Antalya ve Göller Yöresi'nin en önemli sulak alanlarından olan, geçen yaz tamamen kuruyan Avlan Gölü'nün bu yılki yağmur ve kar yağışıyla yeniden su tutması sonrasında birçok göçmen kuş türü de yeniden görülmeye başlandı. Kuş gözlemcisi Ömer Harpcı tarafından, hafta sonu gölde yapılan kuş gözlem etkinliğinde, onlarca kuş türüyle birlikte iki kuş türü de ilk defa görüldü.
GÜNÜN SÜRPRİZİ İKİ TÜR
Avlan Gölü'nün geçen yıl yaşanan kuraklık sonrası tekrar suyla buluşmasının güzellikleri de beraberinde getirdiğini belirten Ömer Harpcı, “Daha önce bölgede hiç kaydı olmayan iki tür, allı turna yani flamingo ile karabaş martı günün sürprizi oldu. Suyla hayat bulan göl, yeni misafirlerini ağırlıyor" dedi.
Karabaş martının, baş kısmının siyah olmasıyla adını aldığını, deniz kıyıları, göller ve akarsularda yaşadığını, böcek ve solucanla beslendiğini anlatan Harpcı, “Anadolu'da allı turna adıyla da anılan flamingo, ağırlıklı renk olarak pembe ve kırmızıdır. Vücudu ise beyaz ile uçuk pembe arasıdır. Sığ sulak alanlarda su içindeki plankton ve omurgasızlarla beslenmekte" dedi.
Gölde flamingo ve karabaş martının yanında çok sayıda kuş türünü de gözlediklerini anlatan Harpcı, bu türlerin, sulak alanların ne denli önemli ve diğer canlılara daimi veya geçici ev sahipliği yaptığının kanıtı olduğunu söyledi. Harpcı, alanda gözlediği diğer türleri ise şöyle sıraladı:
"28 angıt, 10 yeşilbaş, 50 çamurcun, 12 kaya (şehir) güvercini, 4 kumru, 5 sakarmeke, 8 döğüşkenkuş, 2 dere düdükçünü, 2 orman düdükçünü, 4 kızılbacak, 9 karabatak, 3 kaşıkçı, 1 kızıl şahin, 2 alakarga, 34 leş kargası, 23 tepeli toygar, 3 uzun kuyruklu baştankara, 6 öter ardıç, 5 karatavuk, 2 kızılgerdan, 1 kara kızılkuyruk, 21 serçe, 2 ağaç serçesi, 13 ak kuyruksallayan, 1 çayır incirkuşu, 10 ispinoz, 20 saka, 1 küçük iskete, 14 tarla çintesi, 11 kaya çintesi, 1 bahçe çintesi."
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)


Çok güzel görüntüler.Bu memleketin en büyük yarası, ülke genelinde toprak reformu yapılmayarak hala toprakların binlerce dönümleri bazı ailelerin ellerinde bulunmasıdır.Osmanlıdan beri devam eden ve Cumhuriyetinde çözemediği kanayan bir yaradır.Ülkemizin her yerinde Devlet bu toprakları kamulaştırmalı ve topraksız köylüye dağıtmalıdır.Tamda tarımsal üretimin dışa bağımlı hale geldiği bir zamanda ne kadar da güzel olurdu,özellikle Doğu ve Güney Anadolu'da binlerce hektar alanlar, imtiyazlı ailelerin ellerinde önce buralardan başlayacaksın ve Batı'da da Elmalı'da bunlardan birisi,toprak ağalarına yeteri kadar toprak bırakılacak ve fazlası alınarak köylüye dağıtılması gerekir.Vatandaş ne yapsın, karnı doymayanlar şehirlere akın etmişler ve asgari ücrete köle durumuna düşmüşler.Bu konuyu hiç parti programlarına alan parti var mı derseniz ne yazık ki yok.Yazık ki yazık,bu sorun ne zaman çözülür dersiniz...Vah güzel memleketim vah,Devlete olan sorumlulukta eşit olacaksın,ancak iş gelir dağılımına gelince kimine bal börek,kimine soğan ekmek...
Doğa kendine geliyor.Yıllardan sonra görülebileceği hayal edilemeyen bir görüntü.Tabiat ana silkindi.
Zamanında Avlan gölünün kurutulması için suyunun açılan bir tünelle finikeye akıtılmasını sağlayanlar,bugün vicdan azabı çekiyorlarmıdır acaba? Yazık ettiler güzelim memleketime.Elmalı''da mevsim hareketleri değişti,iklim değişti toprağın bereketi kaçtı.Bu arada Karagölü de unutmuş değiliz.Bundan sonra inşallah buna benzer hataların yapılmasına duyarlı Elmalı halkı izin vermez.