Başkan Ümit Uysal, “Hem Antalya'nın nüfus yoğunluğu en yüksek ilçesinde tarımsal üretimi başardık hem de Türkiye'nin dikkatini tarımsal üretimin devamlılığına çekmeyi" dedi.
Antalya'da hastaneleri, alışveriş, iş ve eğlence merkezleri, otelleri, tarihi ve turistik mekanları ve yaklaşık 500 binlik nüfusuyla kent hayatının kalbi Muratpaşa'da, belediyeye ait parklar, atıl araziler tarlaya dönüştü ve nisan ayında toprakla buluşan mısır tohumları boy verdi.
Başkan Ümit Uysal'ın girişimleriyle koronavirüs pandemisinin neden olabileceği gıda sıkıntısına dikkat çekmek amacıyla aralarında Antalya Ticaret Borsası (ATB), Antalya Ziraat Mühendisleri Odası, Antalya Ziraatçılar Derneği ve Antalya Ziraat Odası'nın bulunduğu sivil toplum örgütleriyle başlatılan çalışma 70 dönüm alanda gerçekleşti.
Muratpaşa'dan başlayan çalışmayla başta Tarım ve Orman Bakanlığı ve çok sayıda belediye, tarımsal üretimin devamlılığını sağlamak ve üretimi desteklemek birçok projeyi gündemine aldı. Atıl kamu arazilerinin üretimde değerlendirilmesi için teşvik programları açıklandı.
Başkan Uysal, mısır tarlalarında incelemelerde bulunurken salgının sosyo-ekonomik etkilerinin her geçen gün daha ağır hissedilmeye başladığını söyledi. Nisanda projeye başlarken amaçlarının tarımsal üretimin devamlılığına dikkat çekmek ve bu konuda farkındalık oluşturmak olduğunu belirten Başkan Uysal, “Dönem itibarıyla ekimi yapılabilecek hububat mısırdı. Hem Türkiye'nin her bölgesinde yetiştirilebilir olması, farklı iklimlere uyum sağlaması dolayısıyla hem de unu elde edildiği için mısırı tercih ettik" dedi.
Antalya'nın kentleşmesini neredeyse tamamlamış, nüfus yoğunluğu en yüksek ilçesinde başlayan çalışmanın ilk günlerde bazı çevrelerce tereddütle karşılandığını, bunun yanı sıra çok sayıda destek mesajı aldıklarını dile getiren Başkan Uysal, “Bu görev Muratpaşa'mıza mı düşerdi? Hiç tereddütsüz, 'Evet'. Biz de 'Acaba' bile demeden adım attık" dedi. Tohumları atarken ekim yapılan alanların tarla vasfında olmaması, apartmanların aralarında kalmış olması gibi birçok durumu değerlendirdiklerini belirten Başkan Uysal, “Geldiğimiz noktada ektiğimiz mısırların artık boy verdiğini, tuttuğunu görüyoruz. Hem üretimi başardık hem de Türkiye'nin dikkatini tarımsal üretime, üretimin devamlılığına çekmeyi" diye konuştu.


Vay be ne büyük iş,tarım arazilerini imara açacaksınız,Antalya'nın bağ bahçesini beton yığınına çevireceksiniz,sonrada üretim diyeceksiniz,olmuyor beyler.Son 40 yıldır il veya ilçe belediye başkanlarının hepsinin az veya çok sorumlulukları var.Şöyle 5' er yıllık havadan çekilen resimlere bakın görürsünüz.Portakal bahçelerinin,o pamuk yetiştirilen,ekilen dikilen tarlaların yerleri, rant uğruna kurban edilmiş.Bakın yakında göreceksiniz, Muratpaşa'nın da yanlarındaki üretim alanları imara kurban edilecek.Sadece mesele Muratpaşa değil, bütün ilçelerde aynı sorun var.Buralar planlanırken ekim dikim yapılamayacak, en azından üretimin yapılamayacağı yerler imara açılması gerekirken,rast gele gözü kapalı her tarafı imara açacaksınız,şehirler alabildiğine büyüyecek,şimdi de kalkıp bu insanlar nasıl doyacak diyeceksiniz.Yakıştı mı beyler, yüzlerinizdeki maskeleri çıkarın.Her cebinizde bir maske,bulunduğunuz ortama göre takıp çıkarıyorsunuz.Bu konuda elinize kimse su dökemez,siyasilerin yüzde 99'u böyle olmuş .Çıkarları için her kılığa giriyorlar.Gözleri hep oralarda kalmak veya yukarılara çıkabilmek,o nedenle de gündemde kalmak için, iş yapıyorlarmış gibi medyada resimler,şöyle etrafınıza bakın, siyasiler bulundukları görevlerinden ayrıldıktan sonra toplum yararına hiç ortalıkta görünüyorlar mı,niye görünsünler zaten süper emekli maaşları yanında,yemeyle bitiremedikleri servetleri,bu ülkede; yoksulluk,yolsuzluk,haksızlık,çarpma,çırpma varsa bilin ki orada çapsız siyasiler vardır.Bakın yapılan kamuoyu araştırmalarına güvenilmez olarak en önde siyasiler çıkıyor.Demek ki siyaseti belirli bir süre halka hizmet için değil,uzun süre meslek olarak yapar hale gelmişler.Tam bir cambaza bak hali,seçmene gösterdikleriyle yaptıkları tamamen ayrı şeyler.Dürüst olan, gerçekten seçildikten sonra toplumun yararına çalışmaya çalışan siyasilere hiç bir sözümüz yok.Fakat o güvenilmez iki yüzlü siyasiler var ya,iki yüzlerine de insanın tüküresi geliyor.Tabi yağmur yağıyor sanmazlarsa, belki işe yarar.