Her büyük göç olayında, elbette, toplumsal yönden asimilasyon süreci yaşanıyor. Yunanistan mübadele olgusu, bir dönemin sonu olarak nitelendirilirken, Türkiye, yeni bir başlangıç olarak algıladı. Türkiye’de uzunca süre bir suskunluk yaşanırken, Yunanistan’da anı türü yapıtlar yazıldı. Zamanla bizim edebiyatta yer buldu. Kemal Tahir, Aka Gündüz, Yakup Kadri, Yaşar Kemal gibi yazarlar bu konuyu irdeleyen yapıtlar verdiler.
MÜBADELE ARAŞTIRMASI
Üçüncü kitabı yayınlanan eski gazeteci yeni yazar Hasan Teoman da bir mübadil dedenin torunu. Bu konuya çok duyarlı olarak şunları anlatıyor:
"Mübadele araştırmalarının Türkiye’de başlaması 3. kuşak mübadillerin köklerini arama çalışmalarıyla tarihlendirilebilir. Türkiye’de I. kuşak göçmenler tarafından yazılmış göç öyküleri ve destansı anlatımlar yoktur. Göçmenlerin bu süreç içinde yaşamış olduklarını yazmamış ya da yazdırmamış olması Türkiye için kayıptır. İşte bizler bu açığı kapatmak için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Özellikle göç alan bölgelerdeki mübadil torunları anılarını ve geçmişten edindikleri aktarımları kitaplaştırarak mübadeleye katkı sunuyorlar."
Teoman daha sonra, “Mustafa Kemal Paşa’ya Selam Söyle” kitabım da gazeteciliğimin ve yazarlığımın süzgecinden geçerek sizlere ulaşan bir öyküler bütünüdür. Yazacak çok şeyin olmasının yanı sıra salt bununla yetineceğim düşünülemez. Mübadil torunu olmamız daha çok yazacak şeyimiz olduğunu gösteriyor" diyor.
EDİNMEK İSTEYENLERE
“Mustafa Kemal Paşa’ya Selam Söyle”, Doğu kitapevi yayınları arasında satılıyor. Yüz yıl öncesinin yaşanmışlıklarını anımsatan öykü kitabında, Girit sokaklarındaki manzara şöyle:
“Akdeniz’in kıyısındaki kasabanın dar sokaklarında gümbürtü, ellerinde gazeteler… Her kahvenin bedeni kazana dönmüş, içindekilerle birlikte kaynıyor. Halk durduğu yerde su gibi yerinde fokurduyor. Evlerde aş, yüreklerde dert pişiyor."
Hasan Teoman kitabını almak isteyenler için şunları söylüyor:
"Üçüncü kitabım, Mustafa Kemal Paşa’ya Selam Söyle kitabımı almak isteyenler, Doğu Kitapevinden ve internetteki kitap satış noktalarından kitabıma ulaşabilirler. Ayrıca, WhatsApp üzerinden, mailimden ve telefonla beni arayan okurlarıma ödemeli olarak gönderebilirim. Cep telefonum: 0539 432 53 91”


Çok güzel bir konuyu yazmış.O günün koşullarında 2 milyon çok büyük bir nüfus,her iki tarafa da yerleşenler için hiç de kolay değil.Herkes yerinde kalsa idi bu gün 85 milyonun kaçta kaçı olurdu,büyük bir savaş sonu halklar geçinemez diye mi düşünüldü.Hangi nedenle olursa olsun,böyle bir değişimin yazılmasını okumak bir tarihi anlamamamızı sağlayacak,onun için okunmaya değer bir kitap olarak,alınarak okunmalıdır.