuş tartılıyor.
Şu anda, Antalya’da hem sağ, hem soldaki partilerde hakim olan grup Süleymancılar…
Antalya siyasetinde çok etkin bu tarikat…
Özellikle Alanya’da…
Bu ilçede CHP’nin içinde de oldukları söyleniyor.
CHP son Antalya Büyükşehir seçimini Süleymancıların desteği ile aldı.
Bu inkar edilemez.
Son dönemde Menzilcilerin siyasetin içinde varlıklarını göstermeye başladıklarını da biliyoruz…
Ak Parti içinde emin ve hızlı adımlarla yürüyorlar.
Sağlık Bakanlığı onlarda deniliyor… Etkin oldukları kurumlar içinde İçişleri ve Adalet bakanlıklarının adı geçiyor.
Adıyaman merkezli, Arkara ve İstanbul’da ağırlığını hissettiren Menzil tarikatının hedefinde son yıllarda Antalya’da var.
Bunu nereden anlıyoruz?..
FETÖ Antalya’da çok güçlüydü, tokadı yedi, A takımının tamamı yurtdışına kaçtı…
Süleymancılar Arif Ahmet Denizolgun’un ölümünden sonra ikiye bölündü…
Türkiye’nin en kalabalık tarikat grubu Menzilciler de bu boşluktan yararlanıp Antalya’da hakimiyet kurmaya çalıştılar.
Bunu da geçtiğimiz son yerel seçimde denediler.
Antalya’ya Muratpaşa Belediyesi üzerinden egemen olmanın planlarını yaptılar ama başaramadılar.
CHP Genel Merkezi’nden kendileriyle görüşen birinden, Türkiye’den sadece Muratpaşa Belediye başkan adaylığını istediklerini biliyoruz.
Menzilcilerin Antalya’dan hangi CHP’liyi Muratpaşa belediye başkan adayı olarak o koltukta görmek istediğini de isim olarak biliyoruz.
İstedikleri o ismin aday gösterilmesi karşılığında da Menzil tarikatı olarak CHP’yi tüm Türkiye’de destekleme sözü verdiklerini bu kulaklar partiye çok yakın kaynaklardan duydu…
İstekleri anında Kılıçdaroğlu tarafından reddedildi, Menzilciler Antalya’da muradına eremedi ama bu olay tarikatların CHP’ye ilgisinin bitmeyeceğinin de göstergesi oldu.
Kıssadan hisse; CHP’de arınma dönemi başlamıştır. Türk siyasetinin Atatürk’ün CHP’sine ihtiyacı olduğunu herkes gibi parti yönetimi de artık fark etti.
Çünkü, tarikatların, bölücü unsurların yer aldığı bir CHP’nin bölünerek yok olmasa bile küçük bir parti olarak kalacağı aşikardır.
Taban da Y-CHP’yi değil, eski CHP’yi istemektedir.


Sayın Gündoğdu,iddianizi kanıtlamak için dediğiniz bu kulaklar duydu söylemi üzerine size iddiayla söylüyorum ki sürekli PR yaptığınız bir belediye başkanımız var ya onun da geçmişte cemaat olarak lanse edilen ama terör örgütü olduğu tescillenen örgütle bağlantısını gözlerimizle gördük.cesaretiniz varsa yazmaya her zaman sizinle iletişim kurabilirim.selam ve dostlukla..
Biz Atatürkçü bir Chp istiyoruz. Değerlerimize sahip çıkalım oyun bir önemi yok. Atatürkçülükten uzak bir Chp iktidar olsa neye yarar. Millet Atatürk değerini nasily anladıysa, partisinin hakkını da günü geldiğinde verecektir. Yeter ki parti yeniden Atatürk''ün partisi olsun.
Abi; bu gün ki başkanı kim getir di?
O zaman CHP değişti. Yani Atatürk''ün CHP''si yok mu? Biz Atatürk''ün patisiyiz diye biliyorduk . Ama biz şimdi nolcak halimiz? Paraşütle indirme koltuk. Fakat Baykal milli siyasetçi olduğu için mi? ...