Sabah'ın Masis'in 4 yaşındaki oğluna şarap içirdiği yönünde çıkan haberler gündeme bomba gibi düşmüştü.
Susamcıoğlu, eski eşinden, kayınbiraderi Cem Masis ve kayınpederinden şikayetçi olmuştu ancak Alexandra'nın İngilizce 'wine' (şarap) diyerek 4 yaşındaki oğluna içirdiği videoyu inceleyen savcılık, içirilenin alkol olmadığını, renkli bir sıvı olduğunu belirterek takipsizlik kararı vermişti.
Sabah'tan Ceyhan Torlak'ın haberine göre karara itiraz eden Susamcıoğlu'nun eski eşinin uyuşturucu kullandığına yönelik şikayeti üzerine Beykoz Devlet Hastanesi Psikiyatri Polikliniği'nde rapor düzenlendi.

Rapora göre Alexandra hakkında 'madde kullanım bozukluğu remisyonda' teşhisi konuldu.
Beykoz 1. Aile Mahkemesi, Masis'in uyuşturucu tedavisinin başlatılmasına karar verdi. Mahkeme, Bakırköy ve Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Amatem tedavi merkezlerine yazı yazarak tedavi hakkında bilgi verilmesini istedi.
TESTTEN 45 GÜN KAÇTI
Oğlunun velayetinin rapora rağmen hâlâ eski eşinde olduğunu söyleyen Susamcıoğlu şöyle konuştu:
"Eski eşimin oğlumun yüzüne esrar üflediğini savcılığa ilettim. Kenevir bitkileri önünde ve uyuşturucu kullanırken çekilmiş fotoğraflarıyla iddiamı kanıtladım.
Alexandra vücudundan uyuşturucuyu atmak için 45 gün kaçtı. Ancak devlet hastanesinde düzenlenen raporda uyuşturucu bağımlısı çıktı.
Yasalar madde kullanan anneden velayetin alınabileceğini söylüyor, peki neden Masis ailesi için uygulanmıyor? Oğlumun başına bir şey gelse hesabını kim verecek?"



Bizmaddi olarak zayıf o güçlü diye her dedigini dogru sayanlara Allah akıl fikir versin.bu şahsı (dikran masisi önce Allaha havale ediyorum sonrada mazlumun yanında olan sayın cumhur başkanımıza havale ediyorum bu saat oldu ogluma yapılan hukuki haksızlıktan dolayı uyuyamıyorum.anne yüregimi yaraladılar haksızca.
Benim oglumda konut kredisi kullanarak daire aldı,satıcının hesabına yatırdı.dikran masis oglum hakkında ticaret mahkemesinde sözleşmeden dogan alacakdavasıaçarak yalancı şahitler getirerek(şahitler çalışanları)oglumun 17 yaşında daireyi satın aldıgını iddia ettiler. Oglum üniversite mezunu ve reşit maaşlı çalışan bireydi.hakimi etkilemek için her yolu denediler ve 13yıl süren davada oglumuma daireyi satan ile dikran masis arasındaki resmi olmayan sözleşmede oglumun imzası olmadıgını bilir kişi bu şahsın bu sözleşmede imzası yok demesine ragmen, konut kredisi kullanmasına ve satıcının hesabına yatırmasına ragmen ve tapuda dikran masisin adı esamesi yokken tapu kayıtlarında engel,takidat şerh yokken satıcı ile aralarındaki ihtilaftan oglumu sorumlu tutup maddi meblag ödemeye mahküm edildi.adalete olan güvenimizin sarsılmaması için birinin bu şahsa türk adaletini hatırlatması gerek.cumhurbaşkanımdan bu konuda yardım talep ediyorum,canım çok acıyor.