İnternete bağlı bir dünyada yaşamak hem kolaylık, aynı zamanda da büyük bir riski barındırıyor. Nasıl mı? Bir ülke bankalarını, havalimanlarını, elektrik, su. Doğalgaz sistemleri gibi hayati sistemlerini çalışamaz hale getiren siber saldırılar yaşamı durduracak düzeye getirebilir.
Nitekim savaşlar daha önceleri tankla, topla, uçaklarla, karada, havada ve denizde gerçekleşirdi. Hatta bazı ülkeler 1900’lü yıllarda yapılan savaşlarda önce elektrik santralleri hedef alınır, barajlar tahrip edilir ve tren ve kara yolları gibi altyapı sitemleri bombalanırdı. Bu tip saldırılar fiziksel DdoS saldırıları olarak kabul edilirdi.
Okuyucumuz da merak edip soruyor: Son günlerde, özellikle bankalara yönelik gerçekleştirilen Ddos isimli siber saldırılardan dolayı bankaların sistemlerinde bulunan banka kredi kartı borcunun silinip silinmediği konusunu özellikle merak ediyor. Peki, Ddos saldırısı ile banka bilgilerimiz çalınır mı? xxxx Bankası siber saldırılar sonrası çalışmadığında okuyucumuz kredi kartı borcundan yırttı mı? Tabi ki hayır. Bu saldırılarda bilgileriniz çalınmaz, kredi kartı borcunuzdan kurtulamazsınız.
Ddos veriye ulaşmadan yapılan bir saldırı türüdür. Amaç veriye ulaşmayı değil sadece saldırı anında yayın yapmasına engel olmayı hedefler. Okuyucumuz bundan başka, kamuoyunda sıkça sözü edilen bir terim olan ‘Ddos saldırılarını’ hakkında ayrıntılı bilgileri de öğrenmek istiyor.
Kendisine Ddos ile ilgili olarak basit bir örnekle cevap vermek istiyorum. Mahalledeki bakkalın ticaretini engelleme örneğini verelim. Mahalle bakkalının kapısı aynı anda 1 kişinin geçmesi için müsait ise siz tüm mahallede “ekmek bedavaymış, sucuğun kilosu 1 TL imiş” şeklinde bir ayaklanmayla bakkala 10.000 kişiyi sürekli yönlendirirseniz bakkalın siz yönlendirmeyi durdurana kadar ticaretini engellemiş, bakkal amcayı tam anlamı ile hayatından bezdirmiş olursunuz.
Yine başka bir örnek, mesela bir çekilişte araba çıktı fakat 160. sıradasınız. Çekilişi yapan firma sıradan sıradaki herkesi arayacak ilk kime ulaşabilirse arabayı o kazanacak durumunda. Siz ilk 159 kişinin telefonlarını aynı anda 30-40 telefondan aratarak meşgul edersiniz. Bu noktada çekilişi yapan firma ilk 159 kişiye ulaşamaz ve siz 160. kişi olarak kazanabilirsiniz.
Bu da başka bir Ddos uygulama türüdür. Öncelikle nedir Ddos? Herhangi bir sunumu, yayını, ticareti engellemeyi amaçlayan, doğru veya oynanmış bir yoğunluk yaratılarak gerçek işi engelleme amacıyla gerçekleştirilen olayların tamamı aslında Ddos kapsamındadır. Fakat konumuz siber saldırı olduğundan bu işin genelde web sitesinin yayınını engellemek olarak incelersek, siteye karşılayabileceğinden çok daha fazla talebi yönlendirme işine Ddos denir.
DdoS saldırıları, günümüzde çok kolay bir şekilde yapılabilir hale gelmiştir. Bunu gerçekleştirmek için üst düzey teknik yetkinliğe ihtiyaç kalmamıştır. İnternetten indirilebilecek basit programlar kullanılarak bir sistem hedef alınabilir ve sadece IP adresi ya da alan adı girilerek hedef sistemin erişilemez olması sağlanabilmektedir.
DdoS saldırıları kurumlar için öncelikli tehdit unsuru haline gelmiştir. Bu saldırıya maruz kalan ve hizmet veremeyen kurumlar ciddi anlamda maddi zarara ve itibar kaybına uğrayabilmektedirler. Bu saldırılar, uluslar arası siber savaşlarda da etkin olarak kullanılmaktadır.
DdoS yani Distributed Denial of Service (Dağıtık Hizmet Engelleme)saldırıları, tamamen Bilgi Güvenliği unsurlarından Erişilebilirliği hedef almaktadır. Öncesinde sadece DdoS (Denial of Service), yani tek bir kaynaktan hedefe doğru saldırı yapılması şeklinde ortaya çıkan bu saldırı türü, zamanla şiddetinin arttırılması için çok sayıda kaynaktan tek hedefe yapılan saldırı şekline dönüşmüştür.
DoS saldırıları, sistemlerin erişilebilirliğini engellemeye yönelik bir saldırı türüdür. Her sistem kurulurken; kullanıcı sayıları, hat kapasitesi, anlık istek sayısı gibi unsurlar için belli değerler öngörülür ve bu değerlerin biraz daha üstünde yükü kaldırabilecek şekilde tasarım yapılır.
DdoS saldırısı, kısaca, belli bir sunucunun belli bir şekilde hizmet bekleyen kullanıcılara hizmet verememesini sağlamak amacıyla, o bilgisayarın işlem yapmasını engellemek, bir başka deyişle hedef bilgisayarı bilişim sisteminin içerisine girmeksizin kilitlemektir. DdoS saldırısında, sistemin kaldırabileceği yükün çok üzerinde anlık istek, anlık kullanıcı sayısı ile sistem yorulur ve cevap veremez hale getirilir.
Ayrıca doğrudan sistemin kendisini yormak şeklinde değil, hattı doldurarak yine sistemin erişebilirliği hedef alınabilir. Saldırgan, hacking yoluyla daha önceden ele geçirmiş ve hazırlamış olduğu birçok makine üzerinden, seçmiş olduğu hedef sistemin trafiğini arttırarak, o sistemin işleyemez hale gelmesini sağlamaktadır. DdoS saldırısı, aynı anda binlerce kişinin belli bir sisteme sürekli giriş yapmaya çalışması gibi, bu işi otomatize eden bir yazılımla hedef sistemi kilitlemekte ve çalışamaz duruma getirmektedir. Henüz sıcak bir savaş bile yokken yapılan bu saldırıların gerçek bir savaş durumunda bir bölgenin elektriğinin kesilmesine, suların boşa akıtılmasına, savaş uçaklarının rotasından çıkarılmasına ve kurumların iletişim altyapısının çökertilmesine ulaşması oldukça muhtemel.
DdoS saldırısı fark edildiğinde, ilk yapılması gereken, saldırının geldiği IP adreslerinden gelen bağlantı isteklerini reddetmektir. Ancak, sistemin tümden kapatılması zaten saldırganların ana amacı olduğundan, DDoS saldırısından korunurken, sistemin mümkün olduğunca açık ve çalışır vaziyette kalmasını içerecek tekniklerin kullanılması gerekmektedir.
Türkiye’ye siber saldırılar ne anlama geliyor?
OKUR GÖRÜŞLERİ
0 yorum · 0 onay bekliyorYorumlar
Yorumunuzu paylaşın
Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.


Henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz paylaşın.