Çoğunuzun yolu mutlaka ki Konya'dan geçmiştir. Benimse Konya ile tanışmam bu hafta sonuna kısmet oldu. Sizlere biraz orada yaşadıklarımdan, gördüklerimden ve hala sürdürülmekte olan Türk misafirperverliğinden bahsetmek istiyorum.
Uzun zamandır kızıma söz vermiştim, seninle mutlaka Mevlana Hz lerini ziyarete gideceğiz diye, onun doğum gününe denk getirmeye çalıştım ve kısmet oldu bindik arabamıza çıktık Kemer'den Konya'ya doğru yola... " Gel ne olursa ol gel " dedi bizi çağırdı ve biz de gittik...
Yol Side'den Konya'ya doğru ayrılıyor ve bundan sonra da doğa harikası başlıyor... O dağların muhteşemliğini anlatacak kelime bulmakta gerçekten zorlanıyorum. Nisan ayının ilk haftası olmasına rağmen dağlar ve etekleri karlarla kaplı... Yol hafif virajlı sanırsınız dağların içine kayıyorsunuz... (Bir an İsviçre de Alplerin arasında yolculuk ediyorum zannettiysemde ülkemin her karışı bin İsviçre eder)
Dört saat sonra Konya'dayız. Düzenli, tertemiz, huzurlu bir şehir ve dostlarımız sevgiyle karşılıyor bizi...
Yorgunluk kahvesi içip kısa bir şehir turuna çıkıyoruz. Meram bağları olarak bilinen bölgeye tepelere gidiyoruz ışıklar yanınca tepeden şehir görülmeye değer ve oradan da doğru meşhur etli pideciye...
Sabah için dostlarımız bize muhteşem bir gezi planı hazırlamışlar. İlk durağımız Selçuklu Sille... Neresinden başlasam anlatmaya.? Tepelerde tarihin yaşanmışlıkları, otantik binalar, arnavut kaldırımlı taş sokaklar,( o arada dilimde bu şarkı) tarihi kalıntılar, çiçek salkımları içinde ki kafeler, adı üzerinde Selçuklu... Koca bir devir yaşanmışlığı, kalıntıları ve bozulmamış dokusu ile bizi sarmaladı... Aya Eleni Klisesini ziyaret edip kahvaltıya oturduğumuzda daldım orada ki yaşanmışlıklara..
Sonraki durağımız Hz Mevlana Türbesi... Biz türbeye girerken okunan ezan tüylerimi diken diken etti. Ne demiş büyük düşünür Mevlana;
"Gel, gel, ne olursan ol yine gel, ister kafir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel, bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir, yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel."
Ülkenin ve dünyanın çeşitli yerlerinden gelenler ve biz tamda bu sözdeki gibi orada hep bir arada huşu içinde ziyaretimizi yaptık, türbe içindeki galerileri gezdik, sonrasında Şems Hz lerinin ziyaretini de yapıp meşhur Ali Baba da etimizi yedik. Orada adet bu eti elle yemekmiş, nereden bileyim, garson getirdi tabağı koydu önümüze döndü gitti. Bekliyorum çatal gelecek diye... Yan masadan ikaz ettiler biz istemez isek çatal gelmezmiş ! Bu vesile ile bunu da öğrenmiş olduk. Demek ki çok yaşayan değil çok gezen öğreniyor...
Çarşı gezimizde tamamlanınca akşam düzenlenen " Sema gösterisi "nin yapılacağı Konya Belediyesi Kültür salonundaki yerimize oturduk. Kültür salonu dolu tam saatinde başladı Sema... Bir saat sürdü muhteşem gösteri ve güne nokta koyduk. Sabah dönüş yolculuğu başlayacak ama yeni açılan Konya Kelebekler Vadisini de görmeden olmaz dedi dostlarımız.
Ve sabah adeta bir cennetin içine düştük... Muhteşem hazırlanmış bir kompleks bayıldım... Yaratılan doğal ortamları içinde uçuşan yüzlerce rengarenk kelebek düşünsenize... İnsanın mutlu olmaması mümkün olabilir mi? Fikir ve proje harika... Emeği geçenleri gerçekten kutluyorum ve benzerinin Antalya' ya bilhassa da Kemer'e yapılmasını diliyorum... Turizm incisi kentimize çok yakışır... Ve her güzel şeyin sonu geldiği gibi bizimde bu gezimizin sonu Kelebekler vadisi ile noktalandı. Mutlu mesut anılarla çıktık yola Konya ile tekrar buluşmaya sözleşerek..
Evet sevgili dostlar ülkemin her karesi muhteşem bu inkar edilemez. Heleki tarihi dokuları bozulmayan Anadolu... Gez gez bitmez...
Son yıllarda büyük şehirlerde unuttuğumuz dost sıcaklığını, bildiğimiz ama yaşayamadığımız Türk misafirperverliğini bizlere tekrar inanılmaz bir sevgi ile yaşatan "Şahin" ailesine teşekkür etmeden geçmek haksızlık olur... Büyük kentlerde karşı komşunun kim olduğunu bilmeden oturmak, asansörde bir günaydını esirgeyen komşularla yaşamak, bize bu güzel duyguları unutturmuş... Hatırladım kapının üzerinde anahtarlarımızı bıraktığımız günleri...
Ben böylesi güzel geçirdiğim hafta sonumu sizlerle paylaşmaktan inanın çok mutlu oldum. Yolunuz Konya'ya düşerse "Kelebekler Vadisi'ni" görmeden geçmeyin lütfen... Güzel bir Mevlana sözü ile bu yazımı noktalıyorum sevgiyle kalın...
Kimle gezdiğinize, kimle arkadaşlık ettiğinize dikkat edin. Çünkü; Bülbül güle, karga çöplüğe götürür. Hz Mevlana
Gel ne olursan ol gel...
OKUR GÖRÜŞLERİ
0 yorum · 0 onay bekliyorYorumlar
Yorumunuzu paylaşın
Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.


Henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz paylaşın.