Bu satırları geçtiğimiz gün yazdığım yazıya istinaden yazıyorum. Hatırlarsanız Kemer’de yaşanan bir olayı kaleme almış, olayın üzerinden 10 gün geçtiği halde her şeyi kaleme alan basının bu olaya neden duyarsız kaldığını kendimce sormuştum.
Kemer’de tuvalet işletmesi yapan bir kişi dövülmüş ( bir yumruk yada bir tokat ne fark eder) bunun neticesinde de hastaneye kaldırılmış yoğun bakıma alınmış, entübe edilmiş ve temizlik işçilerinin söylemleri, adam hayatını kaybetmiş…
Olaya çok üzülmüştüm. Yalan yanlış bir sürü dedikodu dolaştı, bunu da yazımda özellikle belirttim. Kimi Rus dövdü, kimi de bir yerde dövüldü dedi diye özellikle de bunların duyum olduğunun altını çizerek yazmıştım…
Amacım kimseyi yargılamak, topa tutmak, karalamak ya da dedikleri gibi korku salmak değil…
Korku mu?.. Zaten Kemer de korkunç olaylar yaşandığını herkes bilmiyor mu? Adamın boğazı kesilmedi mi? Faili meçhuller yaşanmıyor mu? Ormanda hayatını kaybetmiş insanlar bulunmuyor mu?
İyi ki de yazmışım en azından adamın akıbeti belli oldu da şu anda yaşadığı ama hala entübe durumunda olduğu inşallah da iyileşeceği bilgileri yağmaya başladı.
Kimsenin ölümü ile prim yapma gibi bir düşüncem olamaz, sadece üzüntüm ve duyarsızlıktı beni bu yazıyı yazmaya iten.
Ben beni arayanlara da sosyal medyadan yazanlara da aynı cevabı verdim… “İnşallah yaşıyordur ve ben yazımı düzeltirim “
Asla böyle bir yazı yazdığım için pişman değilim. Ben yazdım ki olayın gerçeği ortaya çıktı…
Keşke, ben yazmadan ki ben 10- 15 gün bekledim birileri bu olayı yazıp beni suçlayacaklarına gerçekleri o zaman yazsalardı da bu kadar spekülasyon olmasaydı..
Neyse, sokakta görsem tanımam dediğim bu kişinin yaşıyor olmasına inanın çok sevindim. Eskiler derlerdi ki; biri için öldü haberi çıkarsa onun ömrüne ömür katılırmış . Dilerim sağlıkla uzun bir ömür yaşar ve en kısa zaman da sağlığına kavuşur…
Yine aldığım duyumlara göre diyorum, bu kişi biraz kavgacı bir mizaca sahipmiş, inşallah bundan sonra daha durulur ve hayatının kıymetinin paradan daha önemli olduğunu anlar…
Olayı çıkartanın yakalandığı ve tutuklu olduğu da söyleniyor. Rus olmuş, başka bir ırk olmuş hiç önemli değil, önemli olan şiddet… İnanıyorum ki suçlu ise gereken ceza kendisine verilecektir…
Tekrar ediyorum, yaşıyor olması çok sevindirici, benim yazımdan sonra da bu olayın üzerine gidilerek açığa çıkması da benim açımdan çok önemli…
Ben bir Kemer sevdalısı olarak, asla bu tür olayların bu güzel beldede yaşanmasını istemiyorum. Kemer’e yakıştıramıyorum… 45 yıl önce tabiliğine, doğallığına aşık olduğum Kemer’i bu şekilde yazmak bana da haz vermiyor…
Hafızamdaki Kemer kalsın bu kirlilikler yaşanmasın, ben denizi, kumu, carettaları, doğayı, çiçeği yazmak istiyorum…
Eski dostlukları Liman caddesindeki o küçük bakkal dükkanlarındaki güler yüzlü bakkal amcayı yazmak istiyorum. Şimdi onların hiç biri yok, o samimiyette yok…
Olimpos otelin önünde Oktay’ın (Oktay Koltan otel müdürü idi) yaptığı köftelerin lezzetini anlatmak istiyorum… Otelci olarak Berberoğlu kardeşlerin misafirperverliğini ve Kemer komşularını nasıl sevgiyle karşıladıklarını yazmak istiyorum… Şimdi ki gibi kapılarda güvenlikler yolumuzu çevirmiyor yok orada oturamazsınız, yok şezlong bizim olaylarının yaşanmadığını yazmak istiyorum ve bu günleri yaşayan olarak bu duygularımı kaybetmenin acısını da sizlerle paylaşmak istiyorum…
Kapılarımızın açık kilitsiz olarak uyuduğumuz günleri yazmak istiyorum…
Tüm güzelliklerin yaşandığı bir Kemer özlüyor ve diliyorum.


Henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz paylaşın.