Hani bir laf vardır; ‘Sözün bittiği yer’ derler…
Veya, söz konusu olan bir devlet kurumuysa, söylenen şudur;
‘Tuz kokmuş’…
O misal bir hikaye anlatacağım Antalya’dan size…
Bu şehirde yaşıyor ve çevrecilikle az buçuk ilginiz varsa Ali Ulvi Büyüknohutçu’yu hatırlarsınız… Eşi Aysin Büyüknohutçu ile birlikte çevre meselelerinde mücadele yürütürken 2017’nin mayıs ayında öldürülmüştü.
İşte, Büyüknohutçu çiftinin yaşadığı, daha doğrusu öldürüldüğü Finike İlçesi’ne götüreceğim bugün sizi…
Büyüknohutçu, 2013 yılından hayatına kastedildiği 2017 yılına kadar Finike’deki mermer ocakları konusunda büyük mücadele verdi.
"Adeta dağ kanunu uygulayan bu işletmeler konusunda bölge sakinlerinin ilgili makamlara yaptığı başvurular bugüne kadar sonuçsuz kaldı” diye haykırdı, demeçler verdi.
Sözünü ettiği duyarsız ilgili makamların başında da Finike Kaymakamlığı geliyordu…
Büyüknohutçu, ağaçları kesilen, doğal örtüsü bozulan dağların yamacında saatlerce ayakta dikilmiş, bürokrasinin dikkatini çekmek için, Gezi’deki gibi, ‘Duran adam’ olmuştu.
Feryadı medyaya yansımıştı.
Şöyle diyordu duran adam;
“Bölgede taş ocağı açmak için önce orman yok edilerek makilik alan yaratılıyor, sonra bu alana taş ocağı izni veriliyor. Alelacele kesilen çam ve sedir ağaçları, üstü brandayla sıkıca kapatılmış tırlarla, gözlerden kaçırılarak, bölge açık ve ormansız bir alan haline getiriliyor."
Finike’deki mermer ocakları ile olan mücadelesi eşi ile birlikte ‘Çevre şehidi’ olana kadar sürmüştü rahmetlinin…
Ve, aradan 5 yıl geçti…
Finike Kaymakamlığı 18 Nisan - 20 Mayıs 2022 tarihleri arasında 1. Geleneksel Fotoğraf Yarışması düzenledi.
Hem birincisi düzenlenip, hem geleneksel nasıl oluyorsa…
Neyse, işte bu yarışma ile ilgili bir şartname yayınladı kaymakamlık…
Yarışmanın amacını da resmi internet sitesinde şöyle duyurdu devletin bu makamı:
“İnsanlığın tarihinden pek çok izler taşıyan tarih ve turizm cenneti Finike ve çevresini yurt içi ve yurtdışında tanıtmak…”
Okuyunca insanın içini bir ferahlık kaplıyor…
“En büyük çevreci kaymakam” diye bağırıp bu ulvi amacını alkışlamamak için kendimi zor tutuyorum.
Hele bir not var ki, Finike’nin kaymakamı her kimse, ‘Büyük, büyük en büyük çevreci kaymakam’ ödülünü hak ediyor yani…
Diyor ki kaymakamlığın notunda;
“Yarışmacılar doğaya zarar vermeden çekim yapacaklardır. Doğaya zarar veren senaryo, kurgu vb unsurların saptanması halinde yarışmacı yarışma dışı bırakılır.”
Offf, bu ne kadar yüce bir çevre duyarlılığı yarabbim…
Ne ince detay değil mi?..
Gelelim sadede…
Şimdi sıkı durun…
Bu fotoğraf yarışmasının ana sponsoru kim bilin bakalım?..
Yani, bu yarışmadaki para ödüllerini kim verecek birinciye, ikinciye, üçüncüye…
Mansiyonu kazananların, sergilenmeye değer görülen eserlerin ödül paraları kimin cebinden çıkacak acaba?..
