10 Kasım, Ulu önderimizin hayata gözlerini kapattığı gün... Tüm Türkiye saat 09.05 te Ata'sına olan saygısı için 1 dakika nefesini tutacak, hayat duracak. Siren seslerinden başka yaprak bile kımıldamayacak... Aramızdan ayrılışının 77. Yılında kendisini büyük ve sonsuz bir özlemle anacağız... Soruyorum, dünyada bir örneği var mıdır böylesi büyük bir aşkın?... İşte aşk; "hiç görmediğin halde,134 yaşında ki bir adamı sevmektir" bazen... Bu aşk ta benim için Mustafa Kemal'e olan aşktır... Sosyal medyada Çağlar Uygar'dan alınan bir hikaye okudum ve kendi sayfamda paylaştığımda okuyanların çok beğenisini aldığını gördüm. Benim bilmediğim gibi bilmeyen bir çok insan olduğunu da gördüğümden sizlerle bu hikayeyi paylaşmak istedim. Buyurun okuyun...
 
Mustafa Kemal Atatürk'ün naaş’ı İstanbul'dan ayrılıyor, Ankara'ya götürülecek.
İnsanlar üzüntülü, hüzün var her yerde...
Karaköy'den geçerken birdenbire,
'Çıt' diye bir ses...
Çıt! Çıt! Çıt!
Aaa!
Gökyüzünden düğme yağdı biliyor musunuz?
Düğme yağdı gökyüzünden!
Atatürk'ün o bayrağa sarılı tabutuna düğme yağdı...
Rengârenk düğmeler!
Düğme yağıyor! Çıt! Çıt! Düğme yağıyor!
Herkes yukarı baktı!
O caddedeki dükkânlarda, bürolarda Türkiye Cumhuriyeti'nin Yahudi vatandaşları var
pencerelerde... Ve Yahudi kardeşlerimiz, ülkenin Yahudi vatandaşları,
önderlerini, bu güzel insanı kendi (matem) geleneklerine göre "gömleklerinin ceketlerinin
düğmelerini kopararak" uğurluyorlar...
Nasıl bir görüntü...
Atların çektiği top arabasında Mustafa Kemal Atatürk'ün tabutu ve üstüne
rengârenk düğmeler yağıyor, pencerede gözü yaşlı insanlar...
Gömleklerin, ceketlerin düğmeleri kopartılarak uğurlama ne demekmiş biliyor musunuz?
 
"BEN, SENDEN SONRA EKSİĞİM"
 

Geçtiğimiz günlerde bir takım tahlillerim için Kemer Sağlık Ocağı'na gitmiştim. Doktorumla görüşmek için girişte oturup beklerken yanıma bir genç hanım ile çocuğu geldi oturdu. Genç hanım başı örtülü yani tesettürlü. Çocuk, erkek ve yerinde durmuyor… Oradan oraya koştururken arkamızda duran Atatürk heykelini gördü. İşte o andan sonra çocuğun annesine söyledikleri… ATA’m böyle çocuklar yetiştikçe sen hep bizimle yaşayacaksın… Seni unutmak unutturmak asla imkansız…
Çocuk atatürk heykelini görünce annesine dönüp:’’ Anne bak benim Atatürk’üm buraya gelmiş,aaa bayraklarını da getirmiş bizi hırsızlardan korumak için dimi?...  Canım Atatürk’üm bizim geleceğimizi nasılda bilmiş‘’ diyerek konuşmaya başladı… Onun bu şevkli konuşması çok hoşuma gitti ve sordum,
Sen Atatürk’ü çok mu seviyorsun diye?
Cevap,
Evet o bizim herşeyimiz demez mi..
Annesi ile bakıştık  3.5 yaşındaki yavrunun bu sevgisi gerçekten çok etkiledi beni kocaman bir öpücük ile ayrıldım yanlarından… İşte yukarıda da dediğim gibi yüzünü bile görmediğiniz bir insana olan sevgi 7 den 77 ye bu kadar büyükse bu sevgiyi bitirmeye kimsenin gücü yetmez…