Erdoğan şunları söyledi:
"Diplomaside çevremizde bir güvenlik ve barış kuşağı oluşturmanın adımlarını atarken ülkemiz sınırları içerisinde ise vatandaşlarımıza devletimizin gücünü ve kerim vasfını her fırsatta hissettiriyoruz" diyen Erdoğan, "Türkiye, özellikle afet yönetiminde ve afet sonrası yaraların sarılmasında dünyada örnek gösterilen bir ülke haline gelmiştir. Son Düzce depreminde nasıl vatandaşımıza 'Devlet nerede?' sorusunu sordurmamışsak; Kumluca, Finike ve Demre ilçelerimizi etkileyen sel ve su baskınları sonrasında da tüm imkanlarımızı insanımız için seferber ettik. Bu kapsamda olayın ilk anından itibaren hem müdahale hem de iyileştirme çalışmalarını başlattık. İçişleri, Tarım ve Orman, Kültür ve Turizm bakanlarımız hemen bölgeye intikal ettiler. Bakanlarımız, bölgede yürütülen faaliyetlerin koordinasyonuyla bizzat ilgileniyor. Toplam 13 bin 200 dekar tarım arazisi ve seralarda zarar meydana gelmiştir. Ayrıca konut, iş yeri ve araçlarla ilgili zarar tespit ve temizlik çalışmaları devam ediyor. AFAD koordinasyonunda ilgili kamu kurumları, STK'lar, gönüllülerimiz ile birlikte toplam bin 804 personel, 395 araç ve iş makinesi görev yapmaktadır. Afetin etkili olduğu Kumluca, Finike ve Demre ilçelerimizde genel hayata etkili afet bölgesi kararı alınmıştır. Ayrıca SGK ve vergi borçları ertelenmiştir. İlk etapta AFAD'tan 20 milyon lira, esnaflarımızın zararlarını gidermek için Ticaret Bakanlığı ile Türkiye Esnaf Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifler'inden 50 milyon lira, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nden (TOBB) 30 milyon lira, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan 2 buçuk milyon lira olmak üzere toplamda 100 milyon lirayı aşkın bir destek bölgeye gönderilmiştir. Bunların yanı sıra KOSGEB'ten afetten zarar gören her bir esnafımız için 250 bin liraya kadar faizsiz acil destek kredi imkanı sağlanmıştır. Devletimiz ilgili tüm kurum ve kuruluşlarıyla afetzedelerimizin yanında olmayı sürdürecektir. Buradan bir kez daha Antalya'ya geçmiş olsun temennilerimi iletiyorum"


İyide bu seller neden dere yataklarından taşıp da İlçe merkezine yönelmiş.Dere yatakları daha önceden kontrol edilip dolan yerleri ıslah edilmiş mi,gelecek olan sele kanal açılmış mı,bunun gibi çalışmalar planlanmış mı,yerel yöneticiler ne yaparlar.Ayrıca Büyükşehir Belediyesinin imkanları oldukça fazla,İl genelinde böyle bir çalışması var mı,ayrı ayrı her ilçe için olabilecek riskler öngörülerek bir dosya hazırlamış mı,nerede ise 4 sene oldu son seçilen Belediye Başkanları,eğer bunlar tespit edilip bu zamana kadar gerekli tedbirleri alsalar idi bu günkü sel baskınları olmazdı.Olay olduktan sonra yöneticilerin çizmeleri giyerek gidip oralarda bolca resim çektirmeleri marifet değil.İklim değişiklikleri nedeniyle bütün ili kapsayacak bir risk haritası çıkarılmalı ve Büyükşehir Belediyesinde ilgili 'Daire Başkanlığında'bir birim kurularak İlçeler ile uyumlu bir şekilde hemen çalışmaya başlamalıdır.Demek ki önümüzdeki yılların sorunlarından birisi Akdeniz havzasında iklim değişikliği nedeniyle yaşanabilecek afetler.