Korkusuz gazetesi yazarı Can Ataklı, bugün kaleme aldığı yazısında AREA Araştırma şirketi sahibi Murat Karan ile yaptığı görüşmeyi aktardı. Cumhur İttifakı'nın yeni seçim kanunu teklifini değerlendiren Karan, teklif için “Çok akıllıca hesap kitap yapılmış“ değerlendirmesinde bulundu.
Murat Karan, yeni seçim kanunun yürürlüğe girmesinden en çok CHP’nin zararlı çıkacağını düşündüğünü ifade ederek şunları aktardı:
ESKİ SİSTEM CHP İÇİN AVANTAJDI
“Eski sistem devam etseydi, bu şekilde Millet İttifakı altılı ittifaka dönüşürse bu CHP’nin büyük avantajına olurdu. Çünkü artık oylar, küçük partilerin oyları CHP’nin hanesine yazılırdı. Aslında bu sistem ile ülke barajı kalktı. Her parti kendi gücüne göre milletvekili çıkarabilecek, ittifak kurduğu partinin avantajını kullanamayacak. Yani, ülke barajı yok, her parti kendi gücünce D’Hondt sistemine göre oy çıkaracak. Bu yeni teklifle, Deva, Gelecek gibi diğer partilerin hiç milletvekili çıkaramayacakları muhafazakar bölgelerde CHP milletvekili çıkaracaktı, onun önüne geçtiler.”
2018 ÖRNEĞİ
Karan sözlerine somut bir örnekle devam ederek şunları söyledi: “2018 seçiminde artık oyların hesaplanması ile CHP 13, İYİ Parti 6 milletvekili fazla çıkardı. Bu yeni getirdikleri kanun 2018 de uygulansaydı 19 milletvekili Cumhur İttifakı’nın olurdu. Bir de yerel ölçekte bir örnek verelim; 2018’de Elazığ’da CHP yüzde 10,7, İYİ Parti yüzde 7,7 oy aldı. AKP’nin oy oranı ise yüzde 54,6 idi. Artık oyların da hesaplanması ile Elazığ’da CHP 1, AKP 4 milletvekili çıkardı. Getirdikleri sistem 2018 de uygulansa idi Elazığ’dan CHP milletvekili çıkaramıyordu.”
Murat Karan’ın final cümlesi ise şöyle oldu; “Takım oyunu bitti. Bireysel oy konuşur. Skor tabelasına en yüksek oyu yazdırmak partilerin artık tek hedefi.”


Her gün insanların başta temel gıda maddeleri olmak üzere ihtiyaçlarına ulaşması çok zorlaşırken,bunun böyle olmasını sağlayan 20 yıllık iktidar ki parti Ak Parti iken ve oyları sürekli aşağı doğru giderken hala muhalefette olan CHP neden zararlı çıksın diye bu günden düşünülsün ki.Daha genel seçimlere 15 aylık bir sürenin olduğunu ve ekonomik verilerin daha da ağırlaşacağı aşağı yukarı belli iken,sandıktan nasıl bir sonuç çıkacağını kim bilebilir.2002 de ki iktidarda olan partilerin başına gelenler unutulmasın.Ne diyordu rahmetli Barış Manço ''BİR GÜN OLUR HESABI ÖDER,SARI ÇİZMELİ MEHMET AĞA''misalin de olduğu gibi gün gelir hesabı bu duruma sebep olan partilerin önüne herhalde fatura konur.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde yine ittifak oyları her iki tarafta da bir adayda toplanır.Meclise vekil seçiminde ise başkasının oylarına gerek yok,her parti çalışsın ve halkı ikna ederek vekil çıkarsın.Bu ne ya,önüne gelen parti kurdu,hadi bakalım Halep orada ise arşın burada derler.O nedenle herkes kendi yağı ile kavrulsun.
Beter olsun cehepe