Kemer Belediyesi’nce düzenlenen 10 Kasım Anıtkabir gezisi 9 Kasım akşamı 48 otobüs konvoyu ile Kemer Ralli sahasından hareket etti.

Ben de dostlarımla birlikte 2 nolu otobüsteki yerimi aldım. 1881 kadınla planlanan bu gezi eşlerinde katılma istekleriyle 2000 kişinin üzerine çıktı.
 
Yolculuğumuz uyumlu, huzurlu, sakin geçerken buradan bir teşekkür rehberimiz İrem hanıma… Ankara’lı olan İrem hanım sevgiyle anlattı Ankara’yı bilinen ve bilinmeyen geçmişi ile… Bir teşekkürümüz de otobüsümüz sorumlusu Kemer’de yeni bir kuruluş olan Alevi Bektaşi Kültür Derneği Başkanı Sn Fermani Yeter’e…Yol boyu molalarımız yarı uyur yarı uyanık halimizle sabahın erken saatinde vardık Ankara’ya…

Tabi ki 48 otobüsün aynı anda koordineli bir şekilde şehre girmesi çok zor ama düzenli organizasyonla sıra numarasına göre arka arkaya tüm Ankara’lıların şaşkın ve sevgi dolu bakışları ile belediyemiz tarafından Hilton Oteli’nde hazırlatılan kahvaltıya doğru hareketimiz başladı.

Ankara yoğun trafiği olan bir şehir. Sabah trafiğinin yoğunluğu insanların  işlerine yetişecek olması ve   düşünün şehir trafiğinde 48 otobüş  konvoy halinde… Zor tabi ama başardık 2 dakika ile saygı duruşunu otobüsümüzün içinde yapmak zorunda kaldık. Siren sesleri başladığında otelin kapısına yaklaşmak üzereydik hepimiz olduğumuz yerde bizlere bu ülkedeki haklarımızı sağlayan Cumhuriyetimizin Kurucusu Ulu Önderimiz için saygı duruşuna geçtik. Duyarlı olan vatandaşlar trafikte durarak arabalarından indiler… İnmeyenler, hiç bir şey olmamış gibi yoluna devam edenler yok muydu? vardı ama onlar anlamalılar ki bu sevgi bu saygı ve özlem her geçen gün çığ gibi büyüyor dikkat etsinler ki bu çığ onları altına almasın…
 
Neyse, bizi Gül ailesi tam kadro ( Sn Mustafa Gül eşi Neşe Gül ve oğulları İsmail Gül) güler yüzlü ve sevgi dolu bir şekilde teker teker herkesle tokalaşarak karşıladılar ve 2000 nin üzerindeki  misafiri için hazırlattığı kahvaltı salonuna aldılar.
Otel gerçekten çok güzel hazırlanmış, hiç bir aksama olmadan servis yapıldı gece yorgunluğu muhteşem kahvaltıyla atılırken salon girişinde bir hareketlilik gözümüze çarptı ve karşımızda CHP Genel Başkanı Sn Kılıçdaroğlu… Tüm Kemer’lilere büyük bir sürpriz oldu. Milletvekillerinin de katıldığı kahvaltı inanılmaz keyifli geçti…
Resimler çekildi sohbetler edildi ve 11.30 da Ata’mızı ziyaret için tekrar otobüslerimize binerek Anıtkabire doğru çıktık yola…
 
Ziyaret için resmi bildirilen sayı sabah saatlerinde 7 milyon kişi imiş ama biz gittiğimizde inanın 10 milyonun üzerindeydi… Sıkı bir güvenlik kontrolünden geçtikten sonra Aslanlı yola doğru giden insan selinin içine karıştık rehberimiz İrem hanımın kırmızı şemsiyesi sayesinde birbirimizi kaybetmeden yürümeye devam ettik. Size orada olan insanların, gençlerin, çocukların sevgi ve saygı tavırlarını anlatacak kelime bulmam imkansız… İnanın hepimiz çok duygulandık… Ellerde bayraklar dillerde Ata’ya sevgi sloganları ve marşlar…Muhteşemdi muhteşem… Yürümek imkansız insan insan üstüne… Türbanlısı, türbansızı, elinde bebesi, yaşlısı, genci… tek bir amaç uğruna orada buluştu Türkiye’nin Lideri Dünyanın önünde saygı duyduğu tek lider, kadına özgürlüğünü veren, bu cennet vatanı bizlere armağan eden Ulu Önderimiz Atamıza olan saygısını göstermek onu özlemle anmak için… O kalabalıkta, mozolesine ulaşamadık ama dualarımızı yolladık saygı duruşunda bulunduk ve 16.30 da ayrılmak üzere hareket ettiğimizde kapılardan daha akın akın insanlar içeriye doğru giriş yapıyorlardı.
Şu bir gerçek ki hiç bir güç Türk milletinin kalbindeki Ata sevgisini yıkamaz… Her geçen gün bu sevgi bu özlem katlanarak büyüyor ve büyümeye de devam edecek sen rahat uyu Ata’m… Ne demiştin sen “ Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır” sen buna inandın ve bu millet bu inancını suistimal etmeyecektir…
Nur içinde yat Ata’m seni bir kez daha saygı ve hiç bitmeyen bir özlemle anıyoruz…
 
Bu gezide emeği geçen herkese Kemer Belediyesine, Belediye Başkanımız Mustafa Gül’e sonsuz teşekkürler…
 
Evet vazifemizi yapmanın huzuru ile dönüş yolumuz başladı. Hepimizde bir burukluk, bir hüzün…

Yine konvoy halinde çıktık yola…
 
Yolculuğumuzda bize eşlik eden rehberimiz İrem hanım bu hüznümüzü dağıtmak için bizlere yaz aylarında yaşadığı anılarını anlattı. Çok enteresan şikayetlerle karşılaşmış bana da çok tuhaf gelen bu şikayetlerden  ikisini sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu şikayetleri resmi kanalla yapan Koreli bir grup; Türkiye’de ki 5 yıldızlı otellerde neden “kedi “etinden yemek yapılmadığını sormuşlar!!!  Bir başka şikayet ise Antalya ya göre Kemer’de güneş daha erken batıyormuş bunu acenteler neden satışlarında bildirmiyorlarmış… Yok artık daha da neler dedirtecek bu şikayetlere söylenecek cevap çok da susmak galiba en iyisi… (bir an düşündüm acaba yok olan kedilerimiz bunlara mı pazarlanıyor tövbe tövbe ) Altın musluklu oteller, altın tabaklar, sonsuz menü…ne verirsen ver demek ki insanoğlu doyumsuz ve memnuniyetsiz bundan çıkan sonuç bu…