Ege Üniversitesi İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ni bitirdi. Bergama Belediye Başkanlığı, 19, 20 ve 21. dönem İzmir milletvekilliği ile sağlık bakanlığı ve devlet bakanlıkları yaptı. DYP’de yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcılığı ve teşkilatlanmadan sorumlu genel başkan yardımcılığı görevlerini üstlendi. Son olarak, Çoban Ateşi Hareketi adlı bir demokrasi platformu oluşturup Anadolu’yu dolaştı ve altı ay önce hareketi bir siyasi partiye dönüştürerek Doğru Parti’yi kurdu.

Rifat Serdaroğlu
Rifat Serdaroğlu, Cumhuriyet’ten İpek Özbey’e verdiği röportajda bakanlığı döneminde yaşadıklarını anlattı.
İşte o röportajın ilgili bölümü…
- Sağlık Bakanlığı da yaptınız. İktidarın belki de en çok tartışılan bu bakanlığı Menzil tarikatının hüküm sürdüğü yerlerden biri olarak gösteriliyor. Sizin döneminizde de bakanlıklara sızma var mıydı?
Ben 5.5 ay Sağlık Bakanlığı yaptım. Sağlık kökenli biri de değilim. Maliye kökenliyim. 1993 senesinde Tansu Çiller hükümetinde bize Sağlık Bakanlığı’nı uygun gördüler. Tabii benim en büyük şansım Yıldırım Aktuna’dan sonra bakan oldum. Çok güzel bir kadro bırakmıştı… Tarikatlar meselesine gelince; onlar kapıyı hep zorlardı. Tek sebep değil ama bu yüzden de bıraktım zaten.
- Açar mısınız?
Müsteşarımı değiştirmek istediler. Ben de “Neden değiştirmek istiyorsunuz. Ben memnunum kendisinden. Bakan değiştirmek istiyorsanız değiştirin. Partide görev yaparım” dedim. “Bir şeyini duymadık, çalışkan adam ama falanca isteniyor” dendi. “Kim istiyor” diye sordum. “Yalım Erez istiyor”… Yalım Erez’in bir yakını gelecek oraya. O geldiği takdirde Türkiye’de belli cemaat ve tarikatların Sağlık Bakanlığı’nda etkili olması mümkün olabilecekti. Bu konuda çok direndim. En son bakanlıkta otururken, Tansu Hanım’ın koruma müdürlerinden biri geldi. Bir zarf uzattı, “Sayın Başbakan size gönderdi” dedi. Aldım, açtım, tayin kararnamesini Tansu Hanım kendi imzalamış; benim müsteşarımı alıp diğerini vermek istiyor. Korumanın önünde kâğıdı yırttım ve ona da “Çık dışarı” dedim. Adam dondu kaldı… 10 dakika sonra Tansu Hanım aradı, “Gönderdiğim kararnameyi yırtmışsınız” dedi. “Siz neredesiniz, müsaitseniz geleyim” diye sordum. Konutta beklediğini söyledi.

Yalım Erez
- Aranızda nasıl bir konuşma geçti?
Kendisine “Yırtarım tabii. Kararname öyle tanzim edilmez. Siz başbakan da olsanız bu Türk devletinin binlerce yıllık deneyimden damıtılmış gelenekleri vardır. Kararnameyi bakan olarak ben tanzim ederim. Size arz ederim, kabul ediyorsanız, cumhurbaşkanına arz edersiniz. Cumhurbaşkanı kabul ederse Resmi Gazete’de yayımlanır ve yürürlüğe girer. Siz benim adıma kararname tanzim etmekle beni yok sayıyorsunuz” dedim. İstifamı verdim, Sağlık Bakanlığı’ndan gittim. Menzilciler, AKP geldiğinden beri Sağlık Bakanlığı’nın büyük çoğunluğuna hâkimdir. Onlardan habersiz hiçbir iş yapamazsınız. Doğru Parti’ye hiçbir tarikat ve cemaatçi giremez. Bunlar anayasaya göre yasak, suç işliyorlar. Allah aşkına bir kişi söylesin bana, şu tarikatlar Türkiye için ne üretti? Yanmaz kefen, uçan takunya satıp Mercedes’e biniyorlar.


Aslında son 40 senedir kim ne biliyorsa konuşmalı ve tarihe not düşmeli,bakın Tansu Çiller'i de yakından tanıyın,sadece saçları sarıydı hepsi o.Bunun dışında devleti tanımaz bir şahsiyet idi,değişen bir şey yok,40 yıldır iktidarlar değişse bile hiç bir şey değişmiyor.Sadece tarikatların cemaatlerin adları değişiyor,Özal'dan beri Menzili yol eden siyasiler ne yazık ki bir çok kurumu birer birer teslim etmişler.Bunu 15 temmuz 2016 da gördük ve yaşadık,ne diyordu siyasiler Devlet kadrolarında ''FETHULLAHÇILAR'' var diyenlere kargalar bile güler.Maalesef keşke gülünebilseydi,işte o sorumsuzluk 251 insanımızın ölümüne sebep oldu,tarihte görülmemiş meclis bombalandı,ülke iç savaşın eşiğinden döndü.Ne yazık ki çokta ders alınmadığı görülüyor,menzil şeyhleri kendileri söylüyorlar başta sağlıkta olmak üzere nasıl devlette örgütlendiklerini.Varın gerisini siz düşünün...