Çamura dönüştürdükleri killi topraktan insan vücudunu oluşturup kol, bacak, ayak, baş ve gövde heykelleri yaparak acemiliklerini üzerlerinden atan kursiyerler, daha profesyonelce çalışmaya başladı.

Tüm vücut heykelleriyle kendilerini iyice geliştiren kursiyerler, değişik objeler üzerinde de çalışıyor. Duvar panoları da yapılan atölyede, alçı ve polyester kalıp dökme teknikleri de öğretiliyor. Kalıptan çıkan eserler tıraşlanıp, son rötuşlar atıldıktan sonra renklendiriliyor.

Heykeltıraş Bahar Güzli Çağlıcan, kursun ilk başlangıcında insan anatomisi üzerine çalışıldığını, daha sonra değişik objelerin heykellerinin yapımına geçildiğini söyledi. Çağlıcan, "Heykel, yorucu olduğu kadar çok zevkli bir sanat dalı. Malzememiz toprak, su, alçı ve polyester. Ellerimiz bütün gün killi toprak ve çamur içinde. Hamur gibi yoğrulan çamur, insan vücudunda oluşan elektriği alınca ruhen bir rahatlama da hissediliyor. Tüm dikkatler çamuru şekillendirme üzerine yoğunlaşınca, günümüzün nasıl geçtiğini bilemiyoruz" dedi. Çağlıcan, ortaya çıkan heykellerin Mayıs ayında açılacak sergide beğeniye sunulacağını da kaydetti.
Yusuf DEMİR/ANTALYA, (DHA)