TBMM'nin açılışının 100. yılı ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında Muratpaşa Belediyesi tarafından iş makineli kortej düzenlendi. Etkinlik Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal'ın ilçe meydanında Atatürk anıtına çelenk bırakmasıyla başladı. Başkan Uysal, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarının, pandemi koşullarında bir gün öncesinde gerçekleştirildiğini söyledi. Egemenliğin millette olmasının önemini vurgulayan Uysal, her fikrin konuşulduğu, özgür iradenin vazgeçilmez olduğunu belirtti. Uysal, herkesin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutladı.
FİL KOSTÜMLÜ İŞ MAKİNESİ
Kutlamada, etkinlikler kapsamında belediyeye ait iş makineleriyle kortej düzenlendi. Bayrak ve balonlarla süslenen iş makineleri cadde ve sokaklarda ilerledi. Başkan Uysal ile iş makinelerinde yer alan belediye personeli, pandemi nedeniyle dışarı çıkamayan çocuklara evlerinde moral verdi. Kortejdeki iş makinelerinde çizgi film karakterlerinin kostümünü giyen belediye personeli de bayrak dağıttı. Kortejde, süslemesi dinozora ve file benzetilen greyder ile atık kamyonu dikkati çekti. Kortejde marş ve siren çalınan iş makinelerine vatandaşlar balkonundan bayrak sallayarak eşlik etti. Diş tedavi merkezi çalışanı sağlık personeli de kortej geçişi sırasında alkış ve marşlarla kutlamaya katıldı.
Muratpaşa Belediyesi'nin iş makineli korteji koronavirüse yönelik evden çıkmayanlara moral oldu.
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
Tolga YILDIRIM/ANTALYA, (DHA)


''23 NİSAN 1920'23 NİSAN 2020'':100 YIL DİLE KOLAY.Bu gün 23 nisan bak neşe doluyor insan.Ne güzel demi,resmi bayramlarda şiir söylemek,tabi ki söyleyelim,tabi ki sevinelim,tabi ki günün anlamını anlatalım.Bunların hepsi de hoş şeyler,ama 100 sene olmuş şöyle geriye bir bakıp, şapkamızı çıkarıp önümüze koyup düşünmemiz gerekmez mi.Helede şu evler de vakit geçirdiğimiz hiç bir yere çıkamadığımız şu günlerde bol bol vaktimiz var.100 sene evet 100 sene dile kolay 1 asır,evet çok şey yapmışız,başta yaşadığımız coğrafyayı korumak başlı başlına bir başarı öyküsü.Her yönden şöyle etrafımıza baktığımızda çoğu ülkelerden daha iyi seviyelerdeyiz.Millet olarak 100 senede gelmiş geçmiş herkesin buna katkısı olmuş,milleti için kim bir taş üstüne taş koymuşsa sağ olsun var olsun ''ALLAH RAZI OLSUN'' diyeceğiz.Peki bu kadar mı,birde Japonya'ya,Güney Kore'ye,Almanya'ya bakacağız,bu 3 ülkede ikinci Dünya savaşı ve sonrası savaşa girmişler ve ne yapmışlarda 1960 sonrası hızla kalkınmaya başlamışlar,gelinen noktada saymayla bitmeyecek Dünya markaları yaratmışlar,bunların seri üretimine geçerek Dünya'da her eve bir mal satar hale gelmişler.Halklarının refah seviyesi oldukça yüksek, kişi başına düşen milli gelire bakın üst seviyelerde,kasalarında yeterince para var.Bunları nasıl başarmışlar kendi kendimize sormayacakmıyız.Dönelim Avrupa'ya Almanya,Fransa ikinci Dünya savaşına girmişler, nerede ise yerle bir olmuşlar.Bu gün yüzlerce marka yaratarak her tarafa satıyorlar,tek başlarına AB birliğini götürüyorlar.Bir çok ülkeden işçi çalıştırıyorlar,paraları dolarla mücadele ediyor.Halklarının yaşam düzeyleri üst seviyelerde,kişi başına düşen yıllık gelirleri ortalama 45 bin dolar.İskandinav ülkelerini saymıyorum onlar nerede ise 60 bin dolarlara dayanmışlar.İngiltere,Kanada,ABD desek zaten sanayide tarımda önde, ortalama 45,50 bin dolarları yakalamış ülkeler.Bu ülkelere biz dahil Dünya'nın her tarafından çalışmak için gitmeye uğraşan milyonlarca insan var.Zaten bizim ülkemizden de 1960 sonrası çalışmaya giden ve halen oraları yer yurt edinmiş ailelerimiz var.Belki çoğunuz diyeceksiniz ki bu gün 23 nisan sırası mı bunları yazmak,evet tamda sırası,o insanlar yokluk içerisinde o meclisi açmışlar ve bir kurtuluş savaşı vermişler,hatta 1953'e kadar Osmanlı'dan kalan borcuda ödemişler.Ya sonrası, iyi güzel bir şeyler yapmışız ama hepsi o kadar,Dünya çapında kaç tane markamız var,bindiğimiz araçlar onlara ait,kullandığımız cep telefonları onlara ait,yazsak bitmez,2019 kişi başına düşen milli gelir 9.127 ABD doları ve Dünya'da 58.ci sıradayız.Bunlar niye mi önemli,bakın bir virüs çıktı hepimiz evlerimize hapis olduk.Her ülke bütçesindeki paraya göre halkına yardım ediyor.Bizim ülkemizde de imkanlar neyse o kadar yardım ediliyor.Düşünün,diyelim ki kişi başı düşen milli gelirimiz 40 bin dolar civarında olsaydı,bu süreci rahatça evlerimizde oturarak yaşardık.Hiç bir endişemiz iş güç aş derdimiz olmazdı.Demek ki bizler topluca bu meclisi açan ve elindeki kıt imkanlarla savaşan, bu ülkeyi bizlere bırakan, dedelerimize karşı yeterince sorumluluklarımızı yerine getirmemişiz.Şimdi dön ağlamanın yan ağlamanın hiç kimseye faydası yok.Her şeyi gözden geçirip şöyle yapsaydık daha iyi olurdu deyip,hızla bakış açımızı değiştirip 10,15 senede üst sıralara yükselirmiyiz,yoksa aynı tas aynı hamam birbirimize taş atıp debelenip durumuyuz,seçim elimizde,bu vesileyle 23 nisan kutlu olsun,hepimize mutlu olsun.
Vallahi bravo,çok güzel olmuş.