Antalya’da basın mensuplarının bile genç yaştaki intihar ve intihar girişimlerine duyarlı olduğu bir ortamda, Antalya Emniyet Müdürlüğü’nün böyle bir olaya bodoslama girmesi beni inanın çok şaşırttı.
Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ın oğlunun kendisini silahla vurup yaralanması olayını, ‘İntihar girişiminde bulunduğu tespit edilmiştir’ diyerek, basın açıklaması haline getiren emniyete şunu sormak isterim; ‘Bu genç, Ak Partili bir belediye başkanının çocuğu olsaydı, bu açıklamayı yine de yapar mıydınız?’…
Açık konuşayım, yapmazdınız…
Toplumun bilmesi gereken en hassas konularda, sus pus olan emniyet, maşallah CHP’li bir belediye başkanının acısını nasıl da kaşıyor, nasıl da deşifre ediyor.

Bu resmen, ‘Duymayanlar da duysun’ açıklamasıdır.
Emniyet Müdürü İlker Arslan’a sormak istiyorum; ‘Çok mu gerekiyordu bu açıklama’…
Zaten haberi Antalya Demirören Haber Ajansı (DHA) saat 17.51’de tüm medyaya servis etmiş, duyarlılık gösterip, ‘Evinde tabancayla vurulmuş halde bulunmuş’ demiş, özellikle ‘İntihar’ kelimesini kullanmamış, emniyet ise bir saatten fazla bir süre sonra gözümüzün içine soka soka, ‘İntihar’ kelimesine vurgu yapıyor.
DHA’nın haberi tv kanallarında, haber sitelerinde verilirken, kamuoyu sosyal medyaya girdiğinde ne olup bittiğini rahatlıkla öğrenirken, bir daha soruyorum; bu basın açıklaması gerekli miydi?..
DHA, duyarlı ve doğru bir haberi servis ederken, emniyetin basın açıklamasıyla amaçlanan neydi gerçekten bilmek istiyorum.
Bir olay vardır, bilinmezleri çoktur, kamuoyu baskısı artmıştır, açıklama zaruriyeti doğabilir.
Burada basın açıklaması yapmayı gerektiren, bilinmeyen bir mesele yok.
Haber ajansları, gazeteler, televizyonlar bilgileri saklamadan veriyor.
Üstelik Ümit Uysal sosyal medyasından açıklama bile yapıyor.
Ama bazı toplumsal olaylarda bile ketum davranan emniyet, bir gencin başına gelen talihsiz bir olayla ilgili sosyal medya hesaplarından alel acele basın açıklaması yayınlıyor.
Aynı duyarlılığı önceki gün Alanya’ya düşüp ormanı yakan uçan cisimle ilgili de bekliyorum emniyetten…
Bu cisim nedir, failler kimlerdir?..
Orman yangınına yönelik bir sabotaj mı veya kaza mı?..


İlk açıklama, başından vurulmuş halde bulunmuş diye verilince,o zaman vuran kim sorusunu çoğu kişi soruyor.Ortada bir şüpheli var ve ismi açıklanmayarak korunuyor mu, çoğu kişinin aklına geliyor.
Sanırım Emniyet de ortada bir failin olmadığını,olayın bir intihar olayı olduğunu kamuoyuyla paylaşarak,bilgilendirme yapıyor gibi görünüyor.
Böyle bir çok olayda da, intihar ise haber intihar diye veriliyor.Peki o haberler intihar olarak verilirken,herhanği bir siyasetçinin yakını olunca verilmeyecek mi.Siyasetçilere her yerde mi ayrıcaklı muamele isteniyor.Burada hanği partili olursa olsun fark etmemeli,Belediye Başkanı AKP'li de olsa,kamuoyuna bilgi verilirken herhalde böyle davranırlardı.Son yıllarda kamu kuruluşlarını bile siyasete öyle bulaştırdık ki,artık herkes şüphe içerisine düştü.
Umarız kamu kurum ve kuruluşlarının siyaset dışı düşünüldüğü günlere geri döneriz.
Ayrıca olay her aile için çok acı bir olay,ailenin siyasi kimliği,maddi durumu,bölgesi,etnik kökeni,inancı ne olursa olsun ayrım yapılmaması gerekir.Bu tür olayda her vatandaşın içi sızlar.17 yaşında daha yaşamının baharında bir gencin bu duruma düşmesini kimse istemez.AİLEYE ALLAH SABIR VERSİN.Hepimizin aynı yaşlarda çoluğu çocuğu,torunları var.Bizimkilerde böyle olabilir diye düşünmek gerekir.