Sedat Peker, 15 Temmuz darbe girişiminin beşinci yılında yeni tweetler attı. Peker’in tweet serisi şu tweetle başlıyor:
Peker’in paylaşımlarının merkezinde FETÖ’den yargılanan Fettah Tamince, iş insanı Cihan Kamer ve gazeteci Ahmet Hakan yer aldı. Peker, 17/25 Aralık’tan sonra Kamer, Tamince ve Hakan’ın Huqqa adlı bir mekanda buluşarak o dönemde Gülen-Erdoğan arasındaki çekişmede hangi tarafı tutmak gerektiğini konuştular. Peker’in iddiasına göre Cihan Kamer sessiz kaldı, Tamince ne olursa olsun Gülen’in yanında yer alacağını, Ahmet Hakan ise devletin yanında yer almak gerektiğini söyledi.

Tamince’nin dava süreçlerine dair paylaşımlarda bulunan Peker, şunları söyledi: “Fettah Tamince ile ilgili Antalya Adliyesi’nde FETÖ örgütü ile ilgili bir dava açılıyor, mahkeme kısa sürede FETÖ’den beraat veriyor. Sonraki dönemlerde yapılan itirazlar üzerine yine dava açılıyor, sonra yine beraat kararı veriliyor. Benim bildiğim Adalet Bakanlığı, Bakanlık yetkisi ile kararın bozulması için tekrardan müracaat ediyor. Bu süreç beş senedir bu kişinin üstünde korku kılıcı olarak tutulurken bu kişiden kim bilir bu dönemde ne paralar alınmıştır? (net bilgim olmayıp sadece duyum olduğu için yazmıyorum) Oysa ki kanun açık, 17/25’ten sonra FETÖ’ye destek veren herkes suçludur.”
Tamince’nin ismi Peker’in Burak Başlılar’ın itirafçı yapılarak FETÖ soruşturmasında takipsizlik kararı verilmesinde de gündeme gelmişti. Çünkü Başlılar ile Tamince ortaklar ve tanışıklıkları Libya’ya dayanıyor.
Başlılar, Tamince ile ilgili, “Fettah bey tanıdığım en düzgün işadamlarından. Türk turizmine çok büyük katkısı oldu. Birlikte başka projelere girmeyi de umuyoruz” demişti. Başlılar, 2004 yılından itibaren Libya’da müteahhitlik yapıyor.
Başlılar, Tamince ile 2010’da tanışıklığını şöyle anlatıyor: “Başka şirketlerin almaya cesaret edemediği işleri alarak ve kısa sürede kaliteli biçimde tamamlayarak bugüne geldik. Libya lideri Muammer Kaddafi’nin oğlu Sayif beyin büyük desteği ile kongre merkezini rekor bir süre olan sekiz ayda bitirdik. Projemizin yanında Fettah Tamince de Rixos Oteli’ni yaptı. Orada tanıştık ve dost olduk.”
Takipsizlik ve beraat
Tamince hakkında “FETÖ üyeliği” suçlamasıyla bugüne kadar dört ayrı soruşturma açıldı. İstanbul ve Antalya’da açılan toplam üç soruşturma takipsizlikle sonuçlandı. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından takipsizlik kararı 10 Mayıs 2018’de verilmiş, itiraz üzerine 14 Ağustos 2018’de kaldırılmış, bu karara da itiraz edilmesi üzerine yine Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliği, 5 Eylül 2018’de kendi kararını bozmuştu.
Tamince hakkında açılan tek dava ise Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmüş, mahkeme Tamince’nin “FETÖ’ye yardım” suçlamasından beraatine karar vermişti.
Bakanlık, Tamince kararı için devreye girmişti
Tamince ile ilgili verilen takipsizlik kararlarının ardından Adalet Bakanlığı da harekete geçmiş, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca verilen takipsizlik kararının kaldırılması için bozma istemişti.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi de Fettah Tamince hakkında, “nitelikli dolandırıcılık, zimmet, güveni kötüye kullanma ve FETÖ’ye üye olmak” suçlamalarıyla açılan soruşturmada verilen iki takipsizlik kararını bozdu. Böylelikle soruşturma yeniden açıldı.
Tamince, sahibi olduğu Rixos Oteli’nde 2011’de hayatını kaybeden Burak Oğraş’ın ölümüyle ilgili de gündeme gelmiş, baba Murat Oğraş, oğlunun önce dövüldüğünü sonra otelin çatısından atılarak öldürüldüğünü iddia etmişti. Bu konuda henüz Tamince hakkında bir soruşturma açılmadı.
Tamince hakkında verilen takipsizlik kararları muhalefet liderlerinin de tepkisini çekmişti. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “On binlerce kişi tutuklandı. Bank Asya’nın önünden geçenler tutuklandı. Bu beyefendiye hiçbir şey yapılmıyor. Kim koruyor?” demişti.

