Girişimsel kardiyoloji, elektrofizyoloji ve kompleks koroner müdahaleler alanında çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu ile İstanbul’da kalp pili uygulamalarını, hastaların en çok merak ettiği konuları, yeni nesil cihazları ve takip sürecini konuştuk.
Kalp pili tam olarak ne yapıyor?
Kalp pilini, kalbin elektriksel aktivitesini izleyen küçük ve gelişmiş bir cihaz olarak tanımlayabiliriz. Kalbin yeterli hızda çalıştığı zamanlarda herhangi bir müdahalede bulunmaz. Kalp hızı belirlenen sınırın altına düştüğünde veya elektriksel iletimde bir kesinti meydana geldiğinde devreye girer.
Hastalar bazen kalp pilinin kalbin tüm çalışmasını üstlendiğini düşünüyor. Aslında cihazın temel görevi, ihtiyaç duyulan anlarda kalbe elektriksel destek sağlamaktır. Yani kalbin doğal ritmini takip eder ve yalnızca gerekli olduğunda uyarı gönderir.
Günümüzde kullanılan cihazlar hastanın günlük hareketlerine, ritim ihtiyacına ve kalbin elektriksel özelliklerine göre programlanabiliyor. Bu nedenle her hastada aynı ayarların kullanılması söz konusu değildir.
Hangi şikâyetlerle başvuran hastalarda kalp pili gündeme geliyor?
Hastalarımız çok farklı şikâyetlerle başvurabiliyor. Bazı hastalar doğrudan bayılma yaşarken bazı hastalar uzun süredir devam eden halsizlik veya çabuk yorulma şikâyetinden söz ediyor.
“Eskiden rahatça yürüdüğüm mesafede artık dinlenme ihtiyacı hissediyorum”, “Ayağa kalkınca gözlerim kararıyor” veya “Kalbim zaman zaman duracakmış gibi geliyor” gibi ifadeleri sık duyuyoruz.
Baş dönmesi, bayılma, efor kapasitesinde azalma, nefes darlığı, halsizlik ve kalp atımlarında duraklama hissi yavaş kalp ritmiyle ilişkili olabilir. Ancak bu belirtilerin tamamı başka sağlık sorunlarında da görülebilir.
Bu nedenle yalnızca hastanın şikâyetlerine bakarak kalp pili kararı vermek doğru olmaz. Şikâyetlerin ritim kayıtlarıyla desteklenmesi ve hastanın genel kardiyolojik durumunun değerlendirilmesi gerekir.
Nabzı düşük olan herkes kalp piline ihtiyaç duyar mı?
Hayır. Nabzın düşük olması tek başına kalp pili takılması gerektiğini göstermez.
Özellikle düzenli spor yapan kişilerde veya bazı genç hastalarda dinlenme nabzı doğal olarak düşük olabilir. Kişi herhangi bir şikâyet yaşamıyorsa ve kalbin elektriksel iletiminde önemli bir sorun bulunmuyorsa bu durum normal kabul edilebilir.
Kalp pili kararında yalnızca nabız değerini değil; hastanın yaşını, günlük yaşamını, şikâyetlerini, EKG bulgularını, ritimde duraklama olup olmadığını ve elektriksel iletim bozukluğunun seviyesini birlikte değerlendiriyoruz.
Benim için en önemli sorulardan biri şudur: Hastanın yaşadığı yakınmalar gerçekten kalbin yavaş çalışmasından mı kaynaklanıyor? Bu bağlantıyı doğru şekilde ortaya koymak gerekiyor.
Ritim sorunu tek bir EKG ile anlaşılabilir mi?
Bazı hastalarda anlaşılabilir ancak her zaman mümkün olmayabilir. Ritim sorunları zaman zaman ortaya çıkıyorsa hasta muayeneye geldiğinde çekilen EKG tamamen normal görünebilir.
Örneğin hasta haftada bir kez birkaç saniyelik baş dönmesi veya bayılacak gibi olma hissi yaşayabilir. Muayene sırasında herhangi bir sorun görülmemesi, hastada ritim bozukluğu bulunmadığı anlamına gelmez.
