(GÜN HABER/ÖZEL)
Aynı zamanda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkan Yardımcısı olan Süleyman Özer, bir tehlikeye dikkat çekti. Özer, “Turizm sigorta konusuna hassas” derken, 5-4 ve 3 yıldızlı tesisler dışında kalan işletmelerin yüzde 90’ının yangın, deprem ve hırsızlığa karşı sigorta yaptırmadığını, otelde kalan turistlere de yaralanma, can ve mal kaybına karşı bir sigorta güvencesi vermediğini ileri sürdü.
KALEİÇİ’NDE DURUM VAHİM
Süleyman Özer, ikinci bir gerçeği de Kaleiçi konusunda vurguladı. Sigorta şirketlerinin bitişik nizam yapılara sigorta konusunda sıcak bakmaması yüzünden Kaleiçi’nin sigortasız yapılar cenneti olduğunu belirtti. Kaleiçi’ndeki yüzlerce yapıdan sadece birkaç otel ve restoranın sigorta kapsamında olduğunu belirten Özer, “Buradaki yapılar ahşap. Bu yüzden sigorta şirketleri için risk taşıyor. Kaleiçi’nde binası bulunanlar sigorta yaptırmak istese de şirketler buna sıcak bakmıyor” dedi.
KEYİFLİ BİR REKABET VAR
Antalya’da 300 civarında sigorta acentesi olduğunu bunlardan 100’e yakının derneklerine üye olduğunu belirten Süleyman Özer, “Dernekleşmenin büyük faydasını gördük. Sigorta acenteleri birbirini tanıdıkça sigortacılıkta keyifli bir rekabet yaşanıyor” diye konuştu. Dernek olarak sektöre destek verdiklerini, sigorta şirketlerinin bölge müdürleri ile üyeleri buluşturduklarını kaydeden Özer, Ankara OSTİM’deki yangından örnek vererek şunları söyledi;
“Burada yangına maruz kalan tesisler sigortalarını bankalardan yaptırmış. Bankalar ne tür sigortaya ihtiyaçları olduğunu bilmeden bu işletmeleri sigortalıyor. Çok küçük ödemelerle büyük kazançlı çıkacaklarını bilemeyen işletmeler büyük zarara uğruyor. OSTİM’deki yangınlarda 3.5-4 milyon TL’lik bir sorumluluk teminatı bu yüzden ödenmedi.”


İş yeri olan tüm kişilere uyarımdır, sigortanızı kapsamlı yaptırın, benim iş yerimde yangın yaşandı, apartmana verdiğim zararıda karşıladı sigortam olmasaydı vay halimeydi
Başkan biraz iyimser konuşmuş. Bence 3 ve 4 yıldızlı otellerinde çoğunda sigorta olmadığını düşünüyorum.
OSTİM BENCE GÜZEL BİR ÖRNEK OLMUŞ. OSTİMİN YANISIRA OTELLER, KOBİLER VE AVUKAT, MALİ MÜŞAVİR GİBİ BÜRO LAR DA BANKALAR İLE KREDİ İLİŞKİSİNDEN DOLAYI YANLIŞ POLİÇELERE MARUZ KALARAK MAĞDUR OLABİLİYORLAR. 2 YILDIZLI OTELLER VE PANSİYONLARDA BİR KASKO PRİMİ KADAR
BİR ÖDEMEYİ MALİ YÜK GÖREBİLİYORLAR.
Seyahat acenteleriyle oteller arasında konaklama sözleşmeleri yapılırken otel yangın ve özellikle sorumluluk sigortalarının yapılması zorunlu kılınmalı ve denetlenmeli diye düşünüyorum. Böylece hem Turizm sektörü hem sigorta sektörü kalkınır.Birbirini beslemiş olur.Otel sigortasının yapılmasında mutlaka poliçeye konulması gereken teminatlar ,zorunlu olarak belirlenir ve denetlenirse uzun vade de sağlıklı bir sigortalanma alışkanlığı doğacaktır.Bu sağlıklı yapıyı oluşturmak için Devlete çok sorumluluk düşüyor.Turizm Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı bu konuda iş birliği yapmalıdır.Hekim sorumluluk sigortasını zorunlu kıldığı gibi diğer tüm sorumluluk sigortalarını da her meslek grubunda zorunlu kılmalı diye düşünüyorum.Antalya olarak coğrafyamızda bu kadar çok Otel varken, banka ipoteği,merkezlerinin istanbul da oluşu ,küçük otellerin sigortalama eğiliminde olmayışı, bir kontrol ya da yaptırım olmayışı gibi sebeblerle sigortalanan kısım gerçekten çok küçük.
Dünyanın binbir türlü hali var turizm sektörü antalyanın ana geçim kaynağı hatta gözdesi bu kadar duyarsız olunmamalı ....
Turizm sektöründe hala büyük açıklar mevcut, turizimcilerimiz nezaman akıllanacaklar bilmiyorum, ayağı kaydı düştü !! ne olacak !!