Kepez Belediyesi, Manavgat ilçesinde, ormanlık alanda 4 ayrı noktada çıkan, yerleşim yerlerine ve tarım alanlarına sıçrayan yangınla mücadeleye destek verdi.
Yangının başladığı andan itibaren teyakkuza geçen Kepez Belediyesi, söndürme çalışmasında kullanılması için bölgeye su arazözü gönderdi. Kepez Belediyesi ekipleri de, kriz masası emrinde, büyük bir felakete yol açan yangının söndürülmesi çalışmalarına katıldı.
Tütüncü yangın bölgesinde
Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü de bölgeye giderek, Manavgatlıların acısını paylaştı. Yangından etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Başkan Hakan Tütüncü, yangınzedelerin istek ve taleplerini tek tek dinledi. Söndürme çalışmalarıyla ilgili bilgi alan Başkan Hakan Tütüncü, “Manavgat yangınını haber alır almaz su tankeri araçlarımızı afet bölgesine gönderdik. Ekibimiz, kriz masası emrindeki görevini tamamlayana kadar bölgede olacak. Yangınla mücadeleye destek veren tüm ekiplere kolaylıklar diliyorum. Allah yardımcımız olsun. Yangından etkilenen Manavgatlı hemşehrilerime geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu büyük felakette hayatını kaybeden hemşehrilerimize Allah’tan rahmet, ailelerine sabırlar diliyorum. Afette yaralanan vatandaşlarımıza, Orman teşkilatımızın çalışanlarına ve itfaiye erlerimize de acil şifalar diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’nün yangın bölgesindeki inceleme gezisine AK Parti Kepez İlçe Başkanı Bahattin Bayraktar ve belediye meclis üyeleri de eşlik etti.


Bu bir sistem meselesi,sisteminizi kurarsınız ve projenizi dosyanızı hazırlar yıl içinde de bunun tatbikatlarını yaparsınız, her şey tıkır tıkır işler ve her kurum kuruluş nasıl hareket edeceğini bilir.Böylelikle de hiç telaş kargaşa olmaz kim ne yapacağını bilir.Burada bakıyorsunuz başta milletvekilleri olmak üzere bütün belediye başkanları yangın mahallinde,ya yazılı basına yada televizyonlara bağlanıyorlar sıcağı sıcağına kendi pencerelerinden konuşuyorlar.Bu ilk değil yazları ülkemizin değişik yerlerinde özellikle Akdeniz ve Ege de yangınlar oluyor.Demek ki kurumlar arası çalışma gerekli idi,Orman Bakanlığı anlaşılıyor ki yetersiz kalıyor,elde su tanker uçakları ve bunları uçuracak ekip yok gibi,yıl içerisinde bunların bakım ve onarımlarını yapacak teknik ekip vs.re,vs.re,görülüyor ki ya yok yada çok yetersiz.Yapılması gereken çok basit bir sistem,Orman Bakanlığı Milli Savunma Bakanlığı ile geniş çerçeveli bir protokol yapabilir ve her yıl bütçeye 10 uçak alımı konsa 5 yılda 50 adet su tanker uçağınız olur.Bunlar bir planlama ile ülkenin hava üstlerine konuşlandırılır,bunların teknik bakımları ve her an uçuşa hazır olmaları sağlanır.Yine yıl içinde tatbikat uçuşları yapılır,kim nerelerden sorumlu personel uçarak araziyi öğrenir.Bu görev Hava Kuvvetlerine ek görev olarak verilebilir,Hava Kuvvetleri o uçakları uçuracak planlamayı ve ekibi en güzel şekilde eğitir ve yetiştirir.Orman Bakanlığının ayrıca pilot ve teknik ekip almasına gerek yok,Hava Kuvvet üslerinde zaten yetişmiş ekip var.Sadece yıllık masraflarını Orman Bakanlığı karşılar,böylecede düzenli bir şekilde yangınlara anında havadan müdahale edilir.Yoksa bu basit kara düzen yıllarca alışılmış yöntemlerle yangın günlerce sönmüyor.Daha doğrusu yakacağını yakıyor rüzgarın insafına kalıyor,sonra da siyasetçi gidiyor zararlarınız karşılanacak diyor.İyi güzelde hadi maddi zararları karşıladın yıllarca yetişmiş o ağaçları nasıl karşılayacaksın,bitki örtüsü bozuluyor,börtü böcek ölüyor,insanların psikolojisi bozuluyor,bunların telafisi var mı.Ayrıca yangından sonra yapacağın masrafı su tanker uçaklarına versen ve sistemi kursan bunlara zaten gerek kalmayacak.Bu karar vericiler okurda belki birinin dikkatini çeker ve biraz kafa yorar.Yoksa her defasında olduğu gibi rüzgar umarız durur gibi söylenir dururuz,sonra da her şeyi unuturuz gelecek yangına kadar.