Bağımlılık sadece maddeler ile sınırlı değil. Çağımızın vazgeçilmez unsuru haline gelen bilişim cihazları da bağımlılık yaratıyor. Özellikle bilgisayarlarda oynanan oyunları görmezden gelemeyiz.
 
Geçtiğimiz günlerde bilgisayarda oynanan ve tüm dünyada infial yaratan ve ailelerin korkulu rüyası haline gelen ‘ Mavi Balina’ oyunu tartışmaları bitmek bilmedi. Okuyucularımızdan gelen iletilerde şiddet ve bilgisayar oyunları ilişkisi hakkında bilgi sahibi olmak istiyorlar.

  
Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Alev Fatoş Parsa; bazı bilgisayar oyunlarının; masum, yaratıcı, eşitlikçi düzende değil; aksine çıkarcı, saldırgan, şiddet dolu ve totaliter olarak yapılandırıldığına dikkat çekiyor. Şiddet olgusunun, henüz gerçek ve fantezi ayrımı yapamayan küçük yaştaki çocukları olumsuz etkilediğini kaydeden Parsa, “Bu durum, çocuklarda dünyanın güvensiz bir yer olduğuna ilişkin bir önerme yaratır.” Diyor. Teknolojik gelişmelerin, internetin yaygınlaşmasının, bilgisayarların eğitim dışında eğlence amaçlı kullanımlarının artmasının ardından; internet bağlantılarının çocukların iletişim dünyasına bireysel olarak katılmalarına imkân sağladığını vurgulayan Parsa; “Sanal gerçekliğin yaşandığı bilgisayar oyunlarındaki dijital imgeler; son 15 yılda çocuk oyunlarının doğasında bir dönüşüm yarattı.” ifadesini kullanıyor. Çocukların oynadıkları oyunlarda, şiddet dolu, katı kurallarla sınırlandırıldığını ve bu kurallardan taviz veremez hale geldiklerini dile getiren Parsa, “Bilgisayar oyunlarındaki şiddet içeriği çocuklar üzerinde olumsuz etkiler yaratırken; onlarda saldırgan eğilimlerin ortaya çıkmasına neden olmakta. Bilgisayar oyunları ağırlıklı olarak görsel zekaya hitap ediyor. Bu da beynin sağ lobunun yönettiği bir alan ve beynin bu bölgesi duygusal tepkilerle yakından ilişkili. Bu bağlamda aslında şiddet oyunları çocukların beyinlerindeki öfke merkezini de tetikleyebilir.”


Aşırı saldırgan oyunların küçük yaşlardaki çocuklardan uzak tutulması gerektiğini söyleyen Parsa, şöyle devam ediyor: “Birçok bilgisayar oyununun azımsanmayacak kadar yüksek bir popülerliğe sahip olması ve bu oyunlarda sadece ateş edilmediği, aynı zamanda işkence, bombalama ve daha ağır şiddet unsurlarının belli sınırların çok üstünde olduğu açıkça görülüyor. Bilgisayar oyunlarının olumsuz taraflarının yanı sıra çocuklar üzerinde olumlu etkilerinin de olduğuna dikkat çeken Parsa; bunları uyum sağlama, zekâ gelişimi, özgüven kazanma, kişisel iletişimi artırma, el ve göz koordinasyonunda gelişme, mantıklı düşünme ve stratejik plan yapma yeteneklerinde gelişme olarak açıklıyor.

Çocukları oyunların olumsuz etkilerinden korumak için öneriler 

*Aileler, bilgisayar ve video oyunlarının çocuklar üzerinde zararlı etkileri olabileceğini göz önüne alarak onları ekran önünde asla başıboş bırakmamalı. 

*Oyunları mutlaka kendi gözetimlerinde oynamalarına izin vermeli ve oyunlara mutlaka sınırlama getirmeli. 

*Aileler, medyanın yaşamlarındaki olumlu ve olumsuz etkilerini tartışarak belirlemeli ve ona alternatifler oluşturarak çocuğa en doğrusunu sunmalı. 

