MASAK Başkanı Hasan Kaymak, yurt dışında varlığı bulunduğu değerlendirilen 278 kişi için 29 ülkeden 48 talepte bulunduklarını açıklamıştı. Soruşturma kapsamında, fon manipülatörlerinin yurt dışına çıkardığı veya yurt dışında tuttuğu varlıkların tespit edilmesi ve geri alınması hedefleniyor.

YURT DIŞINDAKİ VARLIKLAR EGMONT ÜZERİNDEN İZLENECEK

Kara para aklama, terörizmin finansmanı ve benzeri mali suçlarla mücadele amacıyla dünya genelindeki mali istihbarat birimlerini birbirine bağlayan EGMONT ağı, yurt dışındaki varlıkların tespitinde önemli rol oynayacak.

Türkiye, yurt dışına para çıkardığı belirlenen şüphelilerin isimlerini EGMONT üzerinden ilgili ülkelere ileterek şüpheli işlemlerin izini sürüyor. Bu kapsamda ülkelerden elde edilen istihbari bilgiler doğrultusunda adli birimler devreye giriyor. Varlıkların tespit edilmesinin ardından söz konusu değerlerin Türkiye'ye geri getirilmesi için işlemler başlatılıyor.

PARALAR YURT DIŞINA NASIL ÇIKARILDI

MASAK Başkanı Hasan Kaymak, fon krizi sürecinde manipülatörlerin paralarını yurt dışına aktarmak için kullanmış olabileceği yöntemleri TBMM'de anlattı. Kaymak, özellikle kripto varlıklar üzerinden gerçekleştirilen ve izlenmesi güç transferlere dikkat çekti.

Kaymak, "Bazı işlemler hiçbir şekilde kayda girmemiş işlemler olabiliyor. Bir kripto varlığın soğuk cüzdana alınmasını izleyebilecek, takip edebilecek insan da sistem de yok. Büyük miktarlardaki işleme ilişkin en ufak bir iz yok. Zaten o büyük rakamlarda işlem yapacak Türkiye'de kripto varlık hizmet sağlayıcısı da yok. Yani bunu belki yurt dışındaki bir hesaptan yine yurt dışındaki başka hesaba bir şekilde, bilgisayar üzerinden, flaş üzerinden bir soğuk cüzdan üzerinden aktarım yapılabilir. Bu şekilde aktarmış da olabilir" dedi.

Kripto varlık hizmet sağlayıcılarını bu konuda uyardıklarını belirten Kaymak, şirketlerin yurt dışında kurdukları iştirakler aracılığıyla da varlık aktarımı yapabileceğine işaret etti. Kaymak, "Bir firma yurt dışında da bir iştirakini kurmuş ise ikisi de menkul kıymet firması ise yapacağı bir virmanla pekâlâ borsalar arasında değerleri de aktarıyor olabilir" değerlendirmesinde bulundu.

Varlıkların fiziksel olarak da aktarılabileceğini belirten Kaymak, "2 kişiden birisi diğerinin cebine koyacağı bir flaş bellekle yüksek miktarda değeri yurtdışına aktarabilir. Bunları görme imkânımız elbette yok. Bir firma her ikisini de kendisi kurmuş, bir tane de yurtdışında iştirak kurmuş, kendi arasında bu topu çevirmiş" diye konuştu.

ŞÜPHELİ İŞLEM KRİTERLERİ YENİDEN BELİRLENDİ

MASAK, suç faaliyetlerinde kullanılan kiralık hesaplarla mücadele kapsamında da yeni adımlar attı. Kurum, kiralık hesapların suçlarda kullanılmasının önlenmesi, risklerin erken aşamada belirlenmesi ve şüpheli işlem bildirimlerinin niteliğinin artırılması amacıyla "Kiralık Hesaplarla Mücadele Şüpheli İşlem Bildirimi Rehberi" hazırladı.

Yeni rehberle şüpheli işlem kriterleri yeniden düzenlendi. Banka ve finans kuruluşlarının, belirlenen kriterler doğrultusunda şüpheli hesapları tespit etmesi ve gerekli işlemleri yapması hedefleniyor.

Kiralık hesaplar kapsamında banka, ödeme ve elektronik para hesapları, ticari hesaplar, POS ve sanal POS bağlantıları ile kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesaplar değerlendiriliyor. Somut olayın niteliğine göre diğer finansal hesaplar ve ödeme araçları da bu kapsamda incelenebiliyor. Söz konusu hesaplar, başta dolandırıcılık ile yasa dışı bahis ve kumar olmak üzere çeşitli suçların finansmanında kullanılabiliyor.

YAT, KAT, JET VE KİŞİSEL SERVETLER DE TAKİP EDİLECEK

Aksu, fon varlıklarının tahsil edilmesi sürecinin yalnızca nakit parayla sınırlı kalmayacağını belirtti. Gayrimenkuller, araçlar, yatlar ve jetler gibi ayni varlıkların yanı sıra portföy yönetim şirketlerinin sahipleri, kurucuları ve yöneticilerinin kişisel mal varlıkları da takip ve tahsilat sürecine dahil edilecek.

Aksu, "TMSF'ye verilmiş olan görev çerçevesinde nakdi varlıklar dışındaki ayni kısımlar -gayrimenkuldür, araçtır, jetidir, yatıdır, katıdır, ne varsa- ve bunun dışında bu portföy yönetim şirketi sahiplerinin, kurucularının, yöneticilerinin şahsi mal varlıklarını da kapsayan bir formatta bir takip ve tahsil süreci söz konusu olacak" dedi.

TAHSİLAT YAPILDIKÇA ÖDEMELER SÜRECEK

Fon mağdurlarına yapılacak ara ödemelerin, takip ve tahsilat sonucunda elde edilecek kaynaklara bağlı olarak devam etmesi planlanıyor. Aksu, sürecin hızlı biçimde tamamlanmasının hedeflendiğini belirterek, "Hızlı bir tasfiyeyi de öngördüğümüz için tahsil edildikçe bunlar bu şekilde sağlanacak ve gerçekleştirilecek" diye konuştu.

(Odatv.com)