Bu gibi durumlarda Holter EKG, Patch EKG veya uzun süreli ritim takip sistemleri kullanabiliyoruz. Şikâyetleri seyrek görülen bazı hastalarda implante edilebilir loop recorder gibi cihazlar da değerlendirilebilir.
Akıllı saatler ve taşınabilir EKG özellikli cihazlar da son yıllarda hastaların ritim kayıtlarına ulaşmamızı kolaylaştırıyor. Ancak bu kayıtların mutlaka hekim tarafından değerlendirilmesi gerekiyor. Akıllı saat bir ön bilgi sağlayabilir fakat tek başına kesin tanı koymaz.
Hastalar kalp pili fikrine nasıl yaklaşıyor?
Kalp pili önerilen hastaların önemli bir bölümünde ilk anda kaygı oluşabiliyor. “Artık hayatım tamamen değişecek mi?”, “Cihaz dışarıdan görünecek mi?” veya “Günlük işlerimi yapabilecek miyim?” gibi sorularla sık karşılaşıyoruz.
Bu endişelerin büyük bölümü, hastanın süreci yeterince bilmemesinden kaynaklanıyor. Hastaya neden kalp pili önerildiğini, hangi cihazın düşünüldüğünü ve uygulama sonrasında nasıl bir takip yapılacağını açık şekilde anlattığımızda kaygının azaldığını görüyoruz.
Ben kalp pilini, kişinin günlük yaşamını sınırlandıran bir cihaz olarak değil, ritim problemi nedeniyle oluşan sınırlamaları azaltmayı amaçlayan bir destek sistemi olarak anlatıyorum.
Hasta süreci anladığında ve sorularına net yanıt alabildiğinde uygulamaya daha güvenli ve bilinçli şekilde yaklaşabiliyor.
Her hastada aynı kalp pili mi kullanılıyor?
Hayır. Kalp pili uygulamalarında kişiye özel cihaz seçimi son derece önemlidir.
Bazı hastalarda kalbin yalnızca tek bir bölümünün uyarılması yeterli olabilir. Bazı hastalarda ise kulakçık ve karıncık arasındaki uyumu korumak için çift odacıklı cihazlar tercih edilir.
Kalp yetersizliği bulunan ve kalbin farklı bölgelerinde kasılma uyumsuzluğu görülen hastalarda kardiyak resenkronizasyon tedavisi olarak adlandırılan daha gelişmiş sistemler değerlendirilebilir.
Son yıllarda kalbin doğal elektriksel iletim sistemine daha yakın bir uyarım sağlamayı amaçlayan sol dal pacing gibi yöntemler de belirli hastalarda gündeme geliyor.
Burada önemli olan, yalnızca teknolojik olarak en yeni cihazı kullanmak değildir. Hastanın ritim bozukluğuna, kalp yapısına ve uzun vadeli ihtiyaçlarına en uygun cihazı belirlemek gerekir.
Kalp pili seçerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Hastanın mevcut ritim problemini değerlendirmenin yanı sıra gelecekte oluşabilecek ihtiyaçlarını da göz önünde bulunduruyorum.
Kalbin kasılma gücü nasıl? Hastada kalp yetersizliği var mı? Elektriksel iletim sorunu kalbin hangi bölümünde bulunuyor? Hastanın yaşı, fiziksel aktivite düzeyi ve eşlik eden hastalıkları neler? Tüm bu sorular cihaz seçimini etkileyebiliyor.
Genç ve aktif bir hastanın beklentileriyle, ileri yaşta ve farklı sağlık sorunları bulunan bir hastanın ihtiyaçları birbirinden farklı olabilir.
Bu nedenle kalp pili kararı yalnızca mevcut EKG görüntüsüne göre verilmemelidir. Hastanın bütün kardiyolojik tablosu, günlük yaşamı ve uzun vadeli takip planı birlikte değerlendirilmelidir.
Kalp pili uygulaması nasıl gerçekleştiriliyor?
Kalp pili uygulaması çoğunlukla lokal anestezi altında gerçekleştirilir. Hastanın genel sağlık durumuna ve planlanan cihaz türüne bağlı olarak süreç değişebilse de çoğu hasta işlem sırasında uyanıktır.
Genellikle köprücük kemiğinin alt kısmında küçük bir kesi açılır. Toplardamar yoluyla kalbe ulaştırılan elektrotlar uygun bölgelere yerleştirilir. Gerekli elektriksel ölçümler yapıldıktan sonra cihaz cilt altına konumlandırılır.