*Çocuk odalarında asla elektronik aletlere yer verilmemeli ve herkesin evde belirlenen kurallara titizlikle uymaları sağlanmalı.                               (KAYNAK:egitimhane.com)

 
*Konuşmaya başlama yaşını geriletir. İletişim gücünü zayıflatır, beslenme bozuklukları oluşabilir aynı zamanda beslenme alışkanlığını TV izlerken ya da oyun oynarken devam etmek isteyebilir.
 *Donuk bakışlı olur. Algılama düzeyi düşer, ifade ve becerilerinde yetersizlik söz konusudur.
 *Tepkileri giderek azalır, seslendiğinizde sizi duymaz, ifade ve becerileri zayıflar.
*Kendini oyalayabilmek için iletişim aracına bağımlı olur. Bağımsız oyun oynama becerilerinde azalma gözlemlenir.
*Hayal kurma yeteneğini ve yaratıcılığını kaybeder. Korku ve kaygı duyguları artar ve bu duygularla baş edebilmeyi öğrenmekte zorluk yaşar. Oyun kurma ve oyun oynama becerisi azalır, sokak oyunları dediğimiz oyunlardan habersiz olarak büyür ya da bu oyunlar anlamsız gelir.
 *Kinestetik olarak daha ağır, hareketsiz bir çocuk olarak büyür ve bedensel hareketlilik, yorgunluk gerektirecek oyunlara dahil olmak istemez.
 *Uyku saatleri düzensiz olur, Uzun süreli bilgisayar kullanmak çocuklarda fiziksel problemlere yol açabilir. Bu problemlerin başında; göz rahatsızlıkları, radyasyonun olumsuz etkileri, duruşta ve iskelet yapısında bozukluklar gelmektedir.
 *Tüketicilik artar, reklamlarını izlediği her ürünü talep eder ve aldırana kadar sizi ağlayarak bunaltır, yaşı itibari ile görmemesi gereken cinsel içerikli reklamları ya da duymaması gereken kelimeleri sizin kontrolünüz olmadan öğrenmiş olur ve kaygı yaşar.
 *Özel zevkleri, ilgilendiği bir hobisi olmadan büyür, ya da oynadığı oyunlardaki, izlediği filmlerdeki olanakları kendide benimseme yoluna gidebilir.
 *Şiddetten etkilenir ve hayatında uygular.
*Kaybettikçe, bir üst oyuna geçemedikçe hırslanır, öfkelenir, saldırgan olur, kazanamıyorum diye ağlamaya başlar ve karşısındakini suçlamayı öğrenir(bilgisayarı),kendini beceremiyorum beceriksizim olarak görmeye başlar.
*Yaşından daha küçük bir çocuk gibi konuşmaya ve davranmaya başlar.
* Okuma oranı azalır, okuma hızı yavaşlar. Yazı yazabilme kabiliyeti geriler, özensizleşir, bilgisayarda yazmak daha hızlı ve pratik gelir.
Psikolojik ve sosyal becerileri azalır. Gördüğü, izlediği her şeyi gerçek olarak algılar ve hayatında uygular.
* Ailesi yada arkadaşları ile vakit geçirmek yerine teknolojik cihazlarla vakit geçirmeyi tercih eder, genel sohbet konusu olarak dönemin favori olan bilgisayar oyunları, ya da cep telefonları konuşulur.
 *Çocuklar davranışları model alma yoluyla öğrenir, siz çocuğunuzla birlikte vakit geçirirken cep telefonunuzda oyun oynarsanız, ya da çocuğunuz yemek yesin, sessiz olsun diye kendi cep telefonlarınıza çocuğunuz için oyun yüklerseniz bunu çocuklarınız için olumlu hale getirisiniz, dışarıda vakit geçirirken, ya da çocuğunuzun susması gerektiğini düşündüğünüz anlarda eline verip bu durum ortadan kalktığında aaaa çok oynadın yeter dediğinizde çocuğunuz buna itiraz eder, normal şartlarda hayır olarak değerlendirdiğiniz davranışları içinde bulunduğunuz şartlara göre tutum değiştirmeniz çocuğunuzun gözünde oyun yoluyla ona vermiş olduğunuz güven duygusunun sarsılmasına yol açar. Özelikle okul hayatında, arkası arkasına söylenen iki ya da üç cümleli yönergeleri, söylenilen hızda anlama-uygulama pratiği azalır.
( KAYNAK: ogrenmeyoldasi.com)