Antalya'da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında hakkında dava açılan, 14 ay tutuklu kaldıktan sonra geçen eylül ayında tahliye edilen AÜ eski rektörü İsrafil Kurtcephe'nin yargılanmasına devam edildi. Antalya 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuksuz sanık İsrafil Kurtcephe, yakınları ve avukatları katıldı.
Eski rektör ve avukatları, saat 10.00'da başlayan duruşmada, savcının, sanığın 'terör örgütü üyeliği'nden yargılanmasına yönelik mütalaasına karşı yaklaşık 5 saat savunma yaptı. Duruşmaya üç kez ara veren mahkeme heyeti, saat 17.00'de kararını açıkladı. Heyet, eski rektör İsrafil Kurtcephe'yi 'terör örgütüne üye olma' suçundan 6 yıl 3 ay hapse mahkum etti.
Duruşma sonunda konuşan İsrafil Kurtcephe'nin avukatlarından Ali Çelik, duruşmada delil tartışmasının düzgün yapıldığını belirterek, "Ortaya konulan deliller, soruşturma aşamasındaki şüpheyi neredeyse tümüyle ortadan kaldırdı" dedi. Duruşmalarda dinlenen tanıkların en aleyhte olanlarının bile İsrafil Kurtcephe'nin FETÖ ile bağlantısı olmadığını ve bu konuda herhangi bir bilgileri bulunmadığını söylediğine dikkati çeken avukat Ali Çelik, "Biz bu kararın Bölge Adliye Mahkemesinde ortadan kalkacağını düşünüyoruz. Kurtcephe eninde sonunda beraat edecektir" diye konuştu.

ÖMER ÖZKAN NE DEMİŞTİ?
Türkiye'nin ilk yüz nakli ameliyatını gerçekleştiren ekibin başında yer alan AÜ Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, geçtiğimiz yıl eylül ayında yapılan duruşmada tanık olarak dinlenmişti. Prof. Dr. Özkan, sanık Kurtcephe ve ailesini yakından tanıdığını söylemiş, sanığın FETÖ üyesi olmadığını savunmuştu. Prof. Dr. Özkan, ifadesinde şunları söylemişti:
"İsrafil Hoca, FETÖ üyesi değil, mağdurudur. Kendisini milliyetçi ve dindar bir insandır. FETÖ'cü olmadığına kendim kadar eminim. 17-25 Aralık'tan sonra bazı kişilerin kendisine üniversitede kadrolaşma amacıyla baskı yaptığını düşünüyorum. Hocanın bu örgütün üyelerini görevden almaya başladığına ve 'Bunlardan kurtuluyoruz' dediğine şahidim"


Ülkenin kılcal damarlarına kadar girmişler,yabancı istihbarat örgütlerine hizmet etmişler,günü geldiğinde de verilen görevi yapmışlar,sonra da tepe kadro yani ismen bilinenler ellerini kollarını sallayarak çıkarak,kendilerini kullananlara gitmişler.Bu durum herkesin gözünün önünde oldu ve film seyreder gibi seyredildi.Sonra döşenen taşlar sayesinde 15 Temmuz oldu,eyvah ,eyvah dendi ama olan oldu.Bilinenler tutuklandı ama bu örgüt öyle bir örgüt ki aileleri parçalamış ve saklanma uyuma evresine geçmiş,bilinenlerden daha çok bilinmeyenlerin olduğu,insanın aklına gelmeyen taktikler uyguladığı o nedenle açığa çıkandan çok daha binlercesinin devletin her kademesinde ve iş alanında olduklarından emin olun,ayrıca diğer yapılanmalara sızdıkları da,yazılıp çiziliyor.Gizlenmeyi çok iyi başaran bu eli kanlı örgüte aman vermemek lazım,tehlike geçdi sanmayın bir an zafiyet gösterip de duygusallığa kapılmanın anlamı yok,neyse cezası çeksinler,yoksa ilk fırsat da yine bu milletin başına bela olurlar.İçişleri Bakanı ve Adalet Bakanı çok iyi götürüyorlar.Sonuna kadar devam...