Uygulamanın süresi, kullanılan cihazın türüne, elektrot sayısına ve hastanın anatomik özelliklerine göre değişebilir.
Burada en önemli nokta yalnızca cihazın yerleştirilmesi değildir. Elektrotların doğru bölgeye konumlandırılması, elektriksel değerlerin uygun olması ve cihazın hastanın ihtiyacına göre programlanması gerekir.
Kalp pili olan bir kişi normal hayatına dönebilir mi?
Hastaların büyük bölümü iyileşme süreci tamamlandıktan sonra normal günlük yaşamına devam edebilir.
Yürüyüş yapılabilir, seyahat edilebilir ve hekimin önerileri doğrultusunda egzersize devam edilebilir. Hatta kalp hızı düşüklüğü nedeniyle belirgin halsizlik ve efor kaybı yaşayan hastalarda günlük yaşam konforunun arttığını görebiliyoruz.
İlk haftalarda cihazın bulunduğu bölgenin korunması ve aynı taraftaki kolun aşırı zorlanmaması önemlidir. Bu dönemde ağır yük kaldırmamak ve ani kol hareketlerinden kaçınmak gerekebilir.
Ancak bu kısıtlamaların büyük bölümü geçicidir. İyileşme sonrasında hastanın yaşam biçimine ve cihaz özelliklerine uygun öneriler sunulur.
Cep telefonu ve elektronik cihazlar kalp pilini etkiler mi?
Hastalarımızın en sık sorduğu sorulardan biri budur. Günümüzde kullanılan modern kalp pilleri, günlük yaşamda karşılaşılan elektronik cihazların büyük bölümüyle uyumludur.
Cep telefonu kullanılabilir ancak cihazın doğrudan kalp pilinin üzerine konulmaması önerilir. Telefonu gömlek veya ceket cebinde cihazın üzerinde taşımamak ve mümkünse karşı kulakta kullanmak uygun olabilir.
Evlerde kullanılan televizyon, bilgisayar, mikrodalga fırın ve benzeri cihazlar genellikle sorun oluşturmaz. Ancak güçlü manyetik alanlara sahip endüstriyel cihazlar konusunda dikkatli olunmalıdır.
Ayrıca MR çekimi veya farklı bir tıbbi işlem planlandığında hastanın kalp pili bulunduğunu sağlık ekibine mutlaka bildirmesi gerekir. Bazı kalp pilleri MR uyumlu olsa da cihazın modeli ve elektrot özellikleri kontrol edilmelidir.
Kalp pili takıldıktan sonra kontroller nasıl yapılıyor?
Kalp pili uygulandıktan sonra düzenli cihaz kontrolleri yapılması gerekir. Cihaz çalışıyor olsa bile takiplerin aksatılmaması önemlidir.
Kontrol sırasında pilin batarya seviyesi, elektrotların elektriksel değerleri, cihazın ne sıklıkla devreye girdiği ve hastanın kendi kalp ritmi değerlendirilir.
Kalp pilinin hafızasında bazı ritim olayları da kayıt altına alınabilir. Bu kayıtlar hastanın fark etmediği ritim değişiklikleri hakkında bilgi verebilir.
Günümüzde bazı kalp pili sistemlerinde uzaktan cihaz takibi kullanılabiliyor. Cihazın belirli verileri hastaneye gelmeden değerlendirilebiliyor. Bu sayede bazı teknik veya ritimsel değişiklikler daha erken fark edilebiliyor.
Yine de uzaktan takip, yüz yüze kontrollerin tamamen yerine geçmez. Her iki takip yöntemi birbirini tamamlar.
Kalp pilinin bataryası aniden biter mi?
Hayır. Kalp pili bataryası genellikle aniden tükenen bir yapı değildir. Kontroller sırasında cihazın tahmini kalan ömrünü görebiliyoruz.
Batarya seviyesi belirli bir aşamaya ulaştığında cihaz değişimi planlanır. Bu süreçte hastanın cihazının çalışması bir anda durmaz. Düzenli kontroller sayesinde değişim zamanı önceden belirlenebilir.