Fettah Tamince
Fettah Tamince kimdir?
Fettah Tamince, 1972 Van-Çaldıran doğumlu. İlköğretimini Çaldıran İlkokulu’nda tamamlayan Tamince, ilkokuldan sonra, eğitimine Antalya ve Almanya’da devam etmiş, ilk ticari girişimlerine üniversite döneminde başlamıştı.
Tamince, turizm, otel yatırımları ve işletmeciliği, inşaat, enerji, gayrimenkul, medya ve eğitim sektörlerinde faaliyet gösteriyor. Türkiye, Kazakistan, Ukrayna, Rusya’da projeleri olan Tamince, ilk beş yıldızlı lüks oteli olan Labada Oteli’ni 2000 yılında Antalya-Çamyuva’da inşa etmişti. 2001 yılında ise ilk Rixos Oteli’ni açtı. 11’i Türkiye’de, üçü Kazakistan’da olmak üzere Ukrayna, Libya, İsviçre, Mısır, Birleşik Arap Emirliklerinde iki ve Hırvatistan’da bir tane olmak üzere toplam 21 oteli bulunuyor.
Tamince, Sembol İnşaat’ın yönetim kurulu başkanlığını yürütüyor. 2000 yılında kurulan Sembol İnşaat’ın bazı projeleri ise şunlar: Rixos Otel Bodrum, Rixos Otel Tekirova, Mriya 5 star Resort Hotel, Nursultan Nazarbayev Üniversitesi, Astana Kütüphanesi, Alupka Villas, Gorky Gorod Entertainment & Shopping Center, Gorky Gorod Sberbank Guest House, Astana Ulusal Askeri Akademisi, Khan Shatyr Residences, Antalya Theme Park ve Dream of Phaselis.
(medyascope)


ÇOK HAKLILAR. BİLİM ÜNİVERSİTESİ NASIL ELINDEN ALINDI? MARK ANTAYA UZERINE NASIL GELINDI, GULLUKTE GOKDELENE NASIL SAHIP OLUNDU. AKDENIZ UNI DE O KADAR COK VARMIS KI DUYUMLARA GORE YAKIBI NEREDE. HER KIMSE DEVLET KARSITI SUC ORGUTU ICERI ATILSIN.!!!
Akdeniz üniversitesinde de benzer şeyler yaşandı, kim fetoyu şikayet etti ise üniversiteden atıldı. Akdeniz Üniversitesinde fetö mücadelesi kesinlikle manipüle edilmiştir. Yetkililer lütfen Fettah Tamince ‘den sonra Akdeniz üniversitende yaşananlara el atmalıdır.
Bu davada kim avukatlığını üstlenmiş. Şimdi o avukat kimin avukatı
Yüzlerce genç var, üniversiteyi bitiriyorlar ama bir şirket kurarak kısa zamanda böyle büyüyemiyorlar.Nedenine gelince sermayeleri yok.Yani yukarıda yazılanları okuyunca kendinize göre bir yorum yapabilirsiniz ancak insanın aklına ilk gelen şu oluyor.Bütün bunlara başlayabilmek için bayağı bir sermayeniz olacak,yetmez siyasi ve başka desteklere ihtiyacınız olacak.Bütün bunlar kısa zamanda bir araya gelerek bu kadar hızlı nasıl büyüme gerçekleşmiş.FETÖ/PDY örgütüne şu veya bu nedenle bulaşanların çoğu perişan oldular mallarını mülklerini kaybettiler,cezalar aldılar.Tüm bu olanlar yüzünden 15 temmuzda FETÖ denen bu örgüt milletin başına bombalar yağdırdı.Kanun önünde tabi ki hesaplarını versinler suçlu olan cezasını çeksin,suçsuz olanda beraat etsin.
Yalnız Tamince için 5 seneden beri ciddi iddialar varken görülüyor ki insanların vijdanın da hiç bir ilerleme yapılmadığı hissi uyandırıyor.Bunları kamuoyu da yıllardır zaten takip ediyor.
Sedat Peker olayına gelince bu da çok ilginç,toplum bilimcilerin analiz etmesi gerekir.Halk tabiriyle bir mafya lideri veya yeraltı suç örgüt lideri diye kamuoyunda tanınan biri çıkıyor ve bir şeyler anlatıyor.Her çektiği videolar milyonlar tarafından seyir ediliyor ve ülke gündemini belirliyor.Bu neden böyle oluyorun cevabını sosyal bilimciler,psikoloğlar vermesi lazım.
Yani ''HUKUK'' denen çarkın dönmesinde vatandaş düşüncesinde bir aksamamı var hissediyor,bu nedenle de 'ADALET'' kavramının eşit ve adil,yani terazinin tartısının ayarından bir şüpheye mi düşüyor ki değişik kesimlerden her vatandaş bu anlatılanlara kulak vererek dinliyor.
Sonuç olarak bu FETÖ ile mücadelenin tekrar bir gözden geçirilmesi mi gerekiyor.Vijdanlarda ki terazinin doğru tartılıyor düşüncesinin oluşması için vatandaşın ikna edilmesi gerekir.
Daha dün 15 temmuzun 5 nci yılı idi ama maalesef burada da ikiye bölünme açıkça görülüyor,bir el bir tarafı hiç görmüyor ve hep kendi penceresinden bakıyor.Yazık oluyor memlekete yazık.