Büyüknohutçu çiftinin katledilmelerine sebep olan olayların yaşandığı Finike’de dağların, bayırların, ağaçların, akan suların, çayırın, çimenin, havadaki kuşun, topraktaki börtü böceğin fotoğrafını çekenlere kaymakamlık kimin parasını dağıtacak?..
Üstüne basa basa söylenen, fotoğraf çekerken, “Doğaya zarar vermeden” çekim yapmaları istenen yarışmanın masraflarını kaymakamlık kime karşılatacak biliyor musunuz?..
Doğayı katleden bir mermer ocağının sahibine…
Evet, yanlış duymadınız…
Finike’nin çevresinin fotoğraflarını çekenlerin ödül paralarını, yine Finike’nin ağaçlarını kesip, doğayı delik deşik eden bir mermer ocağı şirketi karşılayacak.
Vay anasına değil mi?..
Ali Ulvi Büyüknohutçu’nun ölümüne yakın bir zamanda yaptığı mermer ocakları ile ilgili başvurularına sessiz kalmakla suçlanan kaymakamlık, sponsor olarak bula bula Finike’nin doğasını 23 yıldır katleden bir mermer ocağını bulmuş.
Ne diyeyim, ne söyleyeyim?..
Yuh artık…


Finike'de çevre cinayetine kurban giden Ali Ulvi -Aysin Büyüknohutçu çifti


Finike’de Mermer ocağı sayısı birden fazla. Neden isim yok ki?
Dursun Bey, Zamanı gelince herşey ortaya çıkacak. Ailesi olarak inanıyor ve sabrediyoruz
2003 tarihin de 442 sayılı köy kanununun 87 maddesi kaldırılırken kimler mecliste ise onların hakkında da bir haber yapmanızı dilerim, çünkü bu haberlerin hepsinin altında o madde var. Bunun haberi yapıldığı zaman her şey meydana çıkar ve bu ölümlerin nedeni bilinir kim sayesinde bu duruma düştüğümüzüde Türkiye cumhuriyetindeki insanlar bilir.
Güzel Finikemizin doğasının hoyratça sömürülmesine karşı yiğitçe mücadele Büyüknohutçu çiftinin Toprağı ve Doğası bol olsun. Doğa katliamına karşı Finike ve Kumluca halkı hala uykuda. Özellikle Ziraat odaları. “Tuz’un koktuğu zamanları yaşıyoruz”
Ayıp artık !!! Başka kimse yok mu !!!
Böylesine bir dönemde bir kaymakamdan çevre adına doğru olanı yamasını, etik davranmasını beklemek safdillik olur. Kaldı ki kaymakam bugün var, yarın yok. O bölgede yaşayanların Finike''ye sahip çıkması lazım.
Ağaçları koruyan güzel insanlar katledilirken neredeydiniz ? Şimdi sebep olanları ödüllendirmek vicdanlarınızı sizlatmiyormu ? Insanları ve tabiatı yok ettiniz , bunun vebalini cekeceksiniz .
Yuh ötesi. Malesef ülkenin her yerinde orman ve doğa katliamı anlattığınız yöntemle yok edildi ve hâlâ devam ediyor. Kasa kısmı brandalar ile sıkı sıkı kapatılmış, tır ve kamyonlar geceleri sürekli tomruk taşıyor. Özellikle gece trafiğe çıkıyorlar. Gündüz belki insan evlatlarının, vicdan sahiplerinin, doğayı, geleceği düşünenlerinin dikkatini çeker diye. Orman, doğa,su kaynakları para için, kişilerin menfaatleri için katledildi ve hâlâ durmuyor. Yazıklar olsun. Doğayı koruduğu için öldürülen insanlar mezarında bile huzur içinde değildir.
Yüreğinize sağlık abim
Yurt Dısında Eskı Taş ocaklarını otellere donusturuyorlar. devletımız buralarda otel acacaklara farklı destekler versın en azından o tas ocaklarına otel yapılır ıstıhdam saglanır veya eglence parkurları yapılır. bos durmasından ıse guncel hayata katacak degerler yaratılır. expo 2016 alanı da aynı sekılde atıl durumda kaldı