MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada tutuklanan gazeteci Selahattin Günday'ın tutukluluğunun 22. gününde avukatı Hüseyin Ersöz, Silivri Sulh Ceza Hakimliğine tahliye dilekçesi sundu.
Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada tutuklanan gazeteci Selahattin Günday'ın tutukluğunda 22 gün geride kalırken, avukatı Hüseyin Ersöz Silivri Sulh Ceza Hakimliğine sundukları dilekçeyle duruşmalı tutukluluk incelemesi ve tahliye talebinde bulunduklarını bildirdi.
TAHLİYE TALEBİ
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Ersöz, müvekkiline yöneltilen suçlamaların gazetecilik faaliyetinden ibaret olduğunu ve zamanaşımına uğradığını vurgularken; tahliye talebini içeren ve Silivri Sulh Ceza Hakimliği'ne sunulan dilekçenin ayrıntılarını paylaştı.
Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin sürece de değinen Ersöz, dosyaya giren Cihan Haber Ajansı muhabirinin 21 Eylül 2026 tarihli ifadesinin, Günday'ın Kozinoğlu'nu ilk teşhis eden ya da görüntüleyen kişi olmadığını teyit ettiğini aktardı.
Selahattin Günday’ın, Kozinoğlu’nun avukatı Hüseyin Derin Yarsuvat ile röportaj yaparak olayı Doğan Haber Ajansı ve Hürriyet Gazetesi'nde ilk kez haberleştiren gazeteci olduğunu belirten Ersöz, somut bir kaçma veya delil karartma şüphesinin bulunmadığına dikkat çekti.
"ZAMANAŞIMI DOLDU, YASALAR GEÇMİŞE YÜRÜTÜLEMEZ"
"Dilekçemizde özetle şu hususlara vurgu yaptık" diyen Ersöz, dilekçeden şu ifadeleri paylaştı:
"Müvekkilimiz gazeteci Selahattin GÜNDAY’a yöneltilen 10 Mart 2011 tarihli isnat bakımından -her ne kadar 12 Eylül 2026 tarihli tutuklama sevk yazısında iddia makamı tarafından hatalı olarak 12 Kasım 2012 olarak gösterilse de- 2014 yılında yürürlüğe giren 2937 sayılı Kanunun m.27/3 hükmünün, Anayasa m.38 ve TCK m.7 uyarınca geçmişe yürütülemeyecek olması,
Bir an için hatalı olarak Savcılık makamının hukuki nitelendirmesinin doğru olduğu kabul edilse dahi isnada konu fiiller yönünden zamanaşımı sürelerinin 10 Mart 2026 tarihi itibariyle dolmuş bulunması,
İlk tutuklama kararına yönelik itirazımız henüz incelenmeden ve herhangi bir örgütsel faaliyet iddiasına dair yeni delil ortaya konulmaksızın TCK m.220/1 kapsamında ikinci bir tutuklama kararı verilmesinin “yedek/ikiz tutuklama” görünümü taşıması,
“Müvekkilimizin merhum Kâşif KOZİNOĞLU’nu ilk teşhis eden veya görüntüleyen kişi olmadığının dosyaya sonradan giren dönemin Cihan Haber Ajansı Muhabirinin 21 Eylül 2026 tarihli ifadesiyle ayrıca teyit edilmiş olması, olayın çok sayıda gazetecinin takip ettiği bir gazetecilik faaliyeti niteliğinde bulunması ve değişen delil durumu itibariyle Müvekkilimiz yönünden CMK m.100 anlamında tutukluluğun devamını gerektirecek somut bir kaçma veya delil karartma tehlikesinin bulunmaması,
Müvekkilimizin 2011 senesinde, merhum Kaşif KOZİNOĞLU’nun avukatı Hüseyin Derin YARSUVAT’la röportaj yapan, onun ölümle ilgili şüphelerini Doğan Haber Ajansı ve Hürriyet Gazetesi’nde ilk kez haberleştiren gazeteci olması..."
(Cumhuriyet)


Henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz paylaşın.