Son günlerde Ulu önderimiz Ata’mıza yapılan saygısızlıklar aldı başını gidiyor. Heykelleri yakılıyor, bir densiz çıkıp abuk sabuk yorumlarda bulunuyor. İyi de bu insanlar bu cüreti nereden buluyorlar bunu merak ediyorum.
 
Sosyal medyada yayılan bir video da hadsiz soruyor “Atom bombasıyla yerle bir olan Japonya dünyada bir numara oldu da Ata bombası yiyen Türkiye neden bu durumda?”…
 
A be gafil, a be cahil, a be densiz nedeni senin gibi kuş beyinliler…

O laf söylemeye cüret ettiğin Ata’mız olmasaydı senin ve senin gibilerin kimliklerinde ne yazacaktı acaba? Yazık bu vatan için kanını son damlasına kadar akıtmış, Çanakkale’ye bilerek ölmeye gitmiş şehitlerimizin hakları sana ve senin gibilere haram olsun… Onların içinden çoğu daha 15’ini görmeden bu vatan için şehit oldu, sen ve senin gibiler de oturduğunuz yerden ahkam kesin yazık bu ülkenin suyundan havasından yararlanıyorsunuz… Sizin gibilerin aldığı nefesle giden oksijen bile bir israf…
 
Birde heykel yakanlar var ki onları da anlayabilene aşkolsun!… Nedir bu öfke, bu kin, kendi nefretinizde boğulun inşallah… Dünyanın her yerinde o ülkenin tarihini yaşatan kişilerin heykelleri var… Tarihine atasına saygı duymayan ülkesine saygı duyar mı? Yazık gerçekten çok yazık… Bu davranış bozukluğu içinde olan insanların gerçekten ağır cezalara çarptırılmaları yanı sıra psikolojik tedavi görmeleri de çok gerekli… Allah böylesi hastalıklı beyinleri ıslah etsin diyorum.
 
Okul servisleri nasıl bu kadar denetimsiz çalışabiliyor?
Kaç gündür yazacağım yazamıyorum o küçücük çocuğun serviste unutulması ve bu yüzden hayatını kaybetmesi gerçekten kanımı dondurdu. Bu nasıl bir mesuliyetsizlik? Ya hayatımızdaki en değerlilerimizi biz sizlere emanet ediyoruz ve siz unuttuk diyorsunuz… Bunu anlamamızın bir yolu var mı? İmkanı olabilir mi?
O aracı kullananın çocuk mesuliyeti taşıyabilmesi için bir eğitimi tabiki yok, üstelik öyle bir izini de yokmuş… Peki serviste çocuklardan sorumlu olması gereken abla ya ne demeli? Nasıl bir sorumsuzluk? Nasıl bir duyarsızlık bu?… Vah ki ne vah gitti yavrucak bir hiç uğruna… Bir düşünün Ağustos ayının en sıcak günlerini yaşadığımız şu günlerde evimizden sokağa çıktığımızda nefes almakta zorlanırken o yavrunun, o arabanın içinde  yaşadığını!… Rabbim kimseciklere yaşatmasın, aileye sabır versin… Diliyorum ki bu yaşanan facia bir daha kimsenin başına gelmesin hiç bir yavrumuz heba olmasın, bunun için servis araçları, şoförleri ve sorumlu ablalar sıkı denetlensin ve bu olayın sorumluları üç gün sonra yüzsüzce aramızda dolaşmasın…
 
Özetle son sözüm:

Kanunlara dayanan adli muhakemelerden, daha büyük bir muhakeme vardır ki, bu da her kişinin kendi vicdanıdır. Mahatma Gandhi