Elektrotlar sağlıklı şekilde çalışıyorsa çoğu zaman yalnızca cilt altındaki pil jeneratörü değiştirilir. Elektrotlarda bir sorun bulunması hâlinde ise farklı bir işlem planı oluşturulabilir.
Bu nedenle hastaların hiçbir şikâyeti olmasa dahi cihaz kontrollerine devam etmesi gerekir.
Daha önce kalp pili takılan hastalarda farklı işlemler gerekebilir mi?
Evet. Zaman içinde hastanın kalp durumu veya ritim ihtiyacı değişebilir.
Örneğin daha önce klasik kalp pili takılmış bir hastada ilerleyen dönemde kalp yetersizliği gelişebilir. Bu durumda mevcut sistemin CRT veya CRT-D gibi daha gelişmiş bir sisteme yükseltilmesi gündeme gelebilir.
Bazı hastalarda elektrotların işlevinde sorun oluşabilir, enfeksiyon gelişebilir veya cihaz sisteminin yenilenmesi gerekebilir. Böyle durumlarda elektrot ekstraksiyonu veya cihaz revizyonu gibi daha ileri işlemler değerlendirilebilir.
Bu işlemler standart kalp pili uygulamasından farklı bir deneyim ve planlama gerektirir. Hastanın mevcut cihazı, elektrotların yaşı, damar yapısı ve genel sağlık durumu ayrıntılı şekilde incelenmelidir.
Yeni nesil kalp pili teknolojileri neler sunuyor?
Kalp pili teknolojileri yalnızca cihazların küçülmesiyle gelişmiyor. Günümüzde daha uzun batarya ömrü, gelişmiş ritim kayıtları ve uzaktan takip gibi önemli özellikler bulunuyor.
Kalbin doğal iletim sistemini kullanmayı amaçlayan yeni pacing yöntemleri de giderek daha fazla önem kazanıyor. Özellikle sol dal pacing, uygun hastalarda daha fizyolojik bir uyarım sağlamayı hedefliyor.
Cihazların topladığı veriler, hastanın ritim durumu ve kalp fonksiyonları hakkında önemli bilgiler sağlayabiliyor. Dijital sağlık uygulamaları ve yapay zekâ destekli analiz yöntemleri de bu verilerin daha etkin değerlendirilmesine katkıda bulunuyor.
Benim bilimsel çalışmalarımda da dijital sağlık, yapay zekâ destekli EKG analizi, aritmi öngörüsü ve kalp yetersizliği gibi alanlara odaklanıyorum.
Teknoloji hekimin yerine geçmez. Ancak doğru hastada ve doğru şekilde kullanıldığında tanı, takip ve klinik karar süreçlerini güçlendiren önemli bir araçtır.
İstanbul’da kalp pili konusunda araştırma yapanlara neler önerirsiniz?
Öncelikle her hastanın durumunun farklı olduğunu vurgulamak isterim. Bir yakınına kalp pili takılmış olması, başka bir kişinin de aynı cihaz veya yöntem için uygun olduğu anlamına gelmez.
Kalp pili önerilen hastanın şu soruların yanıtlarını öğrenmesi önemlidir:
Kalp pili neden öneriliyor? Hangi ritim problemi tespit edildi? Hangi cihaz türü düşünülüyor? Alternatif bir takip veya uygulama seçeneği var mı? Cihaz takıldıktan sonra kontroller nasıl yapılacak?
Hastanın bu soruları rahatlıkla sorabilmesi ve süreç hakkında anlaşılır bilgi alması gerekir.
Ben hastalarımla görüşürken yalnızca test sonuçlarına değil, onların anlattıklarına da dikkat ediyorum. Bazen günlük yaşamda yaşanan kısa süreli bir baş dönmesi, yürürken ortaya çıkan yorgunluk veya hastanın fark ettiği küçük bir ritim değişikliği değerlendirme açısından çok değerli olabilir.
Kalp pili sürecinin temeli, hastayı dikkatle dinlemekle başlar. Ardından doğru tanı, uygun cihaz seçimi, dikkatli uygulama ve düzenli takip gelir.
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |
|
||||||||||||
|
|
||||||||||||
![]() Koç ![]() 21 Mart - 20 Nisan
|
||||||||||||
|
||||||||||||
|
||||||